En Çok Okunanlar

Özet

Amaç: Epstein-Barr virus (EBV), infeksiyöz mononükleozdan (IM), B hücreli lenfomalar, Burkitt lenfoma, nazofarengeal karsinoma, Hodgkin lenfoma gibi malignitelere kadar farklı klinik tablolara neden olabilmektedir. VCA-IgM, VCA-IgG, EBNA-1 IgG antikorları, serolojik profilin ortaya konmasında en sık kullanılan antikorlardır.  Bu çalışmada, EBV infeksiyonu açısından şüpheli hastaların serolojik profillerinin incelenmesi ve karşılaşılan atipik profillerin yorumlanması amaçlanmıştır.

Yöntemler: Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nda 2017-2019 yılları arasında çalışılan VCA-IgM, VCA-IgG ve EBNA-1 IgG test sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi. EBV serolojik testleri (VCA-IgM, VCA-IgG ve EBNA-1 IgG) kemilüminesan mikropartikül immünoassay (KMIA) yöntemi (Architect, Abbott, Wiesbaden, Almanya) kullanılarak üreticinin önerilerine göre gerçekleştirildi. 

Bulgular: Değerlendirilen 2486 hastanın 1341 (%53.9)’i erkek, 1145 (%46.1)’i kadın olup yaş ortalaması 16.93±19.5 olarak belirlenmiştir. Olguların %56.65’inde geçirilmiş EBV infeksiyonu, %17.25’inde akut infeksiyon saptanırken, %21.09’unun EBV ile karşılaşmadığı belirlenmiştir. Atipik serolojik profil %5.01 oranında saptanmıştır. Atipik profil olarak en sık üç antikorun birlikte pozitifliği (%3.90), sonra sırasıyla izole VCA-IgG pozitifliği (%0.91) ve izole EBNA-1 IgG pozitifliği (%0.20) belirlenmiştir. Atipik profile sahip olguların %24.24’ünü immünsüpresif hastalar oluşturmuştur.  

Sonuçlar: Çalışmamızda EBV ile karşılaşma oranı %78.91’dir. Atipik EBV serolojik profil oranı %5.01 olarak saptanmıştır. Atipik profil saptanan olguların yaklaşık dörtte birinin immün bozukluğu olan hasta grubunda olduğu saptanmıştır. Özellikle bu hasta gruplarında infeksiyonun evresini belirlemede antikor testlerinin yeterli olmadığı ve ileri testlerin yapılması gerektiği düşünülmektedir. Atipik profillerin yorumu için serolojik izlemin yapılması gerektiği ortaya konmuştur.

GİRİŞ

Epstein-Barr virus (EBV), herpesvirus ailesi üyesi olan önemli bir viral infeksiyon etkenidir ve toplumda seropozitiflik oranı %95 civarındadır (1). Primer infeksiyonu takiben EBV, konağın B lenfositlerinde latent olarak kalmakta ve immünsüpresyon durumunda reaktivasyon meydana gelebilmektedir. İnfeksiyöz mononükleozdan (İM), B hücreli lenfomalar, Burkitt lenfoma, nazofarengeal karsinoma, Hodgkin lenfoma gibi malignitelere kadar farklı klinik tablolara neden olabilmektedir. İmmünsüprese kişilerde morbidite ve mortalitesi yüksek hastalıklar gelişebilmektedir. Transplantasyon sonrası immünsüpresif hastalarda gelişebilecek olan post-transplant lenfoproliferatif hastalık (PTLH) etyolojisinde de EBV yer almaktadır. Onkojenik bir virus olması ve pek çok hastalığın etyolojisinde yer alması nedeniyle toplumdaki seroprevelansın belirlenmesi son derece önemlidir (1-4). 

EBV infeksiyonu sıklıkla, ateş, farenjit ve lenfadenopati gibi klinik tablolarla kendini göstermektedir. Benzer semptomlara, pek çok infeksiyon etkeni patojen neden olabilmektedir. Başta sitomegalovirus (CMV) olmak üzere, human herpes virüs 6 (HHV-6), “human immunodeficiency virüs” (HIV), adenovirus, herpes simpleks virus tip 1 (HSV-1), rubella virus, hepatit A virus (HAV), Toxoplasma gondii infeksiyonlarında benzer tablolar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ayırıcı tanı önem kazanmaktadır (1,5). 

İmmün sistemi normal hastalarda, özellikle virusun majör antijenlerine karşı oluşan antikorların araştırılması [viral kapsid antijene (VCA) karşı gelişen IgM ve IgG, Epstein-Barr virus nükleer antijene (EBNA-1) karşı gelişen IgG] EBV serolojik profilinin belirlenmesi açısından yeterli olabilmektedir (1,6). EBNA-1 IgG yokluğunda VCA-IgM ve VCA-IgG’nin pozitif saptanması akut infeksiyonu gösterirken, VCA-IgM olmadan VCA-IgG ve EBNA-1 IgG’nin bulunması geçirilmiş bir infeksiyonu göstermektedir. Üç antikor için seronegatiflik EBV ile karşılaşılmadığını gösterir. Atipik profiller olarak da tanımlanan, izole VCA-IgG, izole EBNA-1 IgG varlığında ve üç antikorun birlikte pozitifliğinin bulunması durumunda, serolojik profili doğru yorumlamak güçleşmektedir. Bu profilleri yorumlayabilmek için hastaların serolojik izlemi gereklidir. Ayrıca VCA-IgG avidite testi, western blot (WB), polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) gibi ileri testlere ihtiyaç duyulmaktadır (1,2,4,6). 

