{"id":30100,"date":"2025-03-21T13:30:18","date_gmt":"2025-03-21T10:30:18","guid":{"rendered":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/?p=30100"},"modified":"2025-03-21T16:40:04","modified_gmt":"2025-03-21T13:40:04","slug":"solunum-yolu-infeksiyonlarinin-tanisinda-molekuler-panel-sonuclarinin-klinik-ve-demografik-ozelliklere-gore-yorumlanmasi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/2025\/03\/21\/solunum-yolu-infeksiyonlarinin-tanisinda-molekuler-panel-sonuclarinin-klinik-ve-demografik-ozelliklere-gore-yorumlanmasi\/","title":{"rendered":"Solunum Yolu \u0130nfeksiyonlar\u0131n\u0131n Tan\u0131s\u0131nda Molek\u00fcler Panel Sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n Klinik ve Demografik \u00d6zelliklere G\u00f6re Yorumlanmas\u0131"},"content":{"rendered":"<h2 class=\"p1\">G\u0130R\u0130\u015e<\/h2>\n<p class=\"p2\">Solunum yolu infeksiyonlar\u0131 (SY\u0130\u2019ler) d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda \u00f6nemli bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sorunudur; h\u0131zl\u0131 ve kolay bula\u015fmalar\u0131 nedeniyle hem hastaneye yat\u0131\u015flardan hem de \u00f6l\u00fcmlerden \u00f6nemli derecede sorumludurlar. Bu durum, k\u00fcresel olarak sa\u011fl\u0131k sistemleri \u00fczerinde hem t\u0131bbi hem de ekonomik a\u00e7\u0131dan b\u00fcy\u00fck y\u00fck olu\u015fturmaktad\u0131r (1,2).<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7e\u015fitli bakteri ve viruslar\u0131n etken oldu\u011fu SY\u0130\u2019lerin benzer semptomlarla seyretmeleri nedeniyle tan\u0131lar\u0131nda zorluk ya\u015fanmaktad\u0131r. Bu durum, antibiyotiklerin gereksiz bir \u015fekilde re\u00e7etelendirilmesine ve buna ba\u011fl\u0131 olarak antibiyotik diren\u00e7li su\u015flar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na neden olmaktad\u0131r (3). \u00dclkemiz antibiyotik kullan\u0131m\u0131n\u0131n ve buna ba\u011fl\u0131 olarak antimikrobiyal direncin y\u00fcksek oldu\u011fu \u00fclkeler aras\u0131ndad\u0131r (4). Amerika Birle\u015fik Devletleri (ABD) ve Kanada gibi geli\u015fmi\u015f \u00fclkelerde de antibiyotik re\u00e7etelerinin %30-50\u2019sinin uygun olmad\u0131\u011f\u0131 tahmin edilmektedir. Ayr\u0131ca, t\u00fcm antibiyotik re\u00e7etelerinin yakla\u015f\u0131k %50\u2019sinin \u00fcst solunum yolu infeksiyonlar\u0131 i\u00e7in yaz\u0131lmas\u0131, bu t\u00fcr infeksiyonlarda uygunsuz antibiyotik kullan\u0131m\u0131n\u0131n y\u00fcksek oldu\u011funu g\u00f6stermektedir (5).<\/p>\n<p class=\"p3\">Uygun ve etkin tedavi i\u00e7in h\u0131zl\u0131 ve kesin tan\u0131 testlerine ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Geleneksel k\u00fclt\u00fcr tabanl\u0131 y\u00f6ntemler, yetkin personel ihtiyac\u0131 ve uzun i\u015flem s\u00fcreleri nedeniyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmaktad\u0131r. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k, multipleks polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) teknikleri solunum yolu patojenlerini tan\u0131mlamada y\u00fcksek do\u011fruluk ve h\u0131z sa\u011flamaktad\u0131r (3). Benzer \u015fekilde, n\u00fckleik asit amplifikasyon testleri de SY\u0130 etkenlerinin tespiti i\u00e7in en hassas y\u00f6ntemler olarak kabul edilmektedir (6). G\u00fcn\u00fcm\u00fczde SY\u0130 etkenlerini ayn\u0131 anda tespit etmeye y\u00f6nelik sendromik panel testleri kullan\u0131lmaktad\u0131r. S\u00f6z konusu testler sayesinde \u00fcst SY\u0130 etkenlerinin k\u0131sa s\u00fcrede tespiti m\u00fcmk\u00fcn olmaktad\u0131r; bu durum antimikrobiyal veya antiviral tedavinin zaman\u0131nda ve uygun \u015fekilde verilmesine olanak sa\u011flayarak antimikrobiyal y\u00f6netimini kolayla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r (7).<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131z\u0131n amac\u0131, solunum yolu paneli sonu\u00e7lar\u0131 ile hastalar\u0131n demografik verileri, \u015fikayet ve semptomlar\u0131, e\u015flik eden hastal\u0131klar\u0131 ve ba\u015flang\u0131\u00e7 laboratuvar parametreleri aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi de\u011ferlendirmek, ki-kare otomatik etkile\u015fim (Chi-Square Automatic Interaction Detection \u2013<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>CHAID) algoritmas\u0131n\u0131 kullanarak SY\u0130\u2019lere etki eden fakt\u00f6rleri belirlemek ve b\u00f6ylece klinisyenlere tan\u0131 s\u00fcreci i\u00e7in destek sunmakt\u0131r. Ayr\u0131ca molek\u00fcler testlerin daha bilin\u00e7li bir \u015fekilde kullan\u0131m\u0131n\u0131n geli\u015ftirilmesi, etkin tedavinin k\u0131sa s\u00fcrede uygulanmas\u0131 ve bu \u015fekilde ekonomiye olan y\u00fck\u00fcn azalt\u0131lmas\u0131 hedeflenmektedir.<\/p>\n<h2 class=\"p4\">Y\u00d6NTEMLER<\/h2>\n<p class=\"p2\">\u00c7al\u0131\u015fma retrospektif olarak ger\u00e7ekle\u015ftirildi ve Eyl\u00fcl 2023\u2013Nisan 2024 tarihleri aras\u0131nda mikrobiyoloji laboratuvar\u0131na solunum yolu paneli istemi ile g\u00f6nderilen toplam 915 \u00f6rnek \u00e7al\u0131\u015fmaya dahil edildi. Hastalar\u0131n epidemiyolojik \u00f6zellikleri, istem an\u0131ndaki vital bulgular\u0131, \u015fikayetleri, l\u00f6kosit say\u0131lar\u0131, C-reaktif protein de\u011ferleri ve sahip olduklar\u0131 ek hastal\u0131klar (hipertansiyon, diabetes mellitus, kronik obstr\u00fcktif akci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131, akut-kronik b\u00f6brek yetmezli\u011fi, malignite, imm\u00fcn sistem hastal\u0131klar\u0131) hasta dosyalar\u0131ndan elde edildi.