En Çok Okunanlar
Özet
Amaç: Diş hekimliği uygulamalarında, kan ve tükürükle temasın sık olması nedeniyle bulaşıcı hastalık riski yüksektir; hepatit B virusu (HBV), hepatit C virusu (HCV) ve insan immün yetmezlik virusu (HIV) gibi kan yoluyla bulaşan virusların neden olduğu infeksiyonlar, önemli mesleki riskler arasında yer alır. Bu çalışmanın amacı, diş hekimlerinin ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin HBV, HCV ve HIV infeksiyonlarına ilişkin bilgi düzeylerini, korunma yöntemleri konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerini ve infekte kişilere karşı tutumlarını değerlendirmektir.
Yöntemler: Kesitsel nitelikteki bu çalışmada, diş hekimlerine ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerine 30 sorudan oluşan bir anket uygulandı. Ankette katılımcıların demografik özellikleri, kullandıkları infeksiyon korunma yöntemleri, aşılanma öyküleri, konuyla ilgili bilgileri ve infekte kişilere karşı olan tutumları sorgulandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler ve gruplar arası karşılaştırmalarda χ² testi kullanılarak analiz edildi.
Bulgular: Çalışmaya 66’sı (%54.1) diş hekimliği fakültesi öğrencisi, 56’sı (%45.9) diş hekimi olmak üzere 122 katılımcı dahil edildi. Maske ve eldiven kullanımıiki grupta da neredeyse tama yakın iken, öğrencilerin siperlik kullanım oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.009). HBV, HCV ve HIV infeksiyonları arasından hangisinin ülkemizde en sık görüldüğü sorusuna diş hekimlerinin %83.9’u, öğrencilerin ise %60.6’sı HBV şeklinde doğru cevap verdi (p=0.004). HBV aşı durumu sorgulandığında, diş hekimlerinin 51’inin (%91.1), öğrencilerin 43’ünün (%65.2) aşılı olduğu tespit edildi (p=0.0006). Her iki grup da büyük oranda HIV ile infekte kişileri tedavi etmenin etik bir yükümlülük olduğunu belirtti (%89). Her iki grubun da %70’inden fazlasının, infekte kişileri tedavi ederken çift kat maske ve çift kat eldiven gibi yöntemleri kullanmayı tercih ettikleri gözlendi.
Sonuç: Bu çalışma, diş hekimlerinin ve öğrencilerin HBV, HCV ve HIV infeksiyonları konusunda bilgi eksikleri bulunduğunu, infekte kişilerle çalışırken bilimsel temeli zayıf ek korunma önlemleri aldıklarını ve önemli bir kısmının HIV için temas sonrası profilaksiden habersiz olduğunu göstermiştir. HBV’ye karşı aşılanma oranının öğrencilerde düşük olması da bilgi ve farkındalık eksikliği ile artan aşı tereddüdünü düşündürmektedir. Hem diş hekimlerinin hem de diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin kendilerini koruyabilmeleri ve HIV, HBV ve HCV ile infekte kişilerin herhangi bir mağduriyet yaşamadan sağlık hizmetine erişebilmeleri için infeksiyon kontrolü ve bağışıklama konularında bilgilendirme çalışmalarının artırılması gerekmektedir.
GİRİŞ
Diş hekimliği uygulamalarında, kan ve tükürükle temasın sık olması nedeniyle bulaşıcı hastalık riski yüksektir. Hepatit B virusu (HBV), hepatit C virusu (HCV) ve insan immün yetmezlik virusu (HIV) gibi kan yoluyla bulaşan virusların neden olduğu infeksiyonlar, diş hekimleri için önemli mesleki riskler arasında yer alır. Söz konusu infeksiyonlar, kontamine aletlerin kullanımı, kesici-delici alet ile yaralanmalar veya deri ve mukoza bütünlüğünün bozulması ile bulaşabilir (1,2).
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 254 milyon kişide kronik HBV infeksiyonu bulunmaktadır; 50 milyon kişi ise HCV ile infektedir (3). Öte yandan HIV infeksiyonu da 39 milyon kişinin yaşamını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir (4). Sağlık çalışanlarının bu tür infeksiyonlara maruz kalma riski nedeniyle, her türlü işlem ve müdahalede standart infeksiyon kontrol önlemlerinin eksiksiz uygulanması kritik öneme sahiptir.