EBV infeksiyonunun serolojik tanısında enzim immün assay (EIA), immünfloresan antikor testleri ve immünblot (IB) yöntemler kullanılmaktadır. İmmünfloresan antikor testleri, genellikle altın standard yöntem olarak kabul edilmesine rağmen, deneyimli personel gerektirmesi, zaman alıcı olması, çok fazla sayıda örneğin test edilmesine ve otomasyona olanak vermemesi, değerlendirmesinin zor ve subjektif olması gibi pek çok dezavantajı vardır. Bu nedenle uygulaması ve değerlendirmesi kolay, duyarlılığı yüksek, hızlı sonuç veren, standardizasyona ve otomasyona uygun tanı yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır (1,2,4,6). Bu nedenle, EBV serolojik tanısında immünfloresan antikor testlerine alternatif olabilecek yeni yöntemler geliştirilmektedir. Günümüzde laboratuvarların bir kısmı, son yıllarda geliştirilmiş olan, analitik performansı yüksek, hızlı sonuç veren, otomatik platformlarda gerçekleştirilen kemilüminesan mikropartikül immünoassay (KMIA) sistemlerini kullanmaktadır. 

Bu çalışmada, EBV infeksiyonu düşünülen değişik yaş gruplarındaki hastaların EBV serolojik test sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilerek, EBV serolojik profillerinin incelenmesi, seroprevalansın belirlenmesi ve atipik serolojik profillerin yorumlanması amaçlanmıştır.   

YÖNTEMLER

Çalışmada, Mikrobiyoloji Laboratuvarı’nda 2017-2019 yılları arasında çalışılan, farklı kliniklerden değişik yaş gruplarındaki hastalara ait VCA-IgM, VCA-IgG ve EBNA-1 IgG test sonuçları retrospektif olarak analiz edildi.  EBV serolojik profilleri belirlendi ve atipik serolojik profiller yorumlandı. Veri analizinde SPSS 22.0 (SPSS INC, Chicago, IL, USA) programı kullanıldı. Kalitatif değişkenler yüzde olarak, kantitatif değişkenler ise yüzde ve ortalama±standard sapma olarak verildi. Serolojik profillerin kendi içinde cinsiyet ve yaş gruplarına göre karşılaştırılmasında “one sample T” testi kullanıldı ve  p değerinin 0,05’in altında olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı olarak değerlendirildi.

EBV serolojik testleri (VCA-IgM, VCA-IgG ve EBNA-1 IgG) Architect i2000SR (Architect, Abbott, Wiesbaden, Almanya)  analizörü ile KMIA teknolojisi kullanılarak üreticinin önerilerine göre gerçekleştirildi. Bu sistemde, VCA-IgM ve VCA-IgG testleri için p18 sentetik peptit antijeni ve EBNA-1 IgG testi için p72 sentetik peptit antijeni kullanılmıştır. Architect sistemi, örnek RLU (relative light unit)/cut off RLU (S/CO) oranını hesaplayarak, önceden belirlenmiş sınır değerlere göre sonuç vermektedir. VCA-IgM: <0.50 RLU negatif, 0.50-1.0 RLU gri zon, ≥1.0 RLU pozitif; VCA-IgG: <0.75 RLU negatif, 0.75-1.0 RLU gri zon, ≥1 RLU pozitif; EBNA-1 IgG: <0.50 RLU negatif, 0.50-1.0 RLU gri zon, ≥1.0 RLU pozitif olarak değerlendirildi (7,8). 

EBNA-1 IgG yokluğunda VCA-IgM ve VCA-IgG’nin pozitif saptanması akut infeksiyonu gösterirken, VCA-IgM olmadan VCA-IgG ve EBNA-1 IgG’nin bulunması geçirilmiş infeksiyonu göstermektedir. Üç antikor için seronegatiflik, EBV ile karşılaşılmadığını gösterir. EBV tanı standardları göz önüne alınarak, sonuçlar; EBV seronegatif, akut infeksiyon, geçirilmiş infeksiyon, atipik profil olarak gruplandırıldı. Atipik serolojik profiller, izole VCA-IgG pozitifliği, izole EBNA-1 IgG pozitifliği veya üç antikorun birlikte pozitifliğinin görülmesi şeklinde değerlendirildi (1,2,6).

Çapraz pozitiflikleri belirleyebilmek için, laboratuvar kayıtlarından CMV, toksoplazma, rubella, HAV, HIV infeksiyonları açısından test sonuçları retrospektif olarak incelendi.  