<\/p>\n<p class=\"p3\">Farkl\u0131 ya\u015f gruplar\u0131n\u0131 ve t\u00fcm ili kapsayan \u00f6rnekler nasofarengeal s\u00fcr\u00fcnt\u00fc y\u00f6ntemiyle al\u0131narak naSTM<span class=\"s1\">\u00ae<\/span> numune ta\u015f\u0131ma ortam\u0131nda (MAYGEN Laboratuvar Hizmetleri Ltd. \u015eti, T\u00fcrkiye) laboratuvara g\u00f6nderildi. G\u00f6nderilen \u00f6rnekler Qiagen<span class=\"s1\">\u00ae<\/span>QIAstat-Dx analyzer 1.0 (Qiagen, Almanya) cihaz\u0131nda QIAstat-Dx<span class=\"s1\">\u00ae<\/span> Respiratory SARS-CoV-2 panel kiti (Qiagen, Almanya) ile \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131. Bu kit; rhinovirus\/enterovirus, solunum sinsityal virusu (RSV) A\/B, SARS-CoV-2, influenza A, influenza A subtip H1, influenza H1N1\/2009, influenza A subtip H3, influenza B, parainfluenza virus (PIV) 1, PIV 2, PIV 3, PIV 4, human coronavirus (HCoV) OC43, HCoV NL63, HCoV HKU1, HCoV 229E, adenovirus, <i>Bordetella pertussis<\/i>, <i>Mycoplasma pneumoniae<\/i>, human metapneumovirus (HMPV) A\/B, <i>Legionella pneumophilla<\/i>, human bocavirus (HBoV) etkenlerini yakla\u015f\u0131k 69 dakikada tespit etmekte idi.<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fma i\u00e7in Giresun E\u011fitim ve Ara\u015ft\u0131rma Hastanesi Bilimsel Ara\u015ft\u0131rmalar Etik Kurulu\u2019ndan 6 Kas\u0131m 2023 tarih ve 06.11.2023\/10 karar numaras\u0131yla onay al\u0131nd\u0131.<\/p>\n<h3 class=\"p6\">\u0130statistiksel Analizler<\/h3>\n<p class=\"p2\">Verilerin analizi, SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) versiyon 20.0 program\u0131 (IBM Corp., Armonk, NY, ABD) ile yap\u0131ld\u0131. Etken durumu ile birlikte hastalar\u0131n ya\u015f gruplar\u0131, cinsiyetleri, klinik bulgular\u0131, yatt\u0131klar\u0131 servis, ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki i\u00e7in Phi katsay\u0131s\u0131 ve <i>p<\/i> de\u011feri, CRP ve l\u00f6kosit de\u011ferleri i\u00e7in al\u0131c\u0131 i\u015fletim karakteristi\u011fi e\u011frisi (Receiver Operating Characteristic Curve \u2013 ROC) kullan\u0131ld\u0131. Ayr\u0131ca, panel istemini etkileyen fakt\u00f6rleri analiz etmek i\u00e7in CHAID algoritmas\u0131 uyguland\u0131; CHAID kategorik de\u011fi\u015fkenler aras\u0131ndaki anlaml\u0131 etkile\u015fimleri belirleyerek veri k\u00fcmelerini segmentlere ay\u0131ran ve karar a\u011fac\u0131 tekni\u011fine dayanan bir makine \u00f6\u011frenmesi s\u0131n\u0131fland\u0131rma y\u00f6ntemidir. (8,9).<\/p>\n<h2 class=\"p4\">BULGULAR<\/h2>\n<div id=\"attachment_30298\" style=\"width: 1079px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30298\" class=\"size-full wp-image-30298\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil1.png\" alt=\"\" width=\"1069\" height=\"899\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil1.png 1069w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil1-309x260.png 309w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil1-642x540.png 642w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil1-768x646.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1069px) 100vw, 1069px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30298\" class=\"wp-caption-text\"><strong>\u015eekil 1.<\/strong> Cinsiyete G\u00f6re Hasta Da\u011f\u0131l\u0131m\u0131<\/p><\/div>\n<p class=\"p2\">Laboratuvara solunum yolu paneli istemi ile g\u00f6nderilen 915 \u00f6rne\u011fin 559 (%61.09)\u2019unun test sonucu pozitif olup toplam 689 etken tespit edilmi\u015fti. Hastalar\u0131n genel ya\u015f ortalamas\u0131 40.24 (\u00b133.82) ve pozitif hastalar\u0131n ya\u015f ortalamas\u0131 30.77 (\u00b133.37) y\u0131l idi. Hastalar\u0131n cinsiyete g\u00f6re da\u011f\u0131l\u0131mlar\u0131 \u015eekil 1\u2019de sunuldu. Erkek hastalar\u0131n %58.48\u2019inde, kad\u0131n hastalar\u0131n ise %64.08\u2019inde en az bir etken pozitif olarak tespit edilmi\u015fti. Cinsiyete g\u00f6re de\u011ferlendirildi\u011finde pozitif ve negatif hasta gruplar\u0131 aras\u0131nda istatistiksel olarak anlaml\u0131 bir fark bulunmad\u0131.<\/p>\n<p class=\"p3\">Ya\u015f gruplar\u0131na g\u00f6re analiz edildi\u011finde, 0 ya\u015f, 1-18 ya\u015f, 19-65 ya\u015f ve 65 ya\u015f \u00fcst\u00fc kategorilerine ayr\u0131lan \u00f6rneklerin pozitiflik oranlar\u0131 s\u0131ras\u0131yla %89.70, %76.5, %52.6 ve %43.70 olarak tespit edildi. Pozitif ve negatif hasta gruplar\u0131 ya\u015fa g\u00f6re de\u011ferlendirildi\u011finde, \u226418 ya\u015f olan grupta pozitiflik oran\u0131n\u0131n istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc (<i>p<\/i>&lt;0.05).<\/p>\n<div id=\"attachment_30301\" style=\"width: 2899px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30301\" class=\"size-full wp-image-30301\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo1.png\" alt=\"\" width=\"2889\" height=\"1390\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo1.png 2889w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo1-390x188.png 390w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo1-810x390.png 810w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo1-768x370.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2889px) 100vw, 2889px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30301\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 1.