{"id":32385,"date":"2026-09-29T11:30:08","date_gmt":"2026-09-29T08:30:08","guid":{"rendered":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/?p=32385"},"modified":"2026-09-29T16:10:53","modified_gmt":"2026-09-29T13:10:53","slug":"ltbide-hepatotoksisite","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/2026\/09\/29\/ltbide-hepatotoksisite\/","title":{"rendered":"Latent T\u00fcberk\u00fcloz Profilaksisinde Hepatotoksisitenin Ba\u015flang\u0131\u00e7 Risk Fakt\u00f6rleri: Retrospektif Kohort \u00c7al\u0131\u015fmas\u0131"},"content":{"rendered":"<h2><b>G\u0130R\u0130\u015e<\/b><\/h2>\n<p>T\u00fcberk\u00fcloz, etkin tedavi se\u00e7eneklerinin varl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen hem aktif hem de latent formlar\u0131yla k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte \u00f6nemli bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sorunu olmaya devam etmektedir. D\u00fcnya Sa\u011fl\u0131k \u00d6rg\u00fct\u00fc (DS\u00d6), hastal\u0131\u011f\u0131n yayg\u0131n etkisini dikkate alarak 1993 y\u0131l\u0131nda t\u00fcberk\u00fclozu k\u00fcresel bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 acil durumu ilan etmi\u015f ve koordineli kontrol \u00e7abalar\u0131n\u0131n gereklili\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Eliminasyon s\u00fcrecini h\u0131zland\u0131rmak amac\u0131yla DS\u00d6, 2014 y\u0131l\u0131nda T\u00fcberk\u00fclozu Bitirme Stratejisi\u2019ni (End TB Strategy) ba\u015flatm\u0131\u015f ve 2035 y\u0131l\u0131na kadar t\u00fcberk\u00fcloza ba\u011fl\u0131 \u00f6l\u00fcmleri %95, yeni olgu insidans\u0131n\u0131 ise %90 oran\u0131nda azaltmay\u0131 hedeflemi\u015ftir (1,2). K\u00fcresel n\u00fcfusun yakla\u015f\u0131k d\u00f6rtte birinin, <i>Mycobacterium tuberculosis<\/i> ile latent olarak infekte oldu\u011fu tahmin edilmektedir. Latent t\u00fcberk\u00fcloz infeksiyonu (LTB\u0130) a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u00fcksek riskli gruplar aras\u0131nda aktif t\u00fcberk\u00fcloz hastalar\u0131yla yak\u0131n temas\u0131 olan ki\u015filer, imm\u00fcns\u00fcprese hastalar, sa\u011fl\u0131k \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131 ve t\u00fcberk\u00fclozun endemik oldu\u011fu b\u00f6lgelerden gelen g\u00f6\u00e7menler yer almaktad\u0131r (3).<\/p>\n<p>T\u00fcberk\u00fcloz tedavisinde kullan\u0131lan ila\u00e7lara ba\u011fl\u0131 geli\u015fen karaci\u011fer hasar\u0131, tedavi s\u00fcrecini olumsuz etkileyebilmektedir. Hepatotoksisite, \u00f6zellikle LTB\u0130 tedavisinde yayg\u0131n olarak kullan\u0131lan izoniyazid ve rifampisin rejimlerinde, tedaviye uyumu azaltabilen ve ila\u00e7 direnci riskine yol a\u00e7an kritik bir bariyerdir. Farkl\u0131 pop\u00fclasyonlarda ger\u00e7ekle\u015ftirilen \u00e7al\u0131\u015fmalarda, ila\u00e7 kaynakl\u0131 karaci\u011fer hasar\u0131 insidans\u0131n\u0131n %5 ile %28 aras\u0131nda de\u011fi\u015fti\u011fi bildirilmi\u015ftir (4); ancak \u00c7in\u2019de y\u00fcr\u00fct\u00fclen bir kohort \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda bu oran %2.55 olarak raporlanm\u0131\u015ft\u0131r (5).<\/p>\n<p>\u0130zoniyazid, LTB\u0130 tedavisinde en s\u0131k kullan\u0131lan ila\u00e7lardan biridir. Ancak hepatotoksisite \u00f6zellikle \u00f6nceden karaci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131 bulunan, HIV infeksiyonu olan, ileri ya\u015fta, alkol kullanan veya gebe hastalarda iyi bilinen bir komplikasyondur. G\u00fcncel k\u0131lavuzlar, y\u00fcksek riskli bireylerde tedavi \u00f6ncesinde karaci\u011fer fonksiyon testlerinin de\u011ferlendirilmesini \u00f6nermektedir; ancak hangi biyokimyasal parametre kombinasyonlar\u0131n\u0131n hepatotoksisiteyi en iyi \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcne ili\u015fkin net bir g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi bulunmamaktad\u0131r. Hafif enzim y\u00fcksekli\u011fi ile klinik olarak anlaml\u0131 hepatotoksisite aras\u0131ndaki ayr\u0131m\u0131n erken d\u00f6nemde yap\u0131labilmesi, profilaksinin g\u00fcvenli bi\u00e7imde y\u00fcr\u00fct\u00fclmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan kritik \u00f6neme sahiptir (6).<\/p>\n<p>T\u00fcberk\u00fcloz profilaksisinin koruyucu etkinli\u011fi, uygulanan rejime ve hedef pop\u00fclasyona ba\u011fl\u0131 olarak %60 ile %98 aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir. Daha y\u00fcksek koruyuculuk oranlar\u0131, \u00f6zellikle y\u00fcksek riskli gruplarda ve tedaviyi tamamlayan hastalarda bildirilmektedir (7,8). Bununla birlikte, birinci basamak se\u00e7enek olarak \u00f6nerilen izoniyazidin hepatotoksik potansiyeli, her hasta i\u00e7in dikkatli bir risk-yarar de\u011ferlendirmesi yap\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirmektedir. Bu do\u011frultuda, T\u00fcrkiye Ulusal T\u00fcberk\u00fcloz Rehberi, 6 ayl\u0131k izoniyazid rejimini birinci basamak tedavi olarak \u00f6nermekte, daha k\u0131sa s\u00fcreli rifampisin temelli rejimlerin ise alternatif se\u00e7enekler aras\u0131nda de\u011ferlendirmektedir (9).