Diş hekimlerinin ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin bulaşıcı hastalıklara ilişkin bilgi düzeylerinin yeterli ve farkındalıklarının yüksek olması, bulaşıcı hastalığı olan kişilere etik ve profesyonel bir yaklaşım geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte, infeksiyon kontrol önlemlerinin uygulanmasının ve bulaşıcı hastalığı olan kişilere sergilenen yaklaşımların, sağlık çalışanlarının bilgi düzeyi ve farkındalığına bağlı olarak değişebildiği; bu durumun da söz konusu kişilerin kaliteli sağlık hizmetine erişememesi ya da damgalanma ve ayrımcılığa maruz kalmasıyla sonuçlanabildiği bildirilmiştir (5–8).
Bu çalışmanın amacı, diş hekimlerinin ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin HBV, HCV ve HIV infeksiyonlarına ilişkin bilgi düzeylerini, korunma yöntemleri konusundaki farkındalıklarını ve infekte kişilere karşı tutumlarını değerlendirmektir.
YÖNTEMLER
Çalışmamız kesitsel olarak planlanmış bir anket araştırmasıdır. Çalışmanın yazarları tarafından geliştirilen anket, beş kişilik bir katılımcı grubunda pilot uygulamaya tabi tutuldu ve öneriler doğrultusunda yeniden düzenlendi. Bazıları açık uçlu, bazıları çoktan seçmeli toplam 30 sorudan oluşan anket katılımcılara 01 Şubat 2024 – 31 Mayıs 2024 tarihleri arasında çevrimiçi olarak uygulandı ve veriler Google Form aracılığıyla toplandı.
Bu çalışmaya İzmir’de çalışan diş hekimleri ve Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri katıldı. Dahil edilme kriterleri ankete katılmaya gönüllü olmak ve her kategoriden en az bir soruya cevap vermiş olmak idi. Ankete katılmak istemeyenler ve kategorilerden herhangi birinde hiçbir soruya cevap vermemiş olanlar çalışmadan dışlandı. Katılımcılardan, araştırmanın amacı ve içeriğini okuyup gönüllü olarak araştırmaya katıldıklarına dair aydınlatılmış onam formunu okumaları ve imzalamaları istendi. Çalışma için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Araştırmalar Etik Kurulu’ndan 11 Ocak 2024 tarihinde 24-1T/2 karar numarasıyla onay alındı
Beş bölümden oluşan anketin ilk bölümünde katılımcıların yaş, cinsiyet, mesleki durum ve mesleğe başlama yılı gibi demografik özellikleri sorgulandı. İkinci bölümde katılımcıların rutin olarak kullandıkları korunma yöntemleri değerlendirildi. Üçüncü bölümde HBV için aşılanma öyküsü ile HBV, HCV ve HIV serolojik durumları sorgulandı. Dördüncü bölümde katılımcıların HBV, HCV ve HIV infeksiyonları ile HIV infeksiyonu için gösterge kabul edilen ve AIDS tanımlayıcı hastalıklar hakkındaki bilgi düzeyleri değerlendirildi (6, 17, 18, 19, 26 numaralı sorular). Beşinci bölümde ise katılımcıların HBV, HCV ve HIV ile infekte kişilere yönelik tutum ve davranışları incelendi (Tablo 1).
Veriler IBM SPSS İstatistik Yazılımı Sürüm 22.0 (IBM Corp., Armonk, NY, USA) kullanılarak analiz edildi ve sayı (n), frekans (%) ve ortalama ± standart sapma (SS) olarak sunuldu. İstatistiksel analizde χ² testi kullanıldı ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi.
BULGULAR
Çalışmaya 66’sı (%54.1) diş hekimliği fakültesi öğrencisi, 56’sı (%45.9) diş hekimi olmak üzere 122 kişi dahil edildi. Katılımcıların 87’si (%71.3) kadın, 35’i (%28.7) erkekti; yaş ortalaması 24.70 ± 3.73 (19–39) yıldı.

