{"id":25471,"date":"2022-09-28T11:00:51","date_gmt":"2022-09-28T08:00:51","guid":{"rendered":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/?p=25471"},"modified":"2022-10-13T14:59:42","modified_gmt":"2022-10-13T11:59:42","slug":"invazif-pnomokok-hastaligi-gostergeleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/2022\/09\/28\/invazif-pnomokok-hastaligi-gostergeleri\/","title":{"rendered":"Pn\u00f6mokok \u0130nfeksiyonlar\u0131n\u0131n Klinik \u00d6zellikleri ve \u0130nvazif Hastal\u0131k G\u00f6stergeleri"},"content":{"rendered":"<h2 class=\"p1\">G\u0130R\u0130\u015e<\/h2>\n<p class=\"p2\"><span class=\"s1\"><i>Streptococcus pneumoniae<\/i>; sin\u00fczit, otitis media, bakteriyel pn\u00f6moni, menenjit ve sepsisin en \u00f6nemli nedeni olup t\u00fcm d\u00fcnyada \u00f6nemli bir morbidite ve mortalite nedenidir (1). S\u0131kl\u0131kla insan nazofarenksinde kolonize olur ve esas olarak damlac\u0131k yoluyla bula\u015f\u0131r. Pn\u00f6mokoklar i\u00e7in nazofarengeal ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131k oran\u0131 %27-85 aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir (2). D\u00fc\u015f\u00fck ve orta gelirli \u00fclkelerin yan\u0131 s\u0131ra y\u00fcksek gelirli \u00fclkelerde de baz\u0131 pop\u00fclasyonlarda \u00f6zellikle k\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklar y\u00fcksek nazofarengeal ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131k oranlar\u0131na sahiptir; bu durum mikroorganizma i\u00e7in esas kayna\u011f\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r (2).<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/span><\/p>\n<p class=\"p3\">Pn\u00f6mokokal hastal\u0131k \u00e7e\u015fitli organ sistemlerini etkileyebilir. Pn\u00f6mokok nazofarenkste kolonize olarak kalabilir, mukozal bariyeri a\u015farak solunum yollar\u0131nda b\u00f6lgesel infeksiyona ya da kom\u015fu dokulara veya kan dola\u015f\u0131m\u0131na kat\u0131larak invazif hastal\u0131\u011fa neden olabilir (3). Nazofarenkse kom\u015fu dokulara yay\u0131l\u0131m sonucu otitis media ve sin\u00fczit gibi klinik tablolara yol a\u00e7abilir (3, 4). Pn\u00f6moni genellikle nazofarenkste kolonize olarak bulunan pn\u00f6mokokun aspirasyonu ile geli\u015fmekle birlikte bakteriyemide ikincil olarak olu\u015fabilir (4). Kan dola\u015f\u0131m\u0131 invazyonu sonucu geli\u015fen bakteriyemi sonras\u0131nda meninksler, eklemler ve periton gibi steril b\u00f6lgelerde ikincil infeksiyonlar geli\u015ferek invazif hastal\u0131k meydana gelebilmektedir (2-4). \u0130nvazif pn\u00f6mokokal hastal\u0131k (\u0130PH), steril v\u00fccut s\u0131v\u0131lar\u0131ndan pn\u00f6mokok bakterisinin izole edilmesi durumudur; hastal\u0131\u011f\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n ana nedeni yetersiz konak savunmas\u0131d\u0131r (5).<\/p>\n<p class=\"p3\">D\u00fcnya Sa\u011fl\u0131k \u00d6rg\u00fct\u00fc (DS\u00d6), k\u00fcresel olarak 6 milyona yakla\u015fan be\u015f ya\u015f alt\u0131 \u00e7ocuk \u00f6l\u00fcmlerinin yakla\u015f\u0131k 300 bine yak\u0131n\u0131n\u0131n pn\u00f6mokokal hastal\u0131\u011fa ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu bildirmi\u015ftir (2). Pediatrik konjugat a\u015f\u0131lar\u0131 ile a\u015f\u0131lanm\u0131\u015f ya\u015f gruplar\u0131nda hastal\u0131k y\u00fck\u00fc \u00f6nemli oranda azalmakla birlikte pn\u00f6mokokal hastal\u0131klar \u00f6zellikle yeti\u015fkinlerde \u00f6nemli bir morbidite nedeni olmaya devam etmektedir (6). K\u00fcresel tahminler de\u011ferlidir ancak \u00fclke ve b\u00f6lgeye \u00f6zg\u00fc hastal\u0131k insidans\u0131n\u0131n ve klinik \u00f6zelliklerinin bilinmesi ulusal halk sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan gereklidir. Pn\u00f6mokok infeksiyonlar\u0131 ile ilgili \u00fclkemize ait verilerin olu\u015fturulmas\u0131, hem ulusal