<\/p>\n<p>Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n temel amac\u0131, LTB\u0130 profilaksisi alan hastalarda hepatotoksisite insidans\u0131n\u0131 belirlemek ve ba\u015flang\u0131\u00e7 biyokimyasal belirte\u00e7lerinin [alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalen fosfataz (ALP), gama-glutamil transferaz (GGT) ve total bilirubin] hepatotoksisite geli\u015fimini \u00f6ng\u00f6rmedeki ba\u011f\u0131ms\u0131z rollerini de\u011ferlendirmektir. Ayr\u0131ca \u00e7al\u0131\u015fmada, rutin klinik uygulamada kolayl\u0131kla \u00f6l\u00e7\u00fclebilen bu parametre d\u00fczeylerinin, olas\u0131 bir risk modeline katk\u0131s\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Elde edilen bulgular\u0131n, LTB\u0130 tedavisi \u00f6ncesinde hepatotoksisite riskinin daha do\u011fru \u00f6ng\u00f6r\u00fclmesine ve bireyselle\u015ftirilmi\u015f izlem stratejilerinin geli\u015ftirilmesine katk\u0131 sa\u011flayabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<h2><b>Y\u00d6NTEMLER<\/b><\/h2>\n<p>Bu \u00e7al\u0131\u015fma retrospektif kohort \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 olarak tasarland\u0131 ve 1 Ocak 2018 ile 31 Aral\u0131k 2024 tarihleri aras\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019de Karab\u00fck \u0130l Sa\u011fl\u0131k M\u00fcd\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc T\u00fcberk\u00fcloz Kontrol Birimi\u2019nde LTB\u0130 i\u00e7in profilaktik tedavi ba\u015flanan 18 ya\u015f ve \u00fczerindeki t\u00fcm hastalar\u0131 kapsad\u0131. Dahil edilme kriterlerini kar\u015f\u0131layan toplam 613 birey \u00e7al\u0131\u015fma kohortuna al\u0131nd\u0131. \u00c7al\u0131\u015fma protokol\u00fc Karab\u00fck \u00dcniversitesi Giri\u015fimsel Olmayan Klinik Ara\u015ft\u0131rmalar Etik Kurulu taraf\u0131ndan 16 Nisan 2025 tarih ve 2025\/2022 say\u0131l\u0131 karar ile onayland\u0131.<\/p>\n<h3><b>Hepatotoksisite Tan\u0131m\u0131<\/b><\/h3>\n<p>Hepatotoksisite, T\u00fcrkiye Ulusal T\u00fcberk\u00fcloz Tan\u0131 ve Tedavi Rehberi kriterlerine g\u00f6re tan\u0131mland\u0131. Buna g\u00f6re, serum transaminaz d\u00fczeylerinin semptom varl\u0131\u011f\u0131na bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n normal \u00fcst s\u0131n\u0131r\u0131n (ALT ve AST i\u00e7in \u226440 U\/lt) be\u015f kat\u0131n\u0131 a\u015fmas\u0131; klinik hepatit bulgular\u0131n\u0131n e\u015flik etti\u011fi durumlarda normal \u00fcst s\u0131n\u0131r\u0131n \u00fc\u00e7 kat\u0131n\u0131 a\u015fmas\u0131; ya da alternatif bir etiyoloji saptanmaks\u0131z\u0131n total bilirubin d\u00fczeyinin 1.5 mg\/dl\u2019nin \u00fczerine \u00e7\u0131kmas\u0131 hepatotoksisite kriteri olarak kabul edildi (9).<\/p>\n<p>Hastalar, belirlenen \u00e7al\u0131\u015fma d\u00f6neminde LTB\u0130 i\u00e7in profilaktik tedaviye ba\u015flam\u0131\u015f olmalar\u0131, en az bir takip karaci\u011fer fonksiyon testi (ALT, AST veya bilirubin gibi) sonucunun mevcut olmas\u0131 ve kurumsal elektronik veri taban\u0131ndan eksiksiz demografik ve klinik bilgilerinin elde edilebilir olmas\u0131 durumunda \u00e7al\u0131\u015fmaya dahil edildi. Eksik veri i\u00e7eren kay\u0131tlar d\u0131\u015fland\u0131 ve analizler yaln\u0131zca tam veri i\u00e7eren kay\u0131tlar \u00fczerinden ger\u00e7ekle\u015ftirildi.<\/p>\n<h3><b>\u0130statistiksel Analizler<\/b><\/h3>\n<p>Verilerin analizi i\u00e7in R v. 4.5.3 (R Foundation for Statistical Computing, Vienna, Avusturya) yaz\u0131l\u0131m\u0131 kullan\u0131ld\u0131. De\u011fi\u015fkenlerin normal da\u011f\u0131l\u0131ma uygunlu\u011fu g\u00f6rsel (histogram, Q-Q grafikleri) ve analitik y\u00f6ntemler (Shapiro-Wilk testi) kullan\u0131larak de\u011ferlendirildi. Normal da\u011f\u0131l\u0131m g\u00f6stermeyen s\u00fcrekli de\u011fi\u015fkenler medyan ve \u00e7eyrekler aras\u0131 aral\u0131k (IQR) ile; kategorik de\u011fi\u015fkenler ise say\u0131 (n) ve y\u00fczde (%) olarak sunuldu.