Tablo 2. Günlük Pratikte Kullanılan Korunma Yöntemlerinin Diş Hekimi ya da Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencisi Olma Durumuna Göre Dağılımı
Günlük pratikte kullanılan korunma yöntemlerinin diş hekimi ya da diş hekimliği fakültesi öğrencisi olma durumuna göre dağılımları Tablo 2’de sunuldu. HBV, HCV ve HIV infeksiyonlarından hangisinin ülkemizde en sık görüldüğü sorgulandığında, diş hekimlerinin %83.9’unun, diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin ise %60.6’sının HBV infeksiyonu şeklinde doğru cevap verdiği görüldü; bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.004). Diş hekimlerinden 51’inin (%91.1) HBV’ye karşı aşılı, 5’inin (%8.9) aşısız olduğu, öğrencilerden 43’ünün (%65.2) aşılı, 9’unun (%13.6) aşısız olduğu, 11’inin (%16.6) ise aşı takviminin devam ettiği tespit edildi; gruplar arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlıydı (p=0.0006). Diş hekimlerinin 43’ünde (%76.7), öğrencilerin 32’sinde (%48.4) en az bir kez HCV serolojisi bakıldığı; diş hekimlerinin 36’sında (%62.5), öğrencilerin ise 30’unda (%45.5) en az bir kez HIV serolojisi bakıldığı gözlendi ve her iki karşılaştırmada da farkın istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olduğu görüldü (sırasıyla p=0.001 ve p=0.037).

Tablo 3. Katılımcıların HBV, HCV ve HIV ile İnfekte Kişilere Sergiledikleri Yaklaşımların Diş Hekimi ya da Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencisi Olma Durumuna Göre Dağılımı
Katılımcıların HBV, HCV ve HIV ile infekte kişilere olan yaklaşımlarını sorgulayan sorulara verdikleri cevapların gruplara göre dağılımı Tablo 3’te sunuldu. Hem diş hekimlerinin (50/56; %89.3) hem de öğrencilerin (59/66; %89.4) HIV ile infekte kişileri tedavi etmek için ahlaki sorumluluklarının olduğunu yüksek oranda belirttiği tespit edildi (p=0.984). Diş hekimlerinin 40’ının (%71.4), öğrencilerin ise 45’inin (%68.2) HIV ile infekte kişilere işlem uygularken kişinin HIV viral yükü negatif olsa bile endişe duydukları görüldü (p=0.697).

Tablo 4. Katılımcıların HBV, HCV ve HIV Konusundaki Bilgi Düzeylerini Ölçen Sorulara/İfadelere Verdikleri Cevapların Dağılımı
Diş hekimlerinin 5’inin (%8.9), öğrencilerin ise 19’unun (%28.7) HIV infeksiyonunu önleyen bir aşı bulunduğu yönünde cevap verdiği tespit edildi (p=0.006). HIV ile ilişkili gösterge hastalıklar ve AIDS tanımlayıcı hastalıklar hakkında 48 diş hekimi (%85.7) ve 48 öğrenci (%72.7) bilgi sahibi olduğunu belirttiği halde, bir gösterge durum olan oral kandidiyazisi 45 diş hekiminin (%80.3) ve 58 öğrencinin (%87.9) bir AIDS tanımlayıcı hastalık olarak değerlendirdiği görüldü (p=0.254). HIV infeksiyonu için temas sonrası profilaksi konusunda bilgisi olduğunu belirten 27 diş hekimi (%48.2) ve 41 öğrenci (%62.1) tespit edildi (p=0.123). Katılımcıların HBV, HCV ve HIV konusundaki bilgi düzeyini ölçen sorulara verdikleri cevapların dağılımı Tablo 4’te sunuldu.
İRDELEME
Diş hekimlerinin günlük pratiklerinde HIV, HBV ve HCV ile infekte kişilere tıbbi işlem yapmaları gerekmektedir. Bu nedenle hem kendilerini bu infeksiyonlardan koruyabilmeleri hem de infekte kişilere sağlık hizmetini standartlara uygun şekilde verebilmeleri için bu infeksiyonlar konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmaları önem taşır. Bu çalışma, diş hekimlerinin ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin HIV, HBV ve HCV infeksiyonları konusundaki bilgi düzeylerinin yeterli olmadığını ve bu durumun, kullanılan korunma yöntemlerini ve hastalara yönelik tutumlarını etkileyebildiğini ortaya koymuştur.
Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, katılımcıların önemli bir bölümünün işlem yapacakları hastaların HBV, HCV ve HIV
serodurumlarını bilme hakkına sahip olduklarını düşünmeleridir. Oysa kişilerin, hastalıklarını beyan etme zorunlulukları yoktur. Ayrıca, kan ile bulaşan infeksiyonların önlenmesi amacıyla tanımlanmış olan evrensel korunma önlemleri uyarınca, diş hekimliği işlemleri sırasında tükürük olası infektif materyal olarak kabul edilmekte ve bu işlemler sırasında, kişinin serodurumuna bakılmaksızın maske, yüz kalkanı, koruyucu önlük ve eldiven kullanılması önerilmektedir (9). Kişinin serodurumunun bilinmesinin korunmaya ek bir katkısı yoktur;
aksine gereksiz endişeye yol açarak hata yapma ve yaralanma riskini artırabilir.
Hem eğitimini tamamlamış diş hekimlerinin hem de halen eğitim görmekte olan diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin standart korunma yöntemleri olan maske ve eldiveni tama yakın sıklıkta kullanıyor olmaları, korunma konusundaki temel bilgilere sahip olduklarına işaret etmektedir. Özellikle aerozolizasyon olasılığının fazla olduğu diş hekimliği işlemleri sırasında koruyucu özelliği yüksek olan siperliğin kullanımı da maske ve eldiven kadar olmasa da hayli yüksek görünmektedir. Yüzün neredeyse tamamını örten siperliğin gözlüğe göre daha fazla tercih edildiği açıktır ve bu anlaşılabilir bir tercihtir. Literatürde, diş hekimlerinin özellikle hepatit B infeksiyonundan korunmak amacıyla gözlük veya yüz siperliği kullanma sıklığının bölgeler arasında değişkenlik gösterdiği ve bazı çalışmalarda beklenen düzeyin altında kaldığı bildirilmiştir. Örneğin Hindistan ve Çin’de yapılmış iki ayrı çalışmada diş hekimlerinin gözlük veya siperlik kullanım oranları sırasıyla %42.9 ve %63 8 olarak bildirilmiştir (10,11); bu oranlar çalışmamızda tespit ettiğimiz %88.5 (108/122) oranının çok altındadır. Bunun temel nedenleri arasında konuyla ilgili bilinç eksikliği, ekipman kısıtlılığı, buğulanma nedeniyle görüşün azalması, işlem verimliliğinde azalma olduğu düşüncesi ve ergonomik uyumsuzluk gibi etkenlerin olduğu farklı çalışmalarda bildirilmiştir (10–14). Çalışmamızda katılımcıların önlem almama nedenleri sorgulanmadığı için bu konuda bir yorum yapmak zor olmakla birlikte, konuyla ilgili bilinç eksikliğinin veya ekipman kısıtlılığının muhtemel nedenler olduğunu düşünüyoruz.
Ülkemizde kronik HBV infeksiyonu, HIV ve HCV infeksiyonlarına göre daha sık görüldüğünden, diş hekimlerinin günlük pratiğinde karşılaşma olasılığı en yüksek infeksiyondur; bununla birlikte aşıyla önlenebilir olması HIV ve HCV’ye göre avantaj sağlamaktadır (15). Çalışmamızda, aşısız olan veya aşı durumunu bilmeyen katılımcı oranı öğrencilerde diş hekimlerine göre iki kat daha fazla bulunmuştur. Daha önce yapılmış çalışmalar da dikkate alındığında bu durumun olası nedenleri, konuyla ilgili bilgi ve/veya farkındalık düzeyinin yetersiz olması ve COVID-19 pandemisi döneminde başlayıp sosyal medyanın etkisiyle giderek artan aşı karşıtlığı olabilir (13,14,16,17).