BULGULAR

2017-2019 yılları arasında, farklı kliniklerden gelen, EBV serolojik test istemi olan 2486 hastanın, 1341(%53.9)’i erkek, 1145 (%46.1)’i kadın hasta olup, yaş ortalaması 16.93±19.5 (1-90 yaş) olarak belirlenmiştir. Erkek hastaların yaş ortalaması 14.99±18.25 (1-88 yaş), kadın hastaların yaş ortalaması 19.20±20.78’dir (1-90 yaş). Hastaların %20.5’inde (509/2486) yalnızca VCA IgM istenmiş olup bunların 39’unda (%7.7) VCA IgM pozitif, 470’inde ise (%92.3) negatif saptanmıştır. Diğer EBV antikorları olmadığı için infeksiyonun evresi konusunda yorum yapılamamıştır.

Tablo 1. EBV Serolojik Profillerinin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı

Olguların %56.65’inde (1120/1977) geçirilmiş infeksiyon, %17.25’inde (341/1977) akut infeksiyon saptanırken, %21.09’unun (417/1977) EBV ile karşılaşmadığı belirlenmiştir. Atipik serolojik profil %5.01 oranında (99/1977) saptanmıştır. EBV serolojik profillerinin yaş gruplarına göre dağılımı Tablo 1’de özetlenmiştir.

Tablo 2.Akut Infeksiyon Saptanan Olguların Özellikleri

Değerlendirmeye alınan olguların %60.75’ini (1201/1977) 1-10 yaş grubu, ilk 20 yaştaki (1540/1977) olguların ise çalışma grubunun %77.89’unu oluşturduğu belirlenmiştir. Geçirilmiş infeksiyon oranı 1-10 yaş arasında %42.05, 11-20 yaş arasında %68.14 iken 20 yaşın üstündeki yaş gruplarında %85.71-94.44 arasında saptanmıştır. Akut infeksiyon en sık olarak 1-10 yaş grubunda (%20.82) belirlenmiştir (Tablo 1).

Akut infeksiyon saptanan hastaların %73.31’i (250/341) 1-10 yaş arasındaki hastalar arasında yer almaktadır. İlk 20 yaşta akut infeksiyon oranı %89.43 olarak belirlenmiştir (Tablo 2). Akut infeksiyon saptanan hastaların yaş gruplarına göre dağılımının istatistiksel olarak anlamlı olduğu gözlenmiştir (p <0.001). Akut infeksiyon saptanan hastaların cinsiyete göre dağılımının istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulunmuştur (p=0.910). Akut infeksiyon saptanan [VCA IgM(+), VCA IgG(+), EBNA-1 IgG(-)] 14 hastada (%4.1) CMV IgM pozitifliği (Ortalama±SD:3.98±2.75) saptanmıştır. Bu hastalardaki CMV IgM pozitifliğinin, EBV infeksiyonu seyrinde oluşan poliklonal aktivasyona bağlı gelişebileceği düşünülmüştür. Araştırılan diğer infeksiyon etkenlerinde reaktiflik saptanmamıştır. 

Geçirilmiş infeksiyon ve seronegatiflik saptanan hastaların yaş gruplarına göre dağılımlarının istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p <0.001). Geçirilmiş infeksiyon saptanan hastaların cinsiyete göre dağılımının istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlenirken (p=1.000); seronegatiflik saptanan hastalar içinde erkek cinsiyetin istatistiksel olarak anlamlı yükseklik gösterdiği saptanmıştır (p <0.001).

Tablo 3. Atipik Profil Saptanan Olguların Kliniklere Göre Dağılımı

Atipik profil olarak en sık üç antikorun birlikte pozitifliği (%3.90), sonra sırasıyla izole VCA IgG pozitifliği (0.91) ve izole EBNA-1 IgG pozitifliği (%0.20) belirlenmiştir. Atipik profile sahip hastaların 55 (%55.6)’i erkek, 44 (%44.4)’ü kadın olup yaş ortalamaları 11.68±12.89 (1-83 yaş) olarak saptanmıştır. Cinsiyete göre dağılımın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı gözlenmiştir (p=0.942).  Atipik profil saptanan hastaların %60.6’sı (60/99) 1-10 yaş arasındaki hastalar içinde yer almaktadır. Bu olguların yaş gruplarına göre dağılımının istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (p <0.001). Atipik profil saptanan olguların %83.8’i çocuk, %16.2’si erişkin hastalardan oluşmaktadır. Atipik profile sahip olguların %24.24’ünü (24/99) hematoloji ve onkoloji kliniklerinden gelen ve immün bozukluğu olan hastalar oluşturmuştur (Tablo 3). Bunların %13.13’ünün (13/99) 1-10 yaş, %10.10’unun (10/99) 11-20 yaş, %1.01’inin (1/99) 21-30 yaş grubunda olduğu saptanmıştır. 