<\/p>\n<p>Gruplar aras\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalarda, s\u00fcrekli de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in Mann-Whitney U testi; kategorik de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in ise \u03c7\u00b2 veya Fisher kesin testi kullan\u0131ld\u0131. Hepatotoksisite geli\u015fimini \u00f6ng\u00f6ren ba\u011f\u0131ms\u0131z risk fakt\u00f6rlerini belirlemek amac\u0131yla lojistik regresyon analizi yap\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p><em><strong>Lojistik Regresyon Modeli ve Validasyon<\/strong><\/em><\/p>\n<p>\u00c7ok de\u011fi\u015fkenli lojistik regresyon modeline, tek de\u011fi\u015fkenli analizlerde <i>p<\/i>&lt;0.20 anlaml\u0131l\u0131k d\u00fczeyine sahip de\u011fi\u015fkenler dahil edildi. Ba\u015flang\u0131\u00e7 ALT ve AST de\u011ferleri aras\u0131nda \u00e7oklu do\u011frusal ba\u011flant\u0131 saptand\u0131 (VIF_ALT=5.25; VIF_AST=4.81). Karaci\u011fer hasar\u0131n\u0131 daha spesifik olarak yans\u0131tmas\u0131 nedeniyle ALT de\u011fi\u015fkeni modele dahil edildi, AST ise model d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rak\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Nihai model optimizasyonu, geriye do\u011fru eleme (backward elimination) y\u00f6ntemi kullan\u0131larak ger\u00e7ekle\u015ftirildi. Ya\u015f grubu ve uyruk de\u011fi\u015fkenleri, literat\u00fcrdeki klinik \u00f6nemleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak istatistiksel anlaml\u0131l\u0131ktan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak modele d\u00fczeltme de\u011fi\u015fkenleri (adjustment variables) olarak dahil edildi.<\/p>\n<p>Kurulan modelin veriye uyumu (goodness-of-fit) Hosmer-Lemeshow testi ile de\u011ferlendirildi. Modelin ay\u0131rt edici g\u00fcc\u00fc, al\u0131c\u0131 i\u015fletim karakteristi\u011fi (ROC) e\u011frisi analizi ve e\u011fri alt\u0131ndaki alan\u0131n (AUC) hesaplanmas\u0131 ile belirlendi. T\u00fcm analizlerde istatistiksel anlaml\u0131l\u0131k d\u00fczeyi <i>p<\/i>&lt;0.05 olarak kabul edildi.<\/p>\n<p>Birincil sonu\u00e7 de\u011fi\u015fkeni hepatotoksisite geli\u015fimi (var\/yok) olarak belirlendi. \u0130statistiksel testler, ba\u011f\u0131ms\u0131z de\u011fi\u015fkenlerin t\u00fcr\u00fc ve da\u011f\u0131l\u0131m\u0131na g\u00f6re se\u00e7ildi. S\u00fcrekli de\u011fi\u015fkenlerin (\u00f6rne\u011fin ya\u015f ve biyokimyasal belirte\u00e7ler) gruplar aras\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda, normal da\u011f\u0131l\u0131m g\u00f6steren veriler i\u00e7in ba\u011f\u0131ms\u0131z \u00f6rneklem <i>t<\/i>-testi; normal da\u011f\u0131l\u0131m g\u00f6stermeyen veriler i\u00e7in Mann-Whitney <i>U<\/i> testi kullan\u0131ld\u0131. Kategorik de\u011fi\u015fkenlerin (\u00f6rne\u011fin cinsiyet ve alkol kullan\u0131m\u0131) analizinde ise uygun durumlarda \u03c7\u00b2 testi veya Fisher kesin testi uyguland\u0131.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>Trigliserid de\u011fi\u015fkeni, \u00f6rneklemin %50\u2019den fazlas\u0131nda eksik veri i\u00e7ermesi ve modelin istatistiksel g\u00fcc\u00fcn\u00fc azaltma potansiyeli nedeniyle \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli modele dahil edilmedi. Tek de\u011fi\u015fkenli analizlerde anlaml\u0131 bulunan uyruk, ALT, AST, ALP ve total bilirubin de\u011fi\u015fkenleri modele dahil edildi; ayr\u0131ca <i>p<\/i>&lt;0.20 d\u00fczeyinde ili\u015fki g\u00f6steren ya\u015f ve GGT de\u011fi\u015fkenleri de modele eklendi.<\/p>\n<h2><b>BULGULAR<\/b><\/h2>\n<div id=\"attachment_32494\" style=\"width: 1083px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-32494\" class=\"wp-image-32494 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo1.png\" alt=\"\" width=\"1073\" height=\"1723\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo1.png 1073w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo1-162x260.png 162w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo1-336x540.png 336w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo1-768x1233.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1073px) 100vw, 1073px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-32494\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 1.<\/strong> Latent T\u00fcberk\u00fcloz \u0130nfeksiyonu (LTB\u0130) Profilaksisi Kohortunun Demografik ve Klinik \u00d6zellikleri (2018\u20132024)<\/p><\/div>\n<p>Kohortun ortanca ya\u015f\u0131 38.4 y\u0131l (IQR: 24.1\u201350.7) olarak saptand\u0131. Kat\u0131l\u0131mc\u0131lar\u0131n 360\u2019\u0131 (%58.7) erkek ve 505\u2019i (%82.4) T\u00fcrkiye Cumhuriyeti vatanda\u015f\u0131yd\u0131. Profilaksi ba\u015flama endikasyonlar\u0131 incelendi\u011finde en s\u0131k nedenin imm\u00fcnsupresyon<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>(362, %59.1) oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc; bunu aktif t\u00fcberk\u00fcloz hastas\u0131 ile yak\u0131n temas (247, %40.3) izliyordu.Tedavinin ilk ay\u0131nda 39 (%6.3) hastada hepatotoksisite geli\u015fti\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc (Tablo 1).