a\u015f\u0131lama programlar\u0131n\u0131n etkinli\u011fini belirlemede hem de invazif hastal\u0131\u011fa yol a\u00e7an yerel risk fakt\u00f6rlerinin tan\u0131mlanmas\u0131nda olduk\u00e7a \u00f6nemlidir (5, 6). \u00dclkemizde g\u00f6r\u00fclen pn\u00f6mokok infeksiyonlar\u0131 ve \u0130PH klinik bulgular\u0131 hakk\u0131nda k\u0131s\u0131tl\u0131 veri bulunmaktad\u0131r. Bu nedenle \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda pn\u00f6mokok infeksiyonu tan\u0131l\u0131 hastalar\u0131n demografik ve klinik verilerini de\u011ferlendirmeyi ama\u00e7lad\u0131k.<\/p>\n<h2 class=\"p1\">Y\u00d6NTEMLER<\/h2>\n<h3 class=\"p4\">Demografik Veriler<\/h3>\n<p class=\"p3\">\u0130zmir K\u00e2tip \u00c7elebi \u00dcniversitesi Atat\u00fcrk E\u011fitim ve Ara\u015ft\u0131rma Hastanesi \u0130nfeksiyon Hastal\u0131klar\u0131 ve Klinik Mikrobiyoloji Klini\u011fi\u2019ne Ocak 2012-Aral\u0131k 2016 tarihleri aras\u0131nda ba\u015fvuran ve al\u0131nan k\u00fclt\u00fcr \u00f6rneklerinde pn\u00f6mokok \u00fcreyen 154 hastan\u0131n verisi geriye d\u00f6n\u00fck olarak incelendi. Demografik veriler, klinik bulgular ve laboratuvar de\u011ferleri hastane kay\u0131tlar\u0131ndan elde edildi. Gebeler, 18 ya\u015f alt\u0131ndaki bireyler ve k\u00fclt\u00fcrden elde edilen <i>S. pneumoniae<\/i> \u00fcremesi kolonizasyon olarak de\u011ferlendirilen hastalar \u00e7al\u0131\u015fma d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fma i\u00e7in \u0130zmir K\u00e2tip \u00c7elebi \u00dcniversitesi Giri\u015fimsel Olmayan Klinik Ara\u015ft\u0131rmalar Etik Kurulu\u2019ndan 27 Mart 2019 tarih ve 161 karar numaras\u0131yla onay al\u0131nd\u0131.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<h3 class=\"p4\">Klinik Bulgular ve Laboratuvar De\u011ferleri<\/h3>\n<p class=\"p3\">Pn\u00f6mokok infeksiyonu; klinik infeksiyon bulgular\u0131na e\u015flik eden infeksiyon parametrelerinde art\u0131\u015f ve ilgili klinik \u00f6rneklerde <i>S. pneumoniae<\/i> izolasyonu ile tan\u0131mland\u0131. Klinik \u00f6rneklerden elde edilen pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131 balgam ve trakeal aspirat \u00f6rneklerinden, kan k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden, apse materyalinden, parasentez s\u0131v\u0131s\u0131ndan, steril \u015fartlarda al\u0131nan idrar <span class=\"s1\">numunelerinden, beyin-omurilik s\u0131v\u0131s\u0131ndan, eklem s\u0131v\u0131s\u0131ndan ve perikardiyal s\u0131v\u0131dan elde edildi.<\/span><\/p>\n<p class=\"p3\">Steril v\u00fccut s\u0131v\u0131lar\u0131ndan pn\u00f6mokok izolasyonu \u0130PH olarak tan\u0131mland\u0131 (5). \u0130PH saptanan ki\u015filerin pn\u00f6mokok izolasyon b\u00f6lgeleri; kan dola\u015f\u0131m\u0131, periton s\u0131v\u0131s\u0131, beyin-omurilik s\u0131v\u0131s\u0131, eklem ponksiyon s\u0131v\u0131s\u0131, perikardiyal s\u0131v\u0131 ve steril \u015fartlarda al\u0131nan idrar \u00f6rne\u011fi idi.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p class=\"p3\">Periferik kan incelemesinde hemoglobin d\u00fczeyinin kad\u0131nlarda 12 gr\/dl, erkeklerde 13 gr\/dl alt\u0131nda olmas\u0131 anemi; l\u00f6kosit d\u00fczeyinin 11 000 K\/\u00b5l \u00fcst\u00fcnde olmas\u0131 l\u00f6kositoz; l\u00f6kosit d\u00fczeyinin 4000 K\/\u00b5l alt\u0131nda olmas\u0131 l\u00f6kopeni; trombosit seviyesinin 150 000 K\/\u00b5l alt\u0131nda olmas\u0131 trombositopeni ve 450 000 K\/\u00b5l \u00fcst\u00fcnde olmas\u0131 trombositoz olarak kabul edildi. Eritrosit sedimentasyon h\u0131z\u0131 (ESH) d\u00fczeyinin 30 mm\/saat \u00fcst\u00fcnde olmas\u0131 ESH\u2019de art\u0131\u015f, C-reaktif protein (CRP) d\u00fczeyinin 0.5 mg\/dl \u00fcst\u00fcnde olmas\u0131 CRP y\u00fcksekli\u011fi ve prokalsitonin d\u00fczeyinin 0.1 ng\/ml \u00fcst\u00fcnde olmas\u0131 prokalsitonin y\u00fcksekli\u011fi olarak tan\u0131mland\u0131.