Tablo 4.Takibinde Atipik Profil Saptanan Olguların Analizi

Birden çok örnekle izlemi olan ve belli bir aşamada atipik profil saptanan 15 hasta ayrıca değerlendirilmiştir. Bu olguların %46.7’sini (7/15) hematoloji/onkoloji hastalarının oluşturduğu belirlenmiştir. Dört hastanın (%26.7) atipik profilden (üç antikorun birlikte pozitifliği) geçirilmiş infeksiyon serolojik profiline (-/+/+) geçtiği, altı hastanın (%40) ise ilk izlemde akut infeksiyon (+/+/-) tablosundan üç antikorun birlikte pozitif olduğu atipik profil serolojisine dönüştüğü görülmüştür (Tablo 4). Beş hastanın (%33.3) atipik serolojik profilleri (üç antikorun birlikte pozitifliği)  izlemde de aynı şekilde devam etmiştir. Bu hastaların yaklaşık yarısının çocuk hematoloji ve onkoloji hasta grubu içinde bulunduğu görülmüştür.  

İRDELEME

Toplumun büyük kısmını etkileyen EBV infeksiyonunun seropozitifliği dünyada yaklaşık %95 olarak bildirilmektedir (1). Türkiye’de yapılan çalışmalarda EBV seropozitifliği %72.5-99.4 arasında bildirilmektedir (9-13). Çalışmamızda EBV ile karşılaşma oranı %78.91 olup diğer çalışma verileri ile uyumludur. Olguların %56.65’inde geçirilmiş infeksiyon, %17.25’inde akut infeksiyon, %5.01’inde atipik profil saptanırken, %21.09’unun EBV ile karşılaşmadığı belirlenmiştir (Tablo 1). Geçirilmiş EBV infeksiyonu oranı ülkemizde yapılan çalışmalarda, %58.3-72.5 arasında bildirilmektedir (9,10,12,14). Geçirilmiş infeksiyon oranı çalışma popülasyonunun yaş ortalaması ile ilişkili olabilir. Yaş arttıkça geçirilmiş EBV infeksiyon oranı da artmaktadır (1,4). Çalışma popülasyonumuzun yaş ortalaması 16.93±19.5 olup, çocuk hastalar çoğunluktadır. Bu nedenle geçirilmiş infeksiyon oranımız daha düşük saptanmıştır. Değerlendirmeye alınan olguların %60.75’ini 1-10 yaş grubu oluştururken, ilk 20 yaştaki olgular çalışma grubumuzun %77.89’unu oluşturmaktadır. Bu durum, geçirilmiş infeksiyon oranlarımızın diğer çalışmalara göre daha düşük olmasını açıklamaktadır. Geçirilmiş infeksiyon oranı 1-10 yaş arasında %42.05, 11-20 yaş arasında %68.14 iken 20 yaşın üstündeki yaş gruplarında %85.71-94.44 arasında değişmektedir. İlk 10 yaştaki hasta grubunun yarısına yakını EBV ile karşılaşıp bağışıklık geliştirmiştir. Soylu ve arkadaşlarının (9) çalışmasında geçirilmiş infeksiyon oranı %70.1 olarak saptanmış olup, bu oran 1-18 yaş arasında %53.7 olarak bildirilmiştir. Bu çalışmada da verilerimizle uyumlu olarak 18 yaş üstünde geçirilmiş infeksiyon oranları %82.4-88.5 arasında saptanmıştır. 

Çalışma grubumuzun büyük çoğunluğunu ilk 20 yaş olguların oluşturduğu düşünüldüğünde akut infeksiyon oranımızın da daha yüksek olması beklenen bir sonuçtur. Akut infeksiyon oranımız %17.25 olup, en sık olarak 1-10 yaş grubunda (%20.82) saptanmıştır. Türkiye’de yapılan çalışmalarda akut infeksiyon oranı %1.5-11.4 arasında bildirilmiştir (9,10,12,14). Soylu ve arkadaşlarının (9) çalışmasında da benzer olarak akut infeksiyon en sık ilk 18 yaş grubunda saptanmıştır.  

Çalışmamızda atipik EBV serolojik profil oranı %5.01 olarak saptanmıştır. Soylu ve arkadaşlarının (9) İzmir’de enzim bağlantılı floresan testi (ELFA) yöntemi ile yapılan çalışmalarında atipik serolojik profil oranı %15.0 olarak belirlenmiştir. Yine İzmir’de VCA IgM ve EBV VCA IgG antikorlarının immünfloresan test, EBNA-1 IgG antikorlarının enzim immün yöntemleri (EIA) ile yapılan çalışmalarında ise %11.4 oranında atipik serolojik profil saptanmıştır (10). KMIA yöntemini kullandığımız çalışmamızda, atipik EBV serolojik profil oranı diğer çalışmalara göre daha düşük oranda (%5.01) saptanmıştır. Bu durumda, çalışmalarda kullanılan farklı serolojik yöntemlerin ve çalışma grubunu oluşturan farklı hasta popülasyonlarının etkisinin olduğu düşünülmektedir.  