<\/strong> Solunum Yolu \u0130nfeksiyon Etkenlerinin Da\u011f\u0131l\u0131m\u0131<\/p><\/div>\n<p class=\"p3\">\u00d6rnekler kaynaklar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011ferlendirildi\u011finde, 915 \u00f6rne\u011fin 564\u2019\u00fc servis, 212\u2019si yo\u011fun bak\u0131m, 139\u2019u poliklinik hastalar\u0131na ait oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc; pozitiflik oranlar\u0131 s\u0131ras\u0131yla %60.46, %59.43 ve %66.18 idi. Hastalar\u0131n yatt\u0131\u011f\u0131 b\u00f6l\u00fcm ve etken aras\u0131nda istatistiksel olarak anlaml\u0131 bir ili\u015fki yoktu. Pozitif hastalara bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, en s\u0131k olarak human rhinovirus (HRV) (%36.31) tespit edilirken, <i>L. pneumophilla<\/i> ve HBoV hi\u00e7 tespit edilmemi\u015fti.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>Bakteri ve virusun birlikte etken olduklar\u0131 infeksiyon durumu 12 hastada, yaln\u0131zca bakteriyel infeksiyon ise yedi hastada tespit edilirken, 540 (%96.6) hastada tekli veya \u00e7oklu viral etkenler g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Pozitiflik tespit edilen 559 hastan\u0131n %21.82\u2019sinde iki veya daha fazla etken birlikte idi; en s\u0131k olarak HRV-RSV birlikteli\u011fi tespit edildi. Solunum yolu infeksiyon etkenlerinin tekli ve koinfeksiyonlardaki da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 Tablo 1\u2019de sunuldu.<\/p>\n<div id=\"attachment_30303\" style=\"width: 2196px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil2.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30303\" class=\"size-full wp-image-30303\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil2.png\" alt=\"\" width=\"2186\" height=\"1337\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil2.png 2186w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil2-390x239.png 390w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil2-810x495.png 810w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil2-768x470.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2186px) 100vw, 2186px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30303\" class=\"wp-caption-text\"><strong>\u015eekil 2.<\/strong> Etkenlerin Aylara G\u00f6re Da\u011f\u0131l\u0131m\u0131<\/p><\/div>\n<p class=\"p3\">Eyl\u00fcl, Ekim, Aral\u0131k aylar\u0131nda en s\u0131k g\u00f6r\u00fclen etken HRV iken, Kas\u0131m ay\u0131nda RSV, Ocak ve \u015eubat ay\u0131nda ise influenza viruslar\u0131 tespit edilmi\u015fti. Etkenlerin aylara g\u00f6re de\u011fi\u015fimlerinin istatistiksel olarak anlaml\u0131 oldu\u011fu belirlendi (<i>p<\/i>&lt;0.05). Aylara g\u00f6re g\u00f6r\u00fclme s\u0131kl\u0131klar\u0131 de\u011fi\u015fmeyen etkenler <i>B. pertussis<\/i>, <i>M. pneumoniae <\/i>ve HMPV idi (\u015eekil 2).<\/p>\n<div id=\"attachment_30305\" style=\"width: 1536px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil3.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30305\" class=\"size-full wp-image-30305\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil3.png\" alt=\"\" width=\"1526\" height=\"1790\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil3.png 1526w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil3-222x260.png 222w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil3-460x540.png 460w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil3-768x901.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1526px) 100vw, 1526px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30305\" class=\"wp-caption-text\"><strong>\u015eekil 3.<\/strong> Etken Durumu ile Klinik Bulgular\u0131n \u0130li\u015fkisi<\/p><\/div>\n<p class=\"p3\">Panel pozitif ve negatif hastalar\u0131n \u00f6rnek al\u0131m\u0131 esnas\u0131ndaki \u015fikayetleri incelendi\u011finde, panel pozitif grupta en s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan \u015fik\u00e2yet \u00f6ks\u00fcr\u00fck (%58.85) olup bu hastalar\u0131n %81.2\u2019sinde en az bir etken pozitif idi. Pozitif hastalar, en belirgin olarak \u00f6ks\u00fcr\u00fck a\u00e7\u0131s\u0131ndan negatif hastalardan ayr\u0131\u015f\u0131rken, balgam, bo\u011faz a\u011fr\u0131s\u0131 ve burun ak\u0131nt\u0131s\u0131 da di\u011fer \u00f6ne \u00e7\u0131kan klinik bulgular olarak g\u00f6zlendi (\u015eekil 3).<\/p>\n<div id=\"attachment_30307\" style=\"width: 1077px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo2.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30307\" class=\"size-full wp-image-30307\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo2.png\" alt=\"\" width=\"1067\" height=\"585\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo2.png 1067w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo2-390x214.png 390w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo2-810x444.png 810w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Tablo2-768x421.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1067px) 100vw, 1067px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30307\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 2.<\/strong> Etken Durumu ile Klinik Bulgu Aras\u0131ndaki \u0130li\u015fki (<i>p<\/i>&lt;0.05)<\/p><\/div>\n<p class=\"p3\">Etken durumu ile klinik bulgular aras\u0131ndaki ili\u015fki incelendi\u011finde, s\u0131ras\u0131yla \u00f6ks\u00fcr\u00fck, burun ak\u0131nt\u0131s\u0131, balgam ve bo\u011faz a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131n istatistiksel olarak anlaml\u0131 bir farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterdi\u011fi tespit edildi (<i>p<\/i>&lt;0.05). Dolay\u0131s\u0131yla bu klinik bulgular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131nda, hastalar\u0131n %95 olas\u0131l\u0131kla etken pozitif oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir (Tablo 2).