<\/p>\n<p>Tedavi sonu\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, 418 (%68.2) hastan\u0131n profilaksi rejimini ba\u015far\u0131yla tamamlad\u0131\u011f\u0131 ve 126 (%20.6) hastan\u0131n tedaviyi erken b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 saptand\u0131; 63 (%10.3) hastan\u0131n ise tedavi sonucu belli de\u011fildi (Tablo 1).<\/p>\n<div id=\"attachment_32496\" style=\"width: 2204px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo2.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-32496\" class=\"size-full wp-image-32496\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo2.png\" alt=\"\" width=\"2194\" height=\"1867\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo2.png 2194w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo2-306x260.png 306w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo2-635x540.png 635w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo2-768x654.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2194px) 100vw, 2194px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-32496\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 2.<\/strong> Profilaktik Tedavinin \u0130lk Ay\u0131nda Hepatotoksisite ile \u0130li\u015fkili Ba\u015flang\u0131\u00e7 De\u011fi\u015fkenlerinin Tek De\u011fi\u015fkenli Analizi<\/p><\/div>\n<p>Tek de\u011fi\u015fkenli analizde, hepatotoksisite geli\u015fimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlaml\u0131 bulunan demografik de\u011fi\u015fken uyruk olarak saptand\u0131. T\u00fcrk vatanda\u015flar\u0131n\u0131n 37\u2019sinde (%7.5), yabanc\u0131 uyruklular\u0131n 2\u2019sinde (%1.9) hepatotoksisite geli\u015fmi\u015f olup T\u00fcrk vatanda\u015flar\u0131nda hepatotoksisite oran\u0131 yabanc\u0131 uyruklulara k\u0131yasla istatistiksel olarak daha y\u00fcksekti [\u201codds ratio\u201d (OR): 4.24; %95 g\u00fcven aral\u0131\u011f\u0131 (GA): 1.00\u201317.87; <i>p<\/i>=0.03]. Ya\u015f gruplar\u0131 incelendi\u011finde, 41 ya\u015f ve \u00fczeri hastalar\u0131n 25\u2019inde (%8.3), 40 ya\u015f ve alt\u0131ndaki hastalar\u0131n 14\u2019\u00fcnde (%4.7) hepatotoksisite geli\u015fti\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc; bu fark istatistiksel olarak anlaml\u0131 de\u011fildi (OR: 1.85; %95 GA: 0.94\u20133.64; <i>p<\/i>=0.06). Cinsiyet ile hepatotoksisite geli\u015fimi aras\u0131nda ise istatistiksel olarak anlaml\u0131 bir ili\u015fki saptanmad\u0131 (<i>p<\/i>=0.28) (Tablo 2).<\/p>\n<p>Ba\u015flang\u0131\u00e7 biyokimyasal parametreleri de\u011ferlendirildi\u011finde, daha sonra hepatotoksisite geli\u015fen hastalarda ALT, AST, ALP, GGT ve total bilirubin d\u00fczeylerinin daha y\u00fcksek oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc (<i>p<\/i>&lt;0.05). Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, glukoz, lipid profili bile\u015fenleri ve alb\u00fcmin d\u00fczeyleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan gruplar aras\u0131nda anlaml\u0131 fark saptanmad\u0131 (Tablo 2).<\/p>\n<p>Yap\u0131lan \u00e7oklu do\u011frusal ba\u011flant\u0131 analizinde varyans \u015fi\u015firme fakt\u00f6r\u00fc (VIF) de\u011ferleri ALT i\u00e7in 5.25, AST i\u00e7in 4.81 ve GGT i\u00e7in 1.34 idi. T\u00fcm VIF de\u011ferlerinin kritik e\u015fik olan 10\u2019un alt\u0131nda olmas\u0131, de\u011fi\u015fkenler aras\u0131nda ciddi d\u00fczeyde \u00e7oklu do\u011frusal ba\u011flant\u0131 bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi. Bununla birlikte, ALT ve AST de\u011fi\u015fkenleri aras\u0131nda g\u00f6rece y\u00fcksek d\u00fczeyde \u00e7oklu do\u011frusal ba\u011flant\u0131 ve biyolojik benzerlik dikkate al\u0131narak, karaci\u011fer hasar\u0131n\u0131 daha spesifik yans\u0131tmas\u0131 nedeniyle ALT modele dahil edildi, AST ise model stabilitesini korumak amac\u0131yla analiz d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131ld\u0131; ALP ve GGT gibi kolestatik s\u00fcre\u00e7leri yans\u0131tan di\u011fer karaci\u011fer enzimleri ise aday de\u011fi\u015fkenler olarak \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli modele dahil edildi.<\/p>\n<div id=\"attachment_32498\" style=\"width: 1086px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo3.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-32498\" class=\"size-full wp-image-32498\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo3.png\" alt=\"\" width=\"1076\" height=\"666\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo3.png 1076w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo3-390x241.png 390w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo3-810x501.png 810w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM39.3_5546_Tablo3-768x475.