Çalışmamızda atipik serolojik profil saptanan olguların %60.6’sı 1-10 yaş arasındaki hastalar, %25.3’ü ise 11-20 yaş arasındaki hastalar içinde yer almaktadır. Özetle ilk 20 yaşta atipik serolojik profil oranı çalışmamızda %85.9 olarak saptanmıştır. Diğer bir çalışmada ise ilk 18 yaşta bu oran %56.5 olarak belirlenmiştir (9). Çalışmamızda atipik profil olarak, sırayla en sık %3.90 oranında üç testin (VCA IgM, VCA IgG ve EBNA-1 IgG) birlikte pozitifliği, %0.91 oranında izole VCA IgG pozitifliği ve %0.20 oranında izole EBNA-1 IgG pozitifliği saptanmıştır. Çalışmalarda bu sıralama değişmekte olup Soylu ve arkadaşlarının (9) çalışmasında sırasıyla % 5.1 oranında izole VCA IgG pozitifliği, %2.7 oranında izole EBNA-1 IgG pozitifliği, %1.6 oranında ise üç antikorun birlikte pozitifliği görülmüştür. Diğer bir çalışmada ise, %7.9 izole VCA IgG pozitifliği, %2.7 üç antikorun birlikte pozitifliği ve %0.8 izole EBNA-1 IgG pozitifliği saptanmıştır (10).

Atipik profile sahip olguların kliniklere göre dağılımına bakıldığında, %24.24’ünün hematoloji ve onkoloji kliniklerinden gelen ve immün bozukluğu olan hastalar olduğu görülmüştür (Tablo 3). Diğer bir çalışmada atipik profile sahip olguların %28’ini immün bozukluğu olan hastalar oluşturmuştur (10).

Çalışmamızda birden çok örnekle izlemi olan ve belli bir aşamada atipik profil saptanan olguların %46.7’sini hematoloji/onkoloji hastalarının oluşturduğu belirlenmiştir. Bu hastaların %33.3’ünde (5/15) atipik serolojik profilleri (üç antikorun birlikte pozitifliği)  izlemde de aynı şekilde devam etmiştir. Bu hastaların yaklaşık yarısının çocuk hematoloji/onkoloji hasta grubu içinde bulunduğu görülmüştür. Hastaların %26.7’sinde (4/15) atipik serolojik profilden (üç antikorun birlikte pozitifliği) geçirilmiş infeksiyon serolojik profiline (-/+/+) geçtiği, %40’ının ise ilk izlemde akut infeksiyon (+/+/-) tablosundan üç antikorun birlikte pozitif olduğu atipik profil serolojisine dönüştüğü görülmüştür (Tablo 4). 

Başka bir çalışmada da, hastaların %52’sinde atipik serolojik profilleri izlemde de aynı şekilde devam etmiştir. Bu olguların %71.4’ünü hematoloji/onkoloji hastalarının oluşturduğu belirlenmiştir. Hastaların %44’ünün geçirilmiş infeksiyon ve %4’ünün akut infeksiyon profiline dönüştüğü bildirilmiştir (10).  Antikor yanıtlarındaki sorunlar nedeniyle immünsüpresif hasta grubunda özellikle de hematoloji/onkoloji hastalarında, EBV serolojik profillerini yorumlamak atipik serolojik profiller nedeniyle güçleşmektedir. Bu nedenle bu grup hastalarda ileri tetkiklere ihtiyaç olabileceği düşünülmektedir.

Atipik profillerin olası nedenleri incelendiğinde, izole VCA IgG pozitifliğinin hem akut hem de geçirilmiş infeksiyon seyrinde olabileceği vurgulanmaktadır ve olası nedenler şu şekilde sıralanabilir. Akut infeksiyonda VCA IgM antikorlarının düşük düzeyde olması (testlerde yalancı negatiflik), gecikmesi veya erken kaybolması. Geçirilmiş infeksiyonda EBNA-1 IgG’nin düşük düzeyde olması (testlerde yalancı negatiflik) ya da hiç sentezlenmemesi. İmmün yetmezlikli hastalarda var olan antikorun zaman içerisinde kaybolması nedeniyle oluşabilir (6,15).

Çalışmamızda izole VCA IgG pozitifliği %2.7 oranında saptanmış olup bu hastaların birden çok örnekle izlemi olmadığı için ek bir yorumlama yapılamamıştır. Bu profilin sıklıkla geçirilmiş infeksiyona bağlı olarak saptandığı ve daha sık olarak ileri yaşta ve immünsüpresif olgularda karşılaşıldığı bildirilmektedir (6,15). İzole VCA IgG pozitifliği farklı çalışmalarda %1.7-7.9 arasında değişen oranlarda bildirilmektedir (9,10,15-17). Ayrıca izole VCA IgG pozitifliğinin heterofil antikor pozitifliğiyle ilişkisi söylenerek, çocuklarda özellikle 10 yaş altında daha çok akut infeksiyonu desteklediği bildirilmiştir. VCA IgM antikorlarının, primer EBV infeksiyonu geçiren çocukların %12-17›sinde saptanamayabileceği bildirilmektedir (15,18,19). Ayrıca, yetişkinlerin de az bir kısmında VCA IgM antikorlarının oluşumunun gecikebileceği veya hiç oluşmayacağı vurgulanmaktadır (19,20).  