<\/p>\n<div id=\"attachment_30309\" style=\"width: 1079px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil4.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30309\" class=\"size-full wp-image-30309\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil4.png\" alt=\"\" width=\"1069\" height=\"1143\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil4.png 1069w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil4-243x260.png 243w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil4-505x540.png 505w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil4-768x821.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1069px) 100vw, 1069px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30309\" class=\"wp-caption-text\"><strong>\u015eekil 4.<\/strong> Etken Durumunun Ek Hastal\u0131k Varl\u0131\u011f\u0131na G\u00f6re Da\u011f\u0131l\u0131m\u0131<\/p><\/div>\n<div id=\"attachment_30311\" style=\"width: 2549px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil5.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-30311\" class=\"wp-image-30311 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil5.png\" alt=\"\" width=\"2539\" height=\"3164\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil5.png 2539w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil5-209x260.png 209w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil5-433x540.png 433w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2025\/03\/KD.C38.S1_5162_Sekil5-768x957.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2539px) 100vw, 2539px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-30311\" class=\"wp-caption-text\"><strong>\u015eekil 6.<\/strong> CRP ve L\u00f6kosit De\u011ferleri \u0130\u00e7in ROC E\u011frisi<\/p><\/div>\n<p class=\"p3\">Etken durumu ile ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki \u015eekil 4\u2019te sunuldu. Panel negatif grupta ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 panel pozitif gruba g\u00f6re daha fazla olup istatistiksel olarak da anlaml\u0131 idi (<i>p<\/i>&lt;0.05). Ek hastal\u0131\u011f\u0131 bulunan ki\u015filerin %55.2\u2019sinin panel sonucu negatifti. Bu hastalar\u0131n %80.24\u2019\u00fcnde \u00f6ks\u00fcr\u00fck g\u00f6r\u00fclmeyip %35.08\u2019inde de hi\u00e7 semptom tespit edilmedi. Ayr\u0131ca, ek hastal\u0131k olarak herhangi bir hematolojik hastal\u0131\u011fa sahip ki\u015filerin %61.6\u2019s\u0131nda panel sonucu negatifti. CRP de\u011feri ve l\u00f6kosit say\u0131s\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan panel pozitif ve negatif gruplar aras\u0131ndaki kesim noktalar\u0131n\u0131 belirlenmek i\u00e7in ROC e\u011frisinden yararlan\u0131ld\u0131; CRP ve l\u00f6kosit i\u00e7in \u201carea under the curve\u201d (AUC) de\u011ferleri s\u0131ras\u0131yla 0.571 ve 0.547 idi (\u015eekil 5). Bu de\u011ferler 0.5\u2019e yak\u0131n oldu\u011fundan g\u00fcvenilir ve ay\u0131rt edici bir kesim noktas\u0131 belirlenemedi. Negatif ve pozitif hastalar\u0131n ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131ndaki CRP de\u011ferlerine ili\u015fkin \u00f6zet istatistikler Tablo 3\u2019te sunuldu. Negatif ve pozitif hastalar\u0131n ek hastal\u0131k durumuna g\u00f6re CRP medyan de\u011ferleri aras\u0131nda fark olup olmad\u0131\u011f\u0131 Mann-Whitney U testi ile analiz edildi. Panel sonucu negatif olup ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerin CRP medyan de\u011ferleri panel sonucu negatif ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 olmayanlara g\u00f6re daha b\u00fcy\u00fckt\u00fc. Benzer \u015fekilde, pozitif ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 bulunan ki\u015filerin CRP medyan de\u011ferleri, pozitif ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 olmayan ki\u015filere k\u0131yasla daha y\u00fcksek bulundu. Sonu\u00e7 olarak, CRP de\u011ferleri hem pozitif hem negatif olan hasta gruplar\u0131nda ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek bulundu (<i>p<\/i>&lt;0.05).<\/p>\n<p class=\"p3\">\u015eekil 6\u2019da sunulan CHAID algoritmas\u0131na g\u00f6re, panel sonucunun pozitif veya negatif olmas\u0131nda s\u0131ras\u0131yla \u00f6ks\u00fcr\u00fck durumu, ya\u015f, ek hastal\u0131k ve dispnenin etkili oldu\u011fu g\u00f6zlendi. Panel pozitif hastalarda \u00f6ks\u00fcr\u00fck s\u0131kl\u0131\u011f\u0131, panel negatif gruba k\u0131yasla istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek bulundu (<i>p<\/i>&lt;0.05). \u00d6ks\u00fcr\u00fc\u011f\u00fc olan ki\u015filerde hastal\u0131\u011f\u0131n pozitif olma oran\u0131 %81.2 olarak tespit edildi; bu noktada, ya\u015f aral\u0131klar\u0131n\u0131n da hastal\u0131\u011f\u0131n pozitif olma oranlar\u0131n\u0131 etkiledi\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc. \u00d6ks\u00fcr\u00fc\u011f\u00fc olup 18 ve daha k\u00fc\u00e7\u00fck ya\u015fta olan ki\u015filerde hastal\u0131\u011f\u0131n pozitif olma oran\u0131 %92.9 iken 18\u2019den b\u00fcy\u00fck ya\u015ftaki ki\u015filer i\u00e7in bu oran %68.7\u2019ye d\u00fc\u015fmekteydi. Dolay\u0131s\u0131yla \u00f6ks\u00fcr\u00fck varl\u0131\u011f\u0131, ya\u015f aral\u0131klar\u0131na g\u00f6re farkl\u0131 pozitiflik oranlar\u0131 g\u00f6stermekle birlikte hastal\u0131\u011f\u0131n pozitif olmas\u0131nda olduk\u00e7a etkilidir.