Bu çalışmada, katılımcıların %89.3’ü (109/122) HIV ile infekte kişileri tedavi etmek konusunda ahlaki bir sorumlulukları olduğunu belirtmiştir. Yıldırım ve arkadaşlarının (18) diş hekimliği fakültesi öğrencileri üzerinde yürüttükleri bir çalışmada da bu oran, çalışmamızdaki kadar yüksek olmamakla birlikte %76 olarak bildirilmiştir (18). Çalışmamızda hem diş hekimlerinin hem de diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin, hastalarının HBV, HIV ve HCV ile infekte olduğunu öğrendiklerinde tedaviye devam edeceklerini bildirme oranları beklediğimizden yüksek bulunmuştur. Bu bağlamda, sağlık hizmetinin hiçbir ayrımcılık yapmadan tüm insanlara eşit olarak sunulması gerektiği ilkesinin, katılımcılar tarafından benimsendiği görülmektedir. Ancak burada dikkati çeken nokta, her iki grubun da büyük çoğunluğunun infekte kişilere müdahale ederken korunma önlemlerini artırarak çift kat maske ve çift kat eldiven gibi yöntemleri seçeceklerini beyan etmeleri olmuştur. Özellikle aşıyla önlenebilir olmasına rağmen HBV konusundaki endişe düzeyinin bu denli yüksek olması kayda değerdir. Bu tür korunma önlemlerinin bulaşmayı önlemede yararı olup olmadığı konusunda kesin bir fikir birliği ve standart bir öneri bulunmamaktadır. Özellikle çift kat eldivenin yırtılması halinde ikinci katın koruyucu olabileceğini ileri süren çalışmalar olduğu gibi, bu tür uygulamaların hassas el becerisi gerektiren diş hekimliği işlemlerinde hata yapma ve yaralanma riskini artırabileceğini bildiren çalışmalar da mevcuttur (19–21).
Sayıları az da olsa bazı katılımcıların HIV’e karşı bir aşı bulunduğunu belirtmeleri ve büyük çoğunluğunun aslında bir gösterge hastalık olan oral kandidiyazisi AIDS tanımlayıcı bir hastalık olarak bildirmeleri, bazı diş hekimlerinde HIV infeksiyonuna ilişkin bilgi açıkları bulunduğunu düşündürmektedir. Bu durum ülkemizde yapılan farklı çalışmalarda da bildirilmiştir (22,23). Bununla birlikte, oral kandidiyazisin HIV ile ilişkili olabileceğinin diş hekimleri tarafından bilinmesi önemli ve değerlidir. Her iki grupta da katılımcıların çoğunun, HIV ile infekte kişilere işlem uygularken viral yük saptanamaz olsa bile endişe duyduğu görülmüştür. Bu durumun, bulaşmaya ilişkin bilgi düzeyinin yetersiz olmasından kaynaklanabileceğini düşünüyoruz.
Temas sonrası profilaksi, HIV infeksiyonundan korunmada önemli bir yere sahiptir ve ülkemizde riskli temastan sonra dört haftalık antiretroviral profilaksi uygulaması, Sosyal Güvenlik Kurumu ilaç geri ödeme sistemi kapsamındadır (24). Ancak çalışmanın en dikkate değer bulgularından biri, diş hekimlerinin yaklaşık üçte ikisinin temas sonrası profilaksi konusunda bilgi sahibi olmamasıdır. Oysa yaralanma riskinin yüksek olduğu diş hekimliği girişimlerinde, temastan sonraki ilk 72 saat içinde profilaksiye başlanması kritik öneme sahiptir (25).
Çalışmanın tek merkezli olması, elde edilen sonuçların tüm diş hekimlerine genellenmesini sınırlayan bir unsurdur. Anketin değerlendirilmesinde bilgi yeterliliğini tanımlayacak bir puanlama sistemi kullanılmamış ve bilgi düzeyine ilişkin bir eşik değer belirlenmemiş olduğu için bilginin tutuma yansıması da ölçülememiştir. Burada amaç genel bir puan elde etmekten çok, her bir soruya ne oranda doğru cevap verildiğini tespit etmek ve hangi alanlarda eğitime ihtiyaç olduğunu belirlemektir. Öte yandan, anketlerin çevrimiçi olarak uygulanması ve herhangi bir kontrol mekanizmasının bulunmaması nedeniyle katılımcıların dış kaynaklardan yararlanmış olma olasılığı, çalışmanın en önemli sınırlılığıdır.
Sonuç olarak, çalışmamızda diş hekimlerinin ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin HIV, HBV ve HCV ile infekte kişilere dental işlem uygularken duydukları endişe nedeniyle çift kat maske ve çift kat eldiven gibi ek korunma yöntemlerine yöneldikleri ve katılımcıların büyük bölümünün temas sonrası profilaksiden haberdar olmadığı gösterilmiştir. Öte yandan, öğrencilerin önemli bir bölümünün en temel korunma önlemi olan hepatit B aşısını yaptırmamış olmaları önemlidir. Hem diş hekimlerinin hem de diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin kendilerini koruyabilmeleri ve HIV, HBV ve HCV ile infekte kişilerin herhangi bir mağduriyet yaşamadan standart sağlık hizmetine erişebilmeleri için infeksiyon kontrolü ve bağışıklama konularında bilgilendirme çalışmalarının artırılması gerekmektedir.