İzole EBNA-1 IgG pozitifliği, VCA IgG üretiminde yetersizlik meydana gelmesi veya antikorların zamanla kaybolması gibi nedenlerle gelişebilmektedir ve farklı çalışmalarda %0.8-5.3 arasında değişen oranlarda bildirilmektedir (6,9,10,17,21). Çalışmamızda izole EBNA-1 IgG pozitifliği %0.20 oranıyla en az saptanan atipik profil olmuştur. Bu hastaların birden çok örnekle izlemi olmadığı için ek bir yorumlama yapılamamıştır. Fakat hem izole VCA IgG profili hem de izole EBNA-1 IgG profili çalışmamızda diğer çalışmalardan daha düşük oranda saptanmıştır. Bu duruma kullanılan serolojik yöntemlerin farklılığı ve farklı çalışma popülasyonlarının etki etmiş olabileceği düşünülmüştür. 

EBV VCA IgM, VCA IgG, EBNA-1 IgG’nin birlikte (üçlü olarak) pozitifliği laboratuvarımızda %3.90 olarak saptanmıştır. Bu oran yapılmış diğer çalışmalarda, %1.6-5.0 arasında bildirilmiş olup verilerimiz bu çalışmalarla uyumludur (9,10,15,16). Bu tablo, primer infeksiyonun geçiş fazı veya konvalesans dönemi ve geçirilmiş infeksiyonda IgM’nin persistansı gibi nedenlerle karşımıza çıkabilmektedir (6,22). Nystad ve arkadaşları (23), üçlü antikor pozitifliğinin saptandığı hastalarda ileri inceleme sonucunda, %23 oranında reaktivasyon, %49 oranında akut infeksiyon olduğunu bildirmişlerdir.  Reaktivasyon, immünsüpresif hastalarda daha çok karşımıza çıkmakta olup, bu hasta grubunda tartışmalı serolojik profillerin yorumlanmasında EBV DNA testlerinin daha yararlı olduğu vurgulanmaktadır (24). Bir diğer neden olan CMV, parvovirus B19, T. gondii, HAV, HIV’e bağlı yalancı pozitiflikler de EBV geçirmiş hastalarda üçlü antikor pozitifliğine neden olabilmektedir (1,6). Çalışmamızda çapraz pozitiflikleri belirleyebilmek için, laboratuvar kayıtlarından hastalara ait CMV, toksoplazma, rubella, HAV, HIV test sonuçları retrospektif olarak incelenmiş olup, bu profile sahip hastalarda bu infeksiyonlara ait IgM antikorlarında pozitiflik saptanmamıştır. 

Atipik profillerin dağılımında laboratuvar yöntemlerindeki farklılıklar, çalışma popülasyonunun özellikleri sonuçları etkileyebilmektedir. Testlerin, analitik performansı yüksek KMIA yöntemiyle otomatize sistemde çalışılmış olması, sonuçların objektif olarak değerlendirilmesine olanak sağlaması gibi avantajları bu çalışmanın kuvvetli yönünü oluşturmaktadır. Ayrıca EBV infeksiyonunun epidemiyolojik analizi ile ilgili bölgemizden yapılmış ilk çalışma olması, EBV infeksiyonu açısından ilimiz verilerinin ortaya konması açısından da değerlidir.

Atipik profillerin yorumu açısından ek testler ve serolojik izlem ile antikor profillerindeki değişimin izlenmesi önerilmektedir. Çalışmamızın retrospektif özelliği nedeniyle ek testler yapılamamıştır ve bu durum çalışmadaki kısıtlılık olarak belirlenmiştir. Atipik profil saptanıp birden fazla izlemi olan hastaların sonuçları ayrıntılı olarak incelenerek, atipik profilin yorumlanması sağlanmıştır.

Etik Kurul Kararı
Çalışma için Balıkesir Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan 15.01.2020 tarih ve 2020/11 karar numarasıyla onay alınmıştır.

Danışman Değerlendirmesi
Bağımsız dış danışman.

Yazar Katkıları
Fikir/Kavram – A.Ç.D., T.K.A.; Tasarım – A.Ç.D.; Denetleme – A.Ç.D., T.K.A.; Kaynak ve Fon Sağlama – T.K.A. ; Malzemeler/Hastalar – T.K.A.; Veri Toplama ve/veya İşleme- T.K.A., A.Ç.D.; Analiz ve/veya Yorum – T.K.A., A.Ç.D.; Literatür Taraması – T.K.A., A.Ç.D.; Makale Yazımı – A.Ç.D.; Eleştirel İnceleme- A.Ç.D., T.K.A.

Çıkar Çatışması
Yazarlar herhangi bir çıkar çatışması bildirmemiştir.

Finansal Destek
Yazarlar finansal destek beyan etmemişlerdir.