<\/p>\n<p class=\"p3\">CHAID algoritmas\u0131na g\u00f6re, ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 istatistiksel olarak panel negatif grupta daha yayg\u0131n idi (<i>p<\/i>&lt;0.05). Ayr\u0131ca, \u00f6ks\u00fcr\u00fc\u011f\u00fc bulunmayan ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerde negatiflik oran\u0131n\u0131n istatistiksel olarak anlaml\u0131 oldu\u011fu belirlendi (<i>p<\/i>&lt;0.05). Dispne varl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ise pozitif ve negatif gruplar aras\u0131nda istatistiksel olarak anlaml\u0131 bir fark tespit edilmemekle birlikte \u00f6ks\u00fcr\u00fck semptomu olmayan ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 bulunan hastalarda negatiflik oran\u0131n\u0131n istatistiksel olarak anlaml\u0131 oldu\u011fu tespit edildi (<i>p<\/i>&lt;0.05). Dispnesi olmayan ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerin %71.3\u2019\u00fcnde panel sonucu negatifti. CHAID algoritmas\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131flama ba\u015far\u0131s\u0131 %72 [G\u00fcven aral\u0131\u011f\u0131 (GA)=%0.68 &#8211; %79] olarak, duyarl\u0131l\u0131k ve \u00f6zg\u00fcll\u00fc\u011f\u00fc ise s\u0131ras\u0131yla %82 ve %56 olarak tespit edildi.<\/p>\n<h2 class=\"p4\">\u0130RDELEME<\/h2>\n<p class=\"p2\">Solunum yolu infeksiyonlar\u0131, a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak \u00e7ocukluk d\u00f6neminde g\u00f6r\u00fclmekle birlikte, t\u00fcm d\u00fcnyada \u00f6nemli bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sorunu olarak \u00f6nemli bir mortalite ve morbidite nedenidir (10). Etken \u00e7o\u011funlukla viral olmas\u0131na ra\u011fmen SY\u0130\u2019ler en \u00e7ok antibiyotik tedavisi ba\u015flanan hastal\u0131klar\u0131n ba\u015f\u0131nda gelmektedir (5,11). Molek\u00fcler testler, klinik pratik i\u00e7erisinde \u00f6zellikle viral etkenlerin h\u00e2kim oldu\u011fu etiyolojinin saptanabilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli katk\u0131lar sa\u011flamaktad\u0131r.<\/p>\n<p class=\"p3\">Solunum yolu infeksiyonlar\u0131 genel olarak viruslardan kaynaklan\u0131r ve bunu bakteriyel infeksiyonlar izler. Ancak bu iki etken grubunun neden oldu\u011fu semptomlar spesifik de\u011fildir ve birbirinden ay\u0131rt edilemez. Mevcut tan\u0131 y\u00f6ntemlerinin zaman\u0131nda ve do\u011fru sonu\u00e7lar\u0131 sa\u011flamadaki s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 nedeniyle de bu infeksiyonlar genellikle ampirik geni\u015f spektrumlu antibiyotiklerle tedavi edilmektedir (12,13). G\u00fcn\u00fcm\u00fczde uygunsuz antibiyotik kullan\u0131m\u0131 \u00f6zellikle SY\u0130\u2019lerde \u00e7ok y\u00fcksektir (5). Bu durum halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 tehdidi olan antibiyotik direncinin en \u00f6nemli nedenlerinden biridir (14). Molek\u00fcler testlerin antibiyotik kullan\u0131m\u0131na etkisi ile ilgili farkl\u0131 sonu\u00e7lar veren \u00e7al\u0131\u015fmalar mevcuttur (15-17). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, solunum yolu paneli istemi yap\u0131lan toplam 915 hastan\u0131n test sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n %61.09\u2019u pozitifti ve pozitif hastalar\u0131n da %96.6\u2019s\u0131nda viral bir ya da birden fazla etken saptanm\u0131\u015ft\u0131. Viral etkenlerin k\u0131sa bir s\u00fcrede tespit edilmesi, ampirik ba\u015flanan ya da ba\u015flanmas\u0131 planlanan antibiyotiklerin kullan\u0131m\u0131na gerek kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilir. Di\u011fer yanda, h\u0131zl\u0131 tan\u0131 sayesinde uygun antiviral tedavinin k\u0131sa s\u00fcrede ba\u015flanmas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcn olmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca etkenin h\u0131zl\u0131 tespiti, uygun olmayan antibiyotik kullan\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6nlenmesinin yan\u0131 s\u0131ra, hastaneye yatan hastalardaki gerekli izolasyon politikalar\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131, bula\u015fman\u0131n \u00f6nlenmesi, gerekti\u011fi durumlarda temasl\u0131 takibi ve g\u00f6zetiminin yap\u0131lmas\u0131 i\u00e7in gerekli stratejilerin uygulanmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lacak ve tamamlay\u0131c\u0131 testlere olan ihtiyac\u0131n azalmas\u0131n\u0131 da sa\u011flayacakt\u0131r (2). Ancak, molek\u00fcler testlerin yayg\u0131n bir \u015fekilde kullan\u0131lmas\u0131 sonucu ortaya \u00e7\u0131kacak ekonomik y\u00fck de de\u011ferlendirilmelidir (13).<\/p>\n<p class=\"p3\">Solunum yolu panelinin, etkeni h\u0131zl\u0131 tespit etmesinin yan\u0131 s\u0131ra koinfeksiyonlar\u0131 da belirleyebilmesi \u00f6nemli bir avantajd\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, pozitiflik tespit edilen hastalar\u0131n %21.82\u2019sinde iki veya daha fazla etken birlikte tespit edilmi\u015fti. En s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan koinfeksiyon ise HRV-RSV birlikteli\u011fi idi. Yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar, koinfeksiyonlar\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131n \u015fiddetini, bron\u015fiolit ve pn\u00f6moni geli\u015fme oran\u0131n\u0131 ve hastaneye yat\u0131\u015flar\u0131n artmas\u0131 gibi olumsuz sonu\u00e7larda rol oynad\u0131\u011f\u0131n\u0131 desteklemektedir (18,19). Yap\u0131lan bir \u00e7al\u0131\u015fmada, RSV-HRV ve RSV-PIV koinfeksiyonlar\u0131n\u0131n, bu viruslardan herhangi biriyle geli\u015fen tekil infeksiyonlara k\u0131yasla daha y\u00fcksek pn\u00f6moni riski olu\u015fturdu\u011funa dair kan\u0131tlar bildirilmi\u015ftir (20). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda da RSV-HRV ve RSV-PIV birlikteli\u011fi tespit edilen olgular bulunmaktad\u0131r. Klasik y\u00f6ntemlerle tespit edilmesi veya bir klinisyen taraf\u0131ndan \u00f6ng\u00f6r\u00fclmesi olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7 olan fakat ciddi klinik seyirle izleyen bu koinfeksiyonlar\u0131n erken ve do\u011fru tespiti, etkin tedavi ve \u00f6nlemlerin al\u0131nmas\u0131, klinik sonu\u00e7lar\u0131n iyile\u015ftirilmesi a\u00e7\u0131s\u0131ndan son derece \u00f6nemlidir (1). HRV\u2019nin bakteriyel infeksiyonlarla da koinfeksiyon olu\u015fturabildi\u011fi ve bu durumun \u00f6zellikle ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 bask\u0131lanm\u0131\u015f hastalarda hastal\u0131k \u015fiddetini ve hastaneye yat\u0131\u015f oranlar\u0131n\u0131 art\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bildirilmi\u015ftir (21). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda koinfeksiyona neden olabilecek bakteriyel etkenlerin tamam\u0131n\u0131n panelde bulunmamas\u0131 nedeniyle \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fck oranda (%2.14) bakteriyel koinfeksiyon saptand\u0131; ancak bakteriyel etken saptanan hastalar\u0131n %52.6\u2019s\u0131na HRV\u2019nin e\u015flik ediyor olmas\u0131 dikkate de\u011ferdir. Bu nedenle her zaman panel sonu\u00e7lar\u0131 klinik bulgular ile birlikte de\u011ferlendirilmelidir.<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, kuzey yar\u0131mk\u00fcrede SY\u0130\u2019lerin art\u0131\u015f g\u00f6sterdi\u011fi sonbahar ve k\u0131\u015f aylar\u0131 i\u00e7in etkenlerin da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 incelendi. Eyl\u00fcl, Ekim, Aral\u0131k aylar\u0131nda HRV, Kas\u0131m ay\u0131nda RSV, Ocak ve \u015eubat ay\u0131nda ise influenza viruslar\u0131 en s\u0131k kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan etkenlerdi; aylara g\u00f6re etken da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 istatistiksel olarak anlaml\u0131 bulundu. Etkenlerin mevsimsel da\u011f\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 bilmek etkene y\u00f6nelik tedavide, a\u015f\u0131lamada, izolasyon \u00f6nlemlerinde, hasta ba\u015f\u0131 h\u0131zl\u0131 test uygulamalar\u0131nda, mini solunum paneli ve bunun gibi daha spesifik testler i\u00e7in do\u011fru zaman aral\u0131klar\u0131n\u0131 se\u00e7mede yol g\u00f6sterici olacakt\u0131r (22).<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda solunum yolu paneli sonucu pozitif olan hastalarda en s\u0131k bildirilen semptom \u00f6ks\u00fcr\u00fck olarak tespit edildi; bu hastalarda \u00f6ks\u00fcr\u00fck, balgam, bo\u011faz a\u011fr\u0131s\u0131 ve burun ak\u0131nt\u0131s\u0131 negatif hastalara k\u0131yasla istatistiksel olarak anlaml\u0131 derecede y\u00fcksekti. \u00d6ks\u00fcr\u00fck, genellikle viral \u00fcst solunum yolu infeksiyonlar\u0131ndan kaynaklanmaktad\u0131r ve akut \u00f6ks\u00fcr\u00fck d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda en yayg\u0131n SY\u0130 semptomudur (23). Ancak semptoma y\u00f6nelik tedavi yakla\u015f\u0131mlar\u0131n\u0131n de\u011ferlendirildi\u011fi bir \u00e7al\u0131\u015fmada, hastalar\u0131n %50\u2019sinden fazlas\u0131n\u0131n ba\u015fvuru nedeninin \u00f6ks\u00fcr\u00fck oldu\u011fu ancak %85\u2019ine uygun olmayan antibiyotik tedavisi uyguland\u0131\u011f\u0131 bildirilmi\u015ftir (24). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda da pozitif saptanan hastalarda en s\u0131k bildirilen \u015fik\u00e2yetin \u00f6ks\u00fcr\u00fck oldu\u011fu ve bu hastalar\u0131n %81.2\u2019sinde en az bir etken tespit edildi\u011fi belirlendi; tespit edilen etkenlerin tamam\u0131na yak\u0131n\u0131 viral etkenlerdi.<\/p>\n<p class=\"p3\"><span class=\"s2\">\u00d6ks\u00fcr\u00fck \u015fik\u00e2yeti ile ba\u015fvuran hastalarda solunum yolu paneli kullan\u0131larak k\u0131sa s\u00fcrede viral bir ya da birden fazla etken tespit edilmesi, antibiyotiklerin uygunsuz kullan\u0131m\u0131n\u0131 \u00f6nleyebilir. Bu t\u00fcr testler k\u0131sa s\u00fcrede sonu\u00e7 vermeleri nedeniyle \u00e7ok fazla tercih edilse de t\u00fcm molek\u00fcler testlerde oldu\u011fu gibi ak\u0131lc\u0131 bir algoritma ile birlikte kullan\u0131lmal\u0131d\u0131r (25). Bu a\u015famada, hastalar\u0131n \u015fik\u00e2yetleri \u00f6n plana \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Hastal\u0131\u011f\u0131n tan\u0131s\u0131 i\u00e7in anlaml\u0131 olan \u015fik\u00e2yetlerin ki\u015fide saptanmas\u0131, pozitifli\u011fi art\u0131rmakta ve ak\u0131lc\u0131 bir kullan\u0131m sa\u011flamaktad\u0131r. CHAID algoritmas\u0131nda \u00f6ks\u00fcr\u00fckten sonraki parametrenin ya\u015f oldu\u011fu belirlendi. \u00d6ks\u00fcr\u00fc\u011f\u00fc olan, \u226418 ya\u015f hastalarda pozitiflik oran\u0131 %92.9 olarak hesaplan\u0131rken, \u00f6ks\u00fcr\u00fc\u011f\u00fc olmayan hastalarda bu oran %45.1 idi. Ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan pozitif ve negatif gruplar kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerde negatif sonu\u00e7 oran\u0131 istatistiksel olarak anlaml\u0131 derecede y\u00fcksekti. Bu durum incelendi\u011finde, ek hastal\u0131\u011f\u0131 bulunan ve sonucu negatif olan hastalar\u0131n %80.24\u2019\u00fcnde \u00f6ks\u00fcr\u00fck olmad\u0131\u011f\u0131, %35.08\u2019inde ise hi\u00e7 \u015fikayet olmamas\u0131na ra\u011fmen test istemi yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Bu sonu\u00e7, hastalardaki ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n testin ak\u0131lc\u0131 kullan\u0131m\u0131n\u0131 olumsuz etkiledi\u011fini g\u00f6stermektedir. Yine CHAID algoritmas\u0131na g\u00f6re ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131nda pozitiflik oran\u0131 azal\u0131rken bu hastalara dispne e\u015flik ediyorsa oran\u0131n e\u015flik etmeyenlere k\u0131yasla nispeten artt\u0131\u011f\u0131 tespit edildi. Di\u011fer yanda kanser, kemoterapi ve radyoterapinin SY\u0130 gibi g\u00f6r\u00fcnen ancak infeksiy\u00f6z olmayan pulmoner infiltrasyonlara neden olabilece\u011fi bilinmektedir. B\u00f6yle durumlarda panelin kullan\u0131lmas\u0131 ise SY\u0130\u2019yi d\u0131\u015flayarak klinisyenin elini g\u00fc\u00e7lendirebilir (26). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, hematolojik hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerin %61.6\u2019s\u0131nda panel negatif sonu\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131. Hematolojik hastal\u0131\u011f\u0131 olup ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi bask\u0131lanm\u0131\u015f hastalarda solunum yolu infeksiyonlar\u0131n\u0131n morbidite ve mortalite a\u00e7\u0131s\u0131ndan risk ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda, bu t\u00fcr testlerin \u00f6zellikle bu hasta grubu i\u00e7in kullan\u0131lmas\u0131 \u00f6nerilmektedir (27). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda g\u00f6r\u00fclen ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131 ile test pozitifli\u011fi aras\u0131ndaki ters ili\u015fki, hastada herhangi bir bulgu yokken bu gruba kar\u015f\u0131 hassas davran\u0131lmas\u0131 nedeniyle testin istenmi\u015f olmas\u0131 ile a\u00e7\u0131klanabilir. CHAID algoritmas\u0131na g\u00f6re \u00f6ks\u00fcr\u00fck \u015fik\u00e2yeti olmayan ve ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerde negatifli\u011fin istatistiksel olarak anlaml\u0131 bulunmas\u0131 ve ayr\u0131ca bu ki\u015filerde dispnenin yoklu\u011funun da negatifli\u011fi istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde etkilemesi klinik bulgular\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00f6nemini g\u00f6stermektedir. Bu durum semptomu olmayan ki\u015filerde testin, bir tarama testi olarak kullan\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini de g\u00f6stermektedir. Sendromik testlerin kimlerden istenmesi gerekti\u011finin tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmada, klini\u011fin yol g\u00f6sterici olmas\u0131 gerekti\u011fi ve \u015fiddetli SY\u0130 durumunda maliyetten ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015fekilde testin istenmesi gerekti\u011fi bildirilmi\u015ftir (13).<\/span><\/p>\n<p class=\"p3\">Panel istemi \u00f6ncesinde elde edilen laboratuvar parametrelerinden faydalanabilmek amac\u0131yla her iki gruptaki hastalar\u0131n CRP ve l\u00f6kosit de\u011ferleri incelendi. Ancak \u00f6n g\u00f6r\u00fclebilir bir \u201ccut-off\u201d de\u011feri belirlenemedi. Bu durum etkenlerin tamam\u0131na yak\u0131n\u0131n\u0131n viral olmas\u0131 ile ili\u015fkilendirildi. \u00dclkemizde yap\u0131lan bir \u00e7al\u0131\u015fmada, CRP y\u00fcksekli\u011fi tespit edilen hastalar\u0131n sadece %42\u2019sinin bir infeksiyon hastal\u0131\u011f\u0131na sahip oldu\u011fu ve infeksiyon hastal\u0131\u011f\u0131 ile uyumlu semptom varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n CRP de\u011ferine g\u00f6re tan\u0131da daha \u00f6nemli oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir (28). CRP de\u011ferinin ve l\u00f6kosit say\u0131s\u0131n\u0131n infeksiyon d\u0131\u015f\u0131 hastal\u0131klarda da artt\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. \u00d6zellikle CRP inflamasyon belirteci olarak bir\u00e7ok infeksiy\u00f6z olmayan hastal\u0131kta da artmaktad\u0131r (29-34). \u00c7al\u0131\u015fmaya dahil edilen hastalar\u0131n %49.28\u2019inde ek hastal\u0131k oldu\u011fu ve bu hastalar\u0131n %64.5\u2019inde kardiyovask\u00fcler hastal\u0131k, %23.5\u2019inde akut veya kronik b\u00f6brek yetmezli\u011fi oldu\u011fu tespit edildi. Literat\u00fcrde, kardiyovask\u00fcler hastal\u0131k ve b\u00f6brek yetmezli\u011fi olan ki\u015filerde CRP de\u011ferinin anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek oldu\u011fu \u00e7al\u0131\u015fmalar mevcuttur (33,34). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, panel negatif grupta ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n daha fazla olmas\u0131, CRP a\u00e7\u0131s\u0131ndan ROC e\u011frisi analizinde pozitif ve negatif gruplar aras\u0131nda anlaml\u0131 fark bulunmamas\u0131n\u0131n nedenlerden biri olabilir. Ayr\u0131ca CRP de\u011ferinin hem etken pozitif hem etken negatif hasta gruplar\u0131nda ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan bireylerde, ek hastal\u0131\u011f\u0131 olmayanlara g\u00f6re istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek bulunmas\u0131, CRP de\u011ferinin ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131ndan etkilendi\u011fini g\u00f6stermektedir (<i>p<\/i>&lt;0.05). CRP d\u00fczeyi ve l\u00f6kosit say\u0131s\u0131n\u0131n bir\u00e7ok durumdan etkilendi\u011fi ve sadece bu de\u011ferlere bak\u0131larak