Hasta Onamı
Katılımcılar, araştırmanın amacı ve içeriğini okuyup gönüllü olarak araştırmaya katıldıklarına dair aydınlatılmış onam formunu imzalamışlardır.
Etik Kurul Kararı
Çalışma için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu’ndan 11 Ocak 2024 tarih ve 24-1T/2 karar numarasıyla onay alınmıştır.
Danışman Değerlendirmesi
Bağımsız dış danışman
Yazar Katkıları
Fikir/Kavram – Ş.D., G.Ş.İ., M.C., G.V., D.G.; Tasarım – Ş.D., G.Ş.İ., M.C., G.V., D.G.; Denetleme – Ş.D., G.Ş.İ., M.C., G.V., D.G.; Kaynak ve Fon Sağlama – A.M.P.A., K.B.; Malzemeler/Hastalar – A.M.P.A., K.B.; Veri Toplama ve/veya İşleme – A.M.P.A., K.B.; Analiz ve/veya Yorum – Ş.D., G.Ş.İ., D.G.; Literatür Taraması – Ş.D., M.C., A.M.P.A., K.B.; Makale Yazımı – Ş.D., G.Ş.İ., M.C., A.M.P.A., K.B., D.G.; Eleştirel İnceleme – D.G.
Çıkar Çatışması
Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması bildirmemiştir.
Finansal Destek
Yazar finansal destek beyan etmemiştir.
Bilimsel Etkinlik
Bu çalışma 5–8 Aralık 2024 tarihinde Antalya’da gerçekleştirilen HIV/AIDS Kongresi’nde bildiri olarak sunulmuştur.
Yapay Zekâ Kullanım Beyanı
Bu çalışmanın hazırlanması, veri analizi veya yazımı aşamalarında herhangi bir yapay zekâ programı kullanılmamıştır.
Referanslar
- Guo YL, Shiao J, Chuang YC, Huang KY. Needlestick and sharps injuries among health-care workers in Taiwan. Epidemiol Infect. 1999;122(2):259–65. [CrossRef]
- Ippolito G, Puro V, De Carli G. The risk of occupational human immunodeficiency virus infection in health care workers: Italian Multicenter Study. Arch Intern Med. 1993;153(12):1451–8.
- World Health Organization. Global hepatitis report 2024: action for access in low- and middle-income countries [Internet]. Geneva: World Health Organization; 2024. [cited November 1, 2025]. Available from: https://www.who.int/publications/i/item/9789240091672
- World Health Organization. HIV/AIDS fact sheet [Internet]. Geneva: World Health Organization; 2023. [cited November 1, 2025]. Available from: https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/hiv-aids
- Oberoi SS, Marya CM, Sharma N, Mohanty V, Marwah M, Oberoi A. Knowledge and attitude of Indian clinical dental students towards the dental treatment of patients with human immunodeficiency virus (HIV)/acquired immune-deficiency syndrome (AIDS). Int Dent J. 2014;64(6):324–32. [CrossRef]
- Benarji KA, Anitha A, Suresh B, Aparna V, Praveena A, Penumatsa LA. Knowledge and attitude of dental students toward hepatitis B virus and its vaccination: a cross-sectional study. J Oral Maxillofac Pathol. 2021;25(3):553. [CrossRef]
- Patel N, Furin JJ, Willenberg DJ, Apollon Chirouze NJ, Vernon LT. HIV-related stigma in the dental setting: a qualitative study. Spec Care Dentist. 2015;35(1):22–8. [CrossRef]
- Zukoski AP, Thorburn S. Experiences of stigma and discrimination among adults living with HIV in a low HIV-prevalence context: a qualitative analysis. AIDS Patient Care STDS. 2009;23(4):267–76. [CrossRef]
- Broussard IM, Kahwaji CI. Universal precautions [Internet]. In: StatPearls. Treasure Island (FL): StatPearls Publishing; January 2025. [cited November 1, 2025]. Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK470223/
- Anish Poorna T, Jayalakshmi PS, Alagarsamy R, Joshna EK, Sathikala L. Frequency and difficulty in the usage of face shields among oral and maxillofacial surgeons during the COVID-19 era: An online survey. J Maxillofac Oral Surg. 2023;22(3):1–6. [CrossRef]