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1076px) 100vw, 1076px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-32498\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 3.<\/strong> \u0130lk Ay Hepatotoksisitesi \u0130\u00e7in \u00d6ng\u00f6r\u00fcc\u00fclerin \u00c7ok De\u011fi\u015fkenli Lojistik Regresyon Analizi (2018\u20132024)<\/p><\/div>\n<p>Geriye do\u011fru eleme (backward elimination) y\u00f6ntemiyle olu\u015fturulan \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli lojistik regresyon modelinde d\u00f6rt de\u011fi\u015fken nihai modelde yer ald\u0131. Ba\u015flang\u0131\u00e7 ALT (OR: 1.04), ALP (OR: 1.01), 41 ya\u015f ve \u00fczerinde olmak (OR: 2.16) ve total bilirubin d\u00fczeyi (OR: 5.00), hepatotoksisite geli\u015fimi ile anlaml\u0131 d\u00fczeyde ili\u015fkili ba\u011f\u0131ms\u0131z belirleyiciler olarak saptand\u0131 (Tablo 3). Tek de\u011fi\u015fkenli analizde anlaml\u0131 bulunan GGT de\u011fi\u015fkeni ise \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli analizde geriye do\u011fru eleme sonras\u0131nda istatistiksel anlaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kaybetti.<\/p>\n<p>\u00d6zellikle total bilirubin, yakla\u015f\u0131k be\u015f katl\u0131k OR de\u011feriyle en g\u00fc\u00e7l\u00fc ba\u011f\u0131ms\u0131z belirleyici olarak saptand\u0131. Bu bulgular, ba\u015flang\u0131\u00e7 karaci\u011fer fonksiyon parametrelerinin birlikte de\u011ferlendirilmesinin, LTB\u0130 profilaksisi \u00f6ncesinde y\u00fcksek riskli hastalar\u0131n belirlenmesine katk\u0131 sa\u011flayabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>\u00c7ok de\u011fi\u015fkenli lojistik regresyon modelinin uyum iyili\u011fi ve kalibrasyonu Hosmer-Lemeshow testi ile de\u011ferlendirilmi\u015f olup modelin verilerle uyumlu oldu\u011fu g\u00f6sterildi [\u03c7\u00b2=9.244; serbestlik derecesi (sd)=9; <i>p<\/i>=0.415 ].<\/p>\n<div id=\"attachment_32492\" style=\"width: 1078px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM-5546-Sekil1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-32492\" class=\"size-full wp-image-32492\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM-5546-Sekil1.png\" alt=\"\" width=\"1068\" height=\"1154\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM-5546-Sekil1.png 1068w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM-5546-Sekil1-241x260.png 241w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM-5546-Sekil1-500x540.png 500w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2026\/09\/KLM-5546-Sekil1-768x830.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1068px) 100vw, 1068px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-32492\" class=\"wp-caption-text\"><strong>\u015eekil 1.<\/strong> Erken Hepatotoksisiteyi \u00d6ng\u00f6ren Modelin ROC E\u011frisi Analizi<\/p><\/div>\n<p>Modelin ay\u0131rt edici g\u00fcc\u00fc ROC e\u011frisi analizi ile de\u011ferlendirildi ve AUC 0.780 (%95 GA: 0.707\u20130.853) olarak saptand\u0131. A\u015f\u0131r\u0131 uyum riskini de\u011ferlendirmek amac\u0131yla 1000 yinelemeli \u201cbootstrap\u201d i\u00e7 do\u011frulama (internal validation) analizi yap\u0131ld\u0131 ve modelin stabilitesi do\u011fruland\u0131. Youden indeksi kullan\u0131larak belirlenen optimal kesme noktas\u0131nda modelin duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 %81.6, \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc ise %62.5 olarak hesapland\u0131.<\/p>\n<h2><b>\u0130RDELEME<\/b><\/h2>\n<p>\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, 41 ya\u015f ve \u00fczerinde olma, \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli analizde hepatotoksisite geli\u015fimi ile anlaml\u0131 d\u00fczeyde ili\u015fkili bulunan ba\u011f\u0131ms\u0131z risk fakt\u00f6r\u00fc olarak saptand\u0131. Bu bulgu, ya\u015f\u0131n hepatotoksisite a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir risk fakt\u00f6r\u00fc oldu\u011funu g\u00f6steren literat\u00fcrle uyumludur. D\u00fcnya Sa\u011fl\u0131k \u00d6rg\u00fct\u00fc k\u0131lavuzlar\u0131na g\u00f6re 35 ya\u015f \u00fczerindeki bireyler hepatotoksisite a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u00fcksek riskli grup olarak kabul edilmekte ve olanaklar elverdi\u011fi takdirde bu hastalarda tedavi \u00f6ncesinde ba\u015flang\u0131\u00e7 karaci\u011fer fonksiyon testlerinin yap\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmektedir. Bu sonu\u00e7lar, LTB\u0130 profilaksisi uygulanacak hastalarda tedavi \u00f6ncesi