En Çok Okunanlar

Amaç: Çalışmamızda COVID-19 pandemisinin birinci dalgası sırasında Liv Hospital Ulus’ta yatırılarak izlenen COVID-19 tanılı hastaların epidemiyolojik ve klinik özellikleri, laboratuvar ve görüntüleme bulguları ve prognozlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Yöntemler: COVID-19 tanısıyla izlenen toplam 124 olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Hastanın solunum yolu örneğinde SARS-CoV-2 RT-PCR testi sonucunun pozitif olması, kesin olgu; hastada SARS-CoV-2 RT-PCR testi negatif olmakla birlikte, uygun klinik şikayetlerin olması ve toraks bilgisayarlı tomografisi (BT)’nde viral pnömoniyle uyumlu bulgular saptanması ise olası olgu olarak kabul edildi. Oda havasında SpO2 ≤%93 olup oksijen desteği veya mekanik ventilasyon (MV) veya ekstrakorporeal membran oksijenasyonu ihtiyacı duyulduğunda, hastada “ağır hastalık” olduğu kabul edildi. Klinik iyileşme ise 48 saat süreyle ateşin olmaması, lökopeninin düzelmesiyle birlikte lenfosit ve trombosit sayısının artması, oksijen desteği ihtiyacının azalması veya MV’den ayrılma olarak tanımlandı.

Bulgular: Toplam 124 olgunun ortanca yaşı 54 (minimum-maksimum 17-98)’tü ve %59.7’si erkek hastalardan oluşmaktaydı. Olguların %58’ine çeşitli komorbiditeler eşlik etmekte olup, en sık hipertansiyon (%33.9) vardı; bunu diabetes mellitus (%16.1) ve kalp hastalıkları (%13.7) izliyordu. Sık rastlanan klinik şikayet grubu, ateş (%73.4), öksürük (%70.2) ve nefes darlığı (%30.7)’ydı. Hastaların 81 (%65.3)’inin SARS-CoV-2 RT-PCR testi pozitifti. Olguların 43 (%34.6)’ünde ağır hastalık vardı ve bu hastaların 18’i yoğun bakım ünitesinde takip edildi. Ağır hastalar, ağır olmayanlarla karşılaştırıldığında ortalama yaşları ve eşlik eden komorbiditeleri daha fazla, yatış süreleri de daha uzundu. Laboratuvar bulguları arasında lökopeniden çok, lökositoz saptandı. Gerek lenfopeni, trombositopeni ve hipoalbüminemi varlığı, gerekse kreatinin, D-dimer ve akut faz göstergelerinin yüksekliği ağır hastalıkta daha belirgindi. Hastaların toraks BT’sinde saptanan tutulumlar, çoğunlukla bilateral (%73), alt ve alt-orta loblarda (%48.7), periferik yerleşimli (%49.6) buzlu cam görünümünde opasiteler (%93.3) şeklindeydi. Sağlık Bakanlığı COVID-19 Rehberleri’ndeki önerilere göre tedavi edilen hastaların hiçbirinde ciddi bir yan etki gelişmedi. Hastalardan 4 (%3.2)’ü kaybedildi. Kaybedilen hastalardan 2 (%2.2)’si kesin olgu tanısı almıştı.

Sonuçlar: Kullanımda olan RT-PCR testlerinin duyarlılıkları, COVID-19’un tanısında ve tedavisinin yönlendirilmesinde yeterli değildir. Bu nedenle, sürecin yönetilmesinde aynı zamanda görüntüleme yöntemlerinin ve serum antikor testlerinin de kullanılması gerekmektedir.

Klimik Dergisi 2020; 33(3): 223-9.

Cite this article as: Karakoç ZÇ, Pınarbaşı-Şimşek B, Asil R, et al. [First wave in COVID-19 pandemic: A single center experience]. Klimik Derg. 2020; 33(3): 223-9. Turkish.