solunum yolu paneli istemi yap\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fi s\u00f6ylenebilir; mutlaka hastan\u0131n \u015fikayetleri sorgulanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, panel istemi yap\u0131lan hastalar ya\u015f, cinsiyet, klinik durum, CRP d\u00fczeyi ve l\u00f6kosit say\u0131s\u0131, servis ve istem yap\u0131lan aylara g\u00f6re de\u011ferlendirildi ve etkenlerin tamam\u0131na yak\u0131n\u0131n\u0131n viral oldu\u011fu tespit edildi. Pozitif ve negatif hastalar aras\u0131nda cinsiyet, CRP d\u00fczeyi ve l\u00f6kosit say\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, \u00f6rne\u011fin g\u00f6nderildi\u011fi b\u00f6l\u00fcme g\u00f6re anlaml\u0131 d\u00fczeyde bir fark bulunmazken, tan\u0131 algoritmas\u0131nda \u00f6ks\u00fcr\u00fck ve ya\u015f pozitiflik y\u00f6n\u00fcnde, ek hastal\u0131k ise negatiflik y\u00f6n\u00fcnde istatistiksel olarak anlaml\u0131 bulundu. Bu nedenle, klinik bulgularda \u00f6ks\u00fcr\u00fck varl\u0131\u011f\u0131 testin isteminde mutlaka sorgulanmal\u0131 ve hastan\u0131n ya\u015f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmal\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca ek hastal\u0131k varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n klinisyenleri yan\u0131ltmamas\u0131 i\u00e7in semptomlar mutlaka sorgulanmal\u0131d\u0131r. Sa\u011fl\u0131k kurulu\u015flar\u0131nda, panellerin yayg\u0131n kullan\u0131m\u0131n\u0131n b\u00fct\u00e7e \u00fczerindeki etkisi ve erken tan\u0131n\u0131n sa\u011flayaca\u011f\u0131 faydalar dikkate al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7te, klinisyenler ve mikrobiyologlar i\u015f birli\u011fi yaparak hangi hastalar i\u00e7in test istemi yap\u0131laca\u011f\u0131na karar vermeli ve ortaya \u00e7\u0131kabilecek ekonomik y\u00fck de g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak daha kapsaml\u0131 bir istem algoritmas\u0131 olu\u015fturulmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p class=\"p3\">Bu \u00e7al\u0131\u015fma, solunum yolu panelinin uygun olan hastalarda kullan\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6nemini vurgulamaktad\u0131r. Bulgular\u0131m\u0131z, viral etkenlerin s\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u00e7ok y\u00fcksek oldu\u011funu g\u00f6stermektedir. Molek\u00fcler testler, duyarl\u0131 ve h\u0131zl\u0131 bir \u015fekilde etkenin virus veya bakteri oldu\u011funu tespit edebilir ve bu \u015fekilde gereksiz antibiyotik kullan\u0131m\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilmesine yard\u0131mc\u0131 olabilir. Semptomatik hastalarda etken saptama oran\u0131 daha y\u00fcksek bulunurken, asemptomatik ancak ek hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerde pozitiflik oran\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fck olmas\u0131, bu panelin bir tarama testi olarak kullan\u0131lmamas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p class=\"p3\">Sonu\u00e7 olarak; \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda, test pozitifli\u011fi ile birlikte en s\u0131k g\u00f6r\u00fclen semptom \u00f6ks\u00fcr\u00fck idi. Ya\u015f gruplar\u0131 de\u011ferlendirildi\u011finde ise \u226418 ya\u015f ki\u015filerde pozitiflik oran\u0131n\u0131n anlaml\u0131 derecede y\u00fcksek oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Bu nedenle, \u00f6zellikle erken ya\u015fta antibiyotik ba\u015flanmas\u0131n\u0131 \u00f6nleyerek antibiyotik direncini azaltmak ve testlerin ak\u0131lc\u0131 kullan\u0131m\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in h\u0131zl\u0131 molek\u00fcler testlerin \u00f6ks\u00fcr\u00fck semptomu bulunan ve 18 ya\u015f alt\u0131nda olan hastalarda kullan\u0131m\u0131 uygun bir strateji olarak \u00f6ne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u0130R\u0130\u015e Solunum yolu infeksiyonlar\u0131 (SY\u0130\u2019ler) d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda \u00f6nemli bir halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 sorunudur; h\u0131zl\u0131 ve kolay bula\u015fmalar\u0131 nedeniyle hem hastaneye yat\u0131\u015flardan hem de \u00f6l\u00fcmlerden \u00f6nemli derecede sorumludurlar. Bu durum, k\u00fcresel olarak sa\u011fl\u0131k sistemleri \u00fczerinde hem t\u0131bbi hem de ekonomik a\u00e7\u0131dan b\u00fcy\u00fck y\u00fck olu\u015fturmaktad\u0131r (1,2). \u00c7e\u015fitli bakteri ve viruslar\u0131n etken oldu\u011fu SY\u0130\u2019lerin benzer semptomlarla seyretmeleri nedeniyle tan\u0131lar\u0131nda [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":30271,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[5129],"tags":[5821,4874,6088],"class_list":["post-30100","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgun-arastirma","tag-molekuler-testler","tag-solunum-yolu-infeksiyonlari","tag-solunum-yolu-paneli"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/30100","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=30100"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/30100\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":30315,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/30100\/revisions\/30315"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/30271"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=30100"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=30100"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=30100"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}