risk de\u011ferlendirmesinde ya\u015f fakt\u00f6r\u00fcn\u00fcn dikkate al\u0131nmas\u0131n\u0131n ve izlem stratejilerinin bu do\u011frultuda bireyselle\u015ftirilmesinin \u00f6nemini desteklemektedir (10). Tek de\u011fi\u015fkenli analizde, T\u00fcrk vatanda\u015flar\u0131nda hepatotoksisite riski yabanc\u0131 uyruklu hastalara k\u0131yasla daha y\u00fcksek bulundu (<i>p<\/i>=0.03); ancak bu ili\u015fki \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli modelde anlaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015ftir. Bu durum, uyruk de\u011fi\u015fkenine atfedilen etkinin b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde ba\u015flang\u0131\u00e7 biyokimyasal parametrelerindeki farkl\u0131l\u0131klarla a\u00e7\u0131klanabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir. Cinsiyet ile hepatotoksisite geli\u015fimi aras\u0131nda ise hem tek de\u011fi\u015fkenli hem de \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli analizlerde istatistiksel olarak anlaml\u0131 bir ili\u015fki saptanmad\u0131.<\/p>\n<p>Laboratuvar parametrelerinin tek de\u011fi\u015fkenli analizlerinde, hepatotoksisite geli\u015fen hastalarda ALT, AST ve total bilirubin d\u00fczeylerine ek olarak ALP ve GGT ba\u015flang\u0131\u00e7 d\u00fczeylerinin de istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek oldu\u011fu saptand\u0131. Ancak nihai lojistik regresyon modelinde ALT, ALP ve total bilirubin ba\u015flang\u0131\u00e7 d\u00fczeyleri ile 41 ya\u015f ve \u00fczerinde olma, ba\u011f\u0131ms\u0131z belirleyiciler olarak kalm\u0131\u015ft\u0131r. ROC e\u011frisi analizinde AUC de\u011feri 0.780 olarak hesapland\u0131 ve modelin erken hepatotoksisite riski ta\u015f\u0131yan hastalar\u0131 ay\u0131rt edici g\u00fcce sahip oldu\u011funu g\u00f6sterdi. Bu bulgu, klinik pratikte rutin olarak \u00f6l\u00e7\u00fclen \u00fc\u00e7 biyokimyasal belirte\u00e7 olan ALT, ALP ve total bilirubinin ya\u015f ile birlikte erken risk s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131nda kullan\u0131labilirli\u011fini desteklemektedir. AUC de\u011ferinin orta-y\u00fcksek d\u00fczeyde olmas\u0131, bu parametrelerin \u00f6zellikle ileri tan\u0131sal y\u00f6ntemlerin s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu LTB\u0130 profilaksisi ortamlar\u0131nda, basitle\u015ftirilmi\u015f risk skorlama sistemleri veya tarama algoritmalar\u0131na entegre edilebilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye Ulusal Rehberi, ALT, AST ve total bilirubin d\u00fczeylerindeki y\u00fckselmeleri tedavinin kesilme kriterleri aras\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a tan\u0131mlamakla birlikte, ALP ve GGT gibi kolestatik s\u00fcre\u00e7leri yans\u0131tan di\u011fer karaci\u011fer enzimleri i\u00e7in net e\u015fik de\u011ferler belirtmemektedir. Bu ba\u011flamda, \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda hem ALP\u2019nin hem de total bilirubin d\u00fczeyinin ba\u011f\u0131ms\u0131z belirleyiciler olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, bu parametrelerin yaln\u0131zca tedavi kesme kriterleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, ayn\u0131 zamanda tedavi \u00f6ncesi risk de\u011ferlendirmesinde de \u00f6nemli rol oynayabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir. \u00d6zellikle total bilirubinin g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ba\u011f\u0131ms\u0131z belirleyici olarak saptanmas\u0131, subklinik karaci\u011fer fonksiyon bozuklu\u011funu yans\u0131tarak hepatotoksisite geli\u015fimine yatk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 erken d\u00f6nemde ortaya koyabilece\u011fini desteklemektedir. Ulusal rehber ayr\u0131ca ileri ya\u015ftaki bireyler ile mevcut ya da ge\u00e7irilmi\u015f karaci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131 olan hastalar\u0131n hepatotoksisite a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha y\u00fcksek risk ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamakta ve bu gruplarda profilaksi s\u00fcresince ayl\u0131k karaci\u011fer fonksiyon takibi \u00f6nermektedir (9). Bu bulgular, di\u011fer karaci\u011fer enzimleri normal olsa dahi ba\u015flang\u0131\u00e7 ALP ve total bilirubin d\u00fczeyleri y\u00fcksek olan hastalarda daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir de\u011ferlendirme yap\u0131lmas\u0131 ve gerekti\u011finde erken d\u00f6nemde gastroenteroloji kons\u00fcltasyonu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesini desteklemektedir.