Referansları Görüntüle

Referanslar

  1. Hess RD. Routine Epstein-Barr virus diagnostics from the laboratory perspective: Still challenging after 35 years. J Clin Microbiol. 2004; 42(8):3381–7. [CrossRef]
  2. Luzuriaga K, Sullivan JL. Infectious mononucleosis. N Engl J Med. 2010;362(21):1993-2000. [CrossRef]
  3. Young LS, Yap LF, Murray PG. Epstein-Barr virus: more than 50 years old and still providing surprises. Nat Rev Cancer. 2016;16(12):789–802. [CrossRef]
  4. Odumade OA, Hogquist KA, Balfour HH Jr. Progress and problems in understanding and managing primary Epstein-Barr virus infections. Clin Microbiol Rev. 2011;24(1):193-209. [CrossRef]
  5. Hurt C, Tammaro D. Diagnostic evaluation of mononucleosis-like illnesses. Am J Med. 2007;120(10):911.e1–8. [CrossRef]
  6. De Paschale M, Clerici P. Serological diagnosis of Epstein-Barr virus infection: Problems and solutions. World J Virol. 2012;1(1):31–43. [CrossRef]
  7. Guerrero-Ramos A, Patel M, Kadakia K, Haque T. Performance of the Architect EBV Antibody Panel for determination of Epstein-Barr virus infection stage in immunocompetent adolescents and young adults with clinical suspicion of infectious mononucleosis. Clin Vaccine Immunol. 2014;21(6):817-23. [CrossRef]
  8. Corrales I,  Giménez E, Navarro D. Evaluation of the Architect Epstein-Barr Virus (EBV) Viral Capsid Antigen (VCA) IgG, VCA IgM, and EBV Nuclear Antigen 1 IgG Chemiluminescent Immunoassays for Detection of EBV Antibodies and Categorization of EBV Infection Status Using Immunofluorescence Assays as the Reference Method. Clin Vaccine Immunol. 2014;21(5):684-8. [CrossRef]
  9. Soylu M, Zeytinoğlu A, Altuğlu İ. Ege Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran hastalarda enzim işaretli floresan test ile elde edilen Epstein-Barr virüsü serolojik test sonuçlarının değerlendirilmesi. Ege Tıp Derg 2014; 53(3):119-23. [CrossRef]
  10. Varıcı Balcı FK, Özbek ÖA, Sayıner AA. EBV serolojik tanısında atipik profil sorunu [Atypical profile problem in serological diagnosis of EBV]. Mikrobiyol Bul. 2017;51(4):378-86. [CrossRef]
  11. Ozkan A, Kilic SS, Kalkan A, Ozden M, Demirdag K, Ozdarendeli A. Seropositivity of Epstein-Barr virus in Eastern Anatolian Region of Turkey. Asian Pac J Allergy Immunol 2003;21(1):49-53.
  12. Fidan I, Yüksel S, İmir T. Değişik yaş gruplarında Epstein-Barr virüs antikorlarının araştırılması. İnfek Derg 2005;19(4): 453-6.
  13. Gümüşer F. Comparison of ELISA and IFA tests for serological diagnosis of Epstein-Barr Virus (EBV) in 0-18 year age group. FLORA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi. 2018;23(3):102-7. [CrossRef]
  14. Sirekbasan S, Çelik DG, Abdelkareem A, et al.  Epstein-Barr virüsü infeksiyonu tanısında EBV IgM/IgG ve monospot testlerinin irdelenmesi. Klimik Dergisi 2012;25(3):107-10. [CrossRef]
  15. De Paschale M, Agrappi C, Manco MT, Mirri P, Viganò EF, Clerici P. Seroepidemiology of EBV and interpretation of the “isolated VCA IgG” pattern. J Med Virol. 2009;81(2):325-31.
  16. Lupo J, Germi R, Semenova T, Buisson M, Seigneurin JM, Morand P. Performance of two commercially available automated immunoassays for the determination of Epstein-Barr virus serological status. Clin Vaccine Immunol. 2012;19(6):929-34. [CrossRef]
  17. Klutts JS, Ford BA, Perez NR, Gronowski AM. Evidence-based approach for interpretation of Epstein-Barr virus serological patterns. J Clin Microbiol. 2009; 47(10):3204-10. [CrossRef]