- Wan Q, Han L, Yang X, Yu S, Zheng X. Dental professionals’ use of personal protective equipment during COVID-19: a cross-sectional study in China. Front Public Health. 2023;11:1183580. [CrossRef]
- de Souza RA, Namen FM, Galan J Jr, Vieira C, Sedano HO. Infection control measures among senior dental students in Rio de Janeiro State, Brazil. J Public Health Dent. 2006;66(4):282–4. [CrossRef]
- Al-Shamiri HM, AlShalawi FE, AlJumah TM, AlHarthi MM, AlAli EM, AlHarthi HM. Knowledge, attitude and practice of hepatitis B virus infection among dental students and interns in Saudi Arabia. J Clin Exp Dent. 2018;10(1):e54–e60. [CrossRef]
- Ravichandran RK, Jain J, Ananda SR, Sadhu BJ, Gunasekaran S. Knowledge, attitude and practices regarding hepatitis B and infection control among clinical dental students. Int J Appl Dent Sci. 2019;5(3):42–6.
- Tozun N, Ozdogan O, Cakaloglu Y, Idilman R, Karasu Z, Akarca U, et al. Seroprevalence of hepatitis B and C virus infections and risk factors in Turkey: a fieldwork TURHEP study. Clin Microbiol Infect. 2015;21(11):1020–6. [CrossRef]
- Madran B, Kayı İ, Beşer A, Ergönül Ö. The COVID-19 vaccine hesitancy among healthcare workers: An exploration of hesitancy reasons and suggestions to improve vaccination rates. Infect Dis Clin Microbiol. 2024;6(2):83–92. [CrossRef]
- Christodoulakis A, Bouloukaki I, Aravantinou-Karlatou A, Zografakis-Sfakianakis M, Tsiligianni I. Vaccine hesitancy and associated factors amongst health professionals: A scoping review of the published literature. Vaccines (Basel). 2024;12(12):1411. [CrossRef]
- Yıldırım ZS, Nacakgediği O, Aydın Hoş C, Bakır EP, Bahşi E. Evaluation of knowledge about HIV/AIDS patients among dental students: findings from Eastern Turkey. Int Arch Med Res. 2021;13(1):18–27.
- Padhye MN, Girotra C, Khosla AR, Gupta KV. Efficacy of double gloving technique in major and minor oral surgical procedures: A prospective study. Ann Maxillofac Surg. 2011;1(2):112–9. [CrossRef]
- Alsaegh MA, AlSiraj MF, Alsadoon AN, Soufi O, Mahmoud O, Varma SR. Assessment of glove integrity across various dental specialties in a dental school setting. Front Oral Health. 2024;5:1496918. [CrossRef]
- Avery CM, Gallagher P, Birnbaum W. Double gloving and a glove perforation indication system during the dental treatment of HIV-positive patients: are they necessary? Br Dent J. 1999;186(1):27–9. [CrossRef]
- Karalar O, Yanıkoğlu N, Ceylan G, Sasany R, Tanrıverdi EC. [Comparison of HIV/AIDS knowledge levels among clinical dental students of Atatürk and Ondokuz Mayıs Universities]. Selcuk Dent J. 2021;8(2):443–52. Turkish. [CrossRef]
- Altındiş A, Cumhur A, Kahraman EP, Köseoğlu M. [Evaluation of awareness and attitudes of dental faculty students regarding infection control]. J Biotechnol and Strategic Health Res. 2018;2(3):196–204. Turkish.
- Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu. TİTCK ek onayı alınmadan kullanılabilecek endikasyon dışı ilaç listesi [List of off-label medicines that can be used without TİTCK additional approval] [Internet]. Ankara: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu. [cited November 9, 2025]. Available from: https://www.titck.gov.tr/dinamikmodul/45
- Gökengin D, Korten V, Kurtaran B, Tabak F, Ünal S, editors. HIV/AIDS tanı, izlem ve tedavi el kitabı [HIV/AIDS diagnosis, monitoring, and treatment handbook]. 3rd ed. İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri; 2024.