<\/p>\n<p>G\u00fcncel DS\u00d6 \u00f6nerileri, izoniyazid veya rifampisin temelli rejimlere ba\u015flanmadan \u00f6nce rutin ba\u015flang\u0131\u00e7 karaci\u011fer fonksiyon testlerini zorunlu k\u0131lmamaktad\u0131r. Ancak kronik karaci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131, alkol kullan\u0131m\u0131, HIV infeksiyonu veya ileri ya\u015f gibi risk fakt\u00f6rlerinin varl\u0131\u011f\u0131nda bu testlerin yap\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmektedir. Daha k\u0131sa s\u00fcreli ve daha d\u00fc\u015f\u00fck hepatotoksisite riski ta\u015f\u0131yan rifampisin temelli rejimlerde ise klinik belirti ve semptomlar\u0131n yak\u0131ndan izlenmesi yeterli g\u00f6r\u00fclebilmektedir (10). Bulgular\u0131m\u0131z bu yakla\u015f\u0131m\u0131 desteklemekte ve y\u00fcksek riskli hastalarda bireyselle\u015ftirilmi\u015f izlem stratejilerinin \u00f6nemini vurgulamaktad\u0131r. Hepatotoksisite a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u00fcksek riskli hastalarda\u2014\u00f6rne\u011fin ileri ya\u015ftaki bireyler veya ba\u015flang\u0131\u00e7 ALP d\u00fczeyi y\u00fcksek hastalar\u2014daha d\u00fc\u015f\u00fck hepatotoksik potansiyele sahip oldu\u011fu kabul edilen rifampisin temelli alternatif rejimlerin \u00f6ncelikli olarak de\u011ferlendirilmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Ulusal rehber 6 ayl\u0131k izoniyazid rejimini birinci basamak tedavi olarak \u00f6nermekle birlikte (9), g\u00fcncel literat\u00fcr se\u00e7ilmi\u015f hastalarda rifampisinin daha d\u00fc\u015f\u00fck hepatotoksisite oranlar\u0131 ve daha y\u00fcksek tedavi tamamlama oranlar\u0131 nedeniyle tercih edilebilece\u011fini g\u00f6stermektedir (11).<\/p>\n<p>Ulusal rehbere g\u00f6re tedavinin kesilme kriterleri \u015fu \u015fekilde tan\u0131mland\u0131: transaminaz d\u00fczeylerinin semptom varl\u0131\u011f\u0131na bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n normal \u00fcst s\u0131n\u0131r\u0131n be\u015f kat\u0131n\u0131 a\u015fmas\u0131 (ALT ve AST i\u00e7in \u226440 U\/lt); hepatit semptomlar\u0131 varl\u0131\u011f\u0131nda normal \u00fcst s\u0131n\u0131r\u0131n \u00fc\u00e7 kat\u0131n\u0131 a\u015fmas\u0131; ya da ba\u015fka bir neden olmaks\u0131z\u0131n bilirubin d\u00fczeyinin 1.5 mg\/dl\u2019nin \u00fczerine \u00e7\u0131kmas\u0131 (9). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda ba\u015flang\u0131\u00e7 ALP d\u00fczeyinin hepatotoksisite geli\u015fimiyle ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ili\u015fkili bulunmas\u0131, ALP d\u00fczeylerinin profilaksi \u00f6ncesinde ve tedavi s\u00fcrecindeki izlemde dikkate al\u0131nmas\u0131n\u0131n yararl\u0131 olabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>Modelimizde belirlenen biyobelirte\u00e7lerin basit ve yayg\u0131n olarak eri\u015filebilir olmas\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu risk s\u0131n\u0131fland\u0131rma yakla\u015f\u0131m\u0131 \u00f6zellikle kaynaklar\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011fu ortamlardaki LTB\u0130 profilaksi programlar\u0131nda hepatotoksisite izlemi i\u00e7in maliyet etkin ve \u00f6l\u00e7eklenebilir bir katk\u0131 sa\u011flayabilir. Son d\u00f6nem meta-analizler ve kohort \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 da anti-t\u00fcberk\u00fcloz tedavi s\u00fcrecinde ba\u015flang\u0131\u00e7 karaci\u011fer fonksiyon parametrelerinin hepatotoksisite riskini \u00f6ng\u00f6rmedeki de\u011ferini vurgulamaktad\u0131r (12\u201314). Bununla birlikte, g\u00fcncel literat\u00fcrde de belirtildi\u011fi \u00fczere, heterojen klinik ve laboratuvar verilerinin \u00f6ng\u00f6r\u00fcsel modellere entegre edilmesi, modern klinik karar destek sistemlerinin temel bile\u015fenlerinden biri haline gelmi\u015ftir. Bu ba\u011flamda, \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z rutin olarak elde edilebilen biyokimyasal belirte\u00e7lerin bir araya getirilmesiyle klinik a\u00e7\u0131dan uygulanabilir bir risk modeli geli\u015ftirilmesine y\u00f6nelik potansiyel bir yakla\u015f\u0131m sunmaktad\u0131r. Nitekim ulusal literat\u00fcrde de yapay zek\u00e2 ve veri temelli yakla\u015f\u0131mlar\u0131n infeksiyon hastal\u0131klar\u0131nda karar s\u00fcre\u00e7lerini desteklemedeki rol\u00fc giderek daha fazla vurgulanmakta olup bulgular\u0131m\u0131z bu \u00e7er\u00e7eve ile uyumludur (15).