  18. Sumaya CV, Ench Y. Epstein–Barr virus infectious mononucleosis in children. II. Heterophil antibody and viral-specific responses. Pediatrics. 1985;75(6):1011–9.
  19. Bauer CC, Aberle SW, Popow-Kraupp T, Kapitan M, Hofmann H, Puchhammer-Stöckl E. Serum Epstein-Barr virus DNA load in primary Epstein-Barr virus infection. J Med Virol 2005;75(1):54-8. [CrossRef]
  20. Horwitz CA, Henle W, Henle G, Schapiro R, Borken S, Bundtzen R. Infectious mononucleosis in patients aged 40 to 72 years: report of 27 cases, including 3 without heterophil-antibody responses. Medicine (Baltimore).1983;62(4):256–62. [CrossRef]
  21. García T, Tormo N, Gimeno C, Navarro D. Assessment of Epstein-Barr virus (EBV) serostatus by enzyme immunoassays: Plausibility of the isolated EBNA-1 IgG positive serological profile. J Infect. 2008;57(4):351-3. [CrossRef]
  22. Evans AS, Niederman JC, Cenabre LC, West B, Richards VA. A prospective evaluation of heterophile and Epstein–Barr virus-specific IgM antibody tests in clinical and subclinical infectious mononucleosis: Specificity and sensitivity of the tests and persistence of antibody. J Infect Dis. 1975;132(5):546–54. [CrossRef]
  23. Nystad TW, Myrmel H. Prevalence of primary versus reactivated Epstein-Barr virus infection in patients with VCA IgG, VCA IgM and EBNA-1-antibodies and suspected infectious mononucleosis. J Clin Virol. 2007;38(4):292-7. [CrossRef]
  24. Karadağ Geçgel S, Ersoy A, Sevinir BB, Sınırtaş M, Göral G. Epstein-Barr Virus Enfeksiyonlarının Tanısında PCR Sonuçlarının Değerlendirilmesi [Evaluation of PCR results in the diagnosis of Epstein-Barr virus infections]. Mikrobiyol Bul. 2012;46(4):594-606.
Cilt 34, Sayı 2 Cilt 34, Sayı 1 Cilt 33, Sayı 3 Cilt 33, Sayı 2 Cilt 33, Sayı 1 Cilt 32, Sayı 3 Cilt 32, Özel Sayı 2 Cilt 32, Özel Sayı 1 Cilt 32, Sayı 2 Cilt 32, Sayı 1 Cilt 31, Sayı 3 Cilt 31, Sayı 2 Cilt 31, Özel Sayı 1 Cilt 31, Sayı 1 Cilt 30, Sayı 3 Cilt 30, Sayı 2 Cilt 30, Özel Sayı 1 Cilt 30, Sayı 1 Cilt 29, Sayı 3 Cilt 29, Sayı 2 Cilt 29, Sayı 1 Cilt 28, Özel Sayı 1 Cilt 28, Sayı 3 Cilt 28, Sayı 2 Cilt 28, Sayı 1 Cilt 27, Özel Sayı 1 Cilt 27, Sayı 3 Cilt 27, Sayı 2 Cilt 27, Sayı 1 Cilt 26, Sayı 3 Cilt 26, Özel Sayı 1 Cilt 26, Sayı 2 Cilt 26, Sayı 1 Cilt 25, Sayı 3 Cilt 25, Sayı 2 Cilt 25, Sayı 1 Cilt 24, Sayı 3 Cilt 24, Sayı 2 Cilt 24, Sayı 1 Cilt 23, Sayı 3 Cilt 23, Sayı 2 Cilt 23, Sayı 1 Cilt 22, Sayı 3 Cilt 22, Sayı 2 Cilt 21, Sayı 3 Cilt 22, Sayı 1 Cilt 21, Özel Sayı 2 Cilt 21, Sayı 2 Cilt 21, Özel Sayı 1 Cilt 21, Sayı 1 Cilt 20, Özel Sayı 2 Cilt 20, Sayı 3 Cilt 20, Sayı 2 Cilt 20, Sayı 1 Cilt 20, Özel Sayı 1 Cilt 19, Sayı 3 Cilt 19, Sayı 2 Cilt 19, Sayı 1 Cilt 18, Özel Sayı 1 Cilt 18, Sayı 3 Cilt 18, Sayı 2 Cilt 18, Sayı 1 Cilt 17, Sayı 3 Cilt 17, Sayı 2 Cilt 17, Sayı 1 Cilt 16, Sayı 3 Cilt 16, Sayı 2 Cilt 16, Sayı 1 Cilt 1, Özel Sayı 1 Cilt 15, Sayı 2 Cilt 15, Sayı 3 Cilt 15, Sayı 1 Cilt 14, Sayı 3 Cilt 14, Sayı 2 Cilt 14, Sayı 1 Cilt 13, Sayı 3 Cilt 13, Sayı 2 Cilt 13, Özel Sayı 1 Cilt 13, Sayı 1 Cilt 12, Sayı 3 Cilt 12, Sayı 2 Cilt 12, Sayı 1 Cilt 11, Sayı 3 Cilt 11, Sayı 2 Cilt 11, Özel Sayı 1 Cilt 11, Sayı 1 Cilt 10, Sayı 3 Cilt 10, Sayı 2 Cilt 10, Sayı 1 Cilt 9, Sayı 3 Cilt 9, Sayı 2 Cilt 9, Sayı 1 Cilt 8, Sayı 3 Cilt 8, Sayı 2 Cilt 6, Sayı 3 Cilt 7, Sayı 1 Cilt 7, Sayı 2 Cilt 7, Sayı 3 Cilt 8, Sayı 1 Cilt 5, Sayı 1 Cilt 5, Sayı 2 Cilt 5, Sayı 3 Cilt 6, Sayı 1 Cilt 6, Sayı 2 Cilt 3, Sayı 1 Cilt 3, Sayı 2 Cilt 3, Sayı 3 Cilt 4, Sayı 1 Cilt 4, Sayı 2 Cilt 4, Sayı 3 Cilt 2, Sayı 1 Cilt 2, Sayı 2 Cilt 2, Sayı 3 Cilt 1, Sayı 1 Cilt 1, Sayı 2