<\/p>\n<p>Bu \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n baz\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 bulunmaktad\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda rifampisin temelli profilaksi alan hasta say\u0131s\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 olmas\u0131 (n=11) ve bu grupta hepatotoksisite olgusu g\u00f6zlenmemesi nedeniyle, profilaksi rejimine g\u00f6re alt grup analizleri yap\u0131lamad\u0131. Bu durum, farkl\u0131 tedavi rejimlerinin hepatotoksisite profillerinin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 k\u0131s\u0131tlamaktad\u0131r. \u0130la\u00e7 hepatotoksisitesi \u00fczerine etkili olan baz\u0131 de\u011fi\u015fkenler (alkol kullan\u0131m\u0131, kronik karaci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131, hepatit B virusu (HBV)\/hepatit C virusu (HCV) durumu, HIV ve v\u00fccut k\u00fctle indeksi) literat\u00fcrde tan\u0131ml\u0131 olmas\u0131na kar\u015f\u0131n veri setinde bulunmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u00e7ok de\u011fi\u015fkenli analize dahil edilmedi. Bu durum kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 de\u011fi\u015fkenlerin kontrol edilmesini g\u00fc\u00e7le\u015ftirdi\u011fi i\u00e7in sonu\u00e7lara ihtiyatl\u0131 yakla\u015f\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. \u0130la\u00e7 yan etkileri hasta dosyalar\u0131nda sistematik ve standart bi\u00e7imde belgelenmedi. Ulusal rehberin 2019 y\u0131l\u0131nda yay\u0131mlanan ikinci bask\u0131s\u0131ndan \u00f6nce ve sonra hepatotoksisite y\u00f6netim protokollerindeki farkl\u0131l\u0131klar analiz s\u00fcrecinde zorluk yaratt\u0131. \u00c7al\u0131\u015fmada kullan\u0131lan biyokimyasal parametrelerin farkl\u0131 laboratuvarlardan elde edilmi\u015f olmas\u0131 nedeniyle, referans aral\u0131klar\u0131 ve \u00f6l\u00e7\u00fcm y\u00f6ntemlerindeki farkl\u0131l\u0131klar sonu\u00e7larda de\u011fi\u015fkenli\u011fe yol a\u00e7m\u0131\u015f olabilir. Son olarak, rifampisin temelli rejimle tedavi edilen hasta say\u0131s\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 olmas\u0131 nedeniyle rifampisine ba\u011fl\u0131 hepatotoksisite riskinin ayr\u0131 olarak analiz edilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmam\u0131\u015f ve bu durum farkl\u0131 profilaksi protokollerinin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmal\u0131 de\u011ferlendirilmesini k\u0131s\u0131tlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda 41 ya\u015f ve \u00fczerinde olma ile ba\u015flang\u0131\u00e7 ALT, ALP ve total bilirubin d\u00fczeylerinin LTB\u0130 profilaksisi s\u0131ras\u0131nda hepatotoksisite geli\u015fimi ile ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak ili\u015fkili oldu\u011fu saptand\u0131. Bu de\u011fi\u015fkenlerin profilaksi \u00f6ncesinde hepatotoksisite a\u00e7\u0131s\u0131ndan risk de\u011ferlendirmesinde kullan\u0131labilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmektedir. Bulgular\u0131n farkl\u0131 pop\u00fclasyonlarda do\u011frulanmas\u0131 i\u00e7in daha geni\u015f \u00f6rneklemli, prospektif \u00e7al\u0131\u015fmalara ihtiya\u00e7 vard\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u0130R\u0130\u015e T\u00fcberk\u00fcloz, etkin tedavi se\u00e7eneklerinin varl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen hem aktif hem de latent formlar\u0131yla k\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte \u00f6nemli bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sorunu olmaya devam etmektedir. D\u00fcnya Sa\u011fl\u0131k \u00d6rg\u00fct\u00fc (DS\u00d6), hastal\u0131\u011f\u0131n yayg\u0131n etkisini dikkate alarak 1993 y\u0131l\u0131nda t\u00fcberk\u00fclozu k\u00fcresel bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 acil durumu ilan etmi\u015f ve koordineli kontrol \u00e7abalar\u0131n\u0131n gereklili\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131r. Eliminasyon s\u00fcrecini h\u0131zland\u0131rmak amac\u0131yla DS\u00d6, 2014 [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":5,"featured_media":32658,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[5129],"tags":[6351,6350,6349,2859,3470],"class_list":["post-32385","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgun-arastirma","tag-hepatotoksisite","tag-izoniyazid","tag-latent-tuberkuloz-infeksiyonu","tag-profilaksi","tag-rifampisin"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/32385","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/5"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=32385"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/32385\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":32638,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/32385\/revisions\/32638"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/32658"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=32385"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=32385"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=32385"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}