<\/p>\n<h3 class=\"p4\">Mikrobiyolojik Analiz<\/h3>\n<p class=\"p3\">Klinik \u00f6rnekler direkt mikroskopik incelenme sonras\u0131nda %5 koyun kanl\u0131 agara ve \u201ceosin methylene blue\u201d (EMB) agara ekilerek 37 \u00b0C\u2019de 18-24 saat ink\u00fcbe edildi. K\u00fclt\u00fcr plaklar\u0131nda \u00fcreyen bakteriler; makroskopik koloni morfolojisi, alfa-hemoliz yapma \u00f6zelli\u011fi ve Gram boyama ile yap\u0131lan mikroskopik inceleme \u00f6zelliklerine g\u00f6re belirlenerek Gram-pozitif bakteriler katalaz testi ve optokine duyarl\u0131l\u0131k testi ile tan\u0131mland\u0131. Kanl\u0131 agarda \u00fcreyen alfa hemolitik, ortas\u0131 \u00e7\u00f6k\u00fck koloniler pn\u00f6mokok tan\u0131mlamas\u0131 i\u00e7in incelendi. Gram-pozitif, mum alevi \u015feklinde diplokok morfolojisinde olan, katalaz testi negatif ve optokine duyarl\u0131 bakteriler pn\u00f6mokok su\u015fu olarak de\u011ferlendirildi. <i>S. pneumoniae<\/i> olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen kolonilerin su\u015f tan\u0131mlamas\u0131 ve antibiyogram profili agar disk dif\u00fczyon y\u00f6ntemine ek olarak gradyan y\u00f6ntemi (Etest\u00ae; bioM\u00e9rieux, Marcy-l\u2019\u00c8toile, Fransa) ve BD Phoenix\u2122 otomatize mikrobiyoloji sistemi (Becton-Dickinson, Sparks, Maryland, ABD) kullan\u0131larak belirlendi. Antibiyotik duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirlemede zon \u00e7aplar\u0131; Klinik ve Laboratuvar Standartlar\u0131 Enstit\u00fcs\u00fc (\u201cClinical and Laboratory Standards Institute \u2013 CLSI\u201d) M100-S25 standard\u0131na g\u00f6re (7) ve Avrupa Antimikrobiyal Duyarl\u0131l\u0131k Testi Komitesi (\u201cEuropean Committee on Antimicrobial Susceptibility Testing \u2013 EUCAST\u201d) \u201cbreakpoint\u201d tablosu versiyon 4.0 kriterlerine (8) uygun olarak de\u011ferlendirildi. Orta\u00a0duyarl\u0131\u00a0su\u015flar\u00a0diren\u00e7li\u00a0olarak kabul\u00a0edilerek istatistiksel de\u011ferlendirme yap\u0131ld\u0131.<\/p>\n<h3 class=\"p4\">\u0130statistiksel Analiz<\/h3>\n<p class=\"p3\">Hastalar; \u0130PH olanlar ve olmayanlar \u015feklinde iki ayr\u0131 gruba ayr\u0131ld\u0131. Pn\u00f6mokokal infeksiyonu ve \u0130PH\u2019si olan olgular\u0131n demografik verileri, klinik bulgular\u0131, laboratuvar de\u011ferleri ve sa\u011fkal\u0131m oranlar\u0131 istatistiksel olarak kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. \u00c7al\u0131\u015fmada elde edilen verilerin de\u011ferlendirilmesinde SPSS (\u201cStatistical Package for Social Sciences\u201d) versiyon 22.0 program\u0131 (IBM Corp., Armonk, NY, ABD) kullan\u0131ld\u0131. De\u011fi\u015fkenlerin normal da\u011f\u0131l\u0131ma uygunlu\u011fu Shapiro-Wilk testi ile ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131. Tan\u0131mlay\u0131c\u0131 analiz sonu\u00e7lar\u0131 normal da\u011f\u0131lan de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in ortalama ve standart sapma olarak verildi. \u00c7al\u0131\u015fma ve kontrol gruplar\u0131 aras\u0131nda normal da\u011f\u0131l\u0131m g\u00f6steren s\u00fcrekli de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in Student-t testi, normal da\u011f\u0131l\u0131ma uymayan de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in Mann-Whitney U testi, kategorik de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in \u03c72 ve Fisher\u2019in kesin \u03c72 testi kullan\u0131ld\u0131. Duyarl\u0131l\u0131k, \u00f6zg\u00fcll\u00fck ve ROC (\u201creceiver operating characteristics\u201d) e\u011frisi analizleri MedCalc versiyon 16.0 program\u0131 (MedCalc Software Ltd., Osten, Bel\u00e7ika) kullan\u0131larak incelendi. <i>P<\/i>\u2019nin 0.05\u2019in alt\u0131nda oldu\u011fu de\u011ferler istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczey olarak kabul edildi.<\/p>\n<h2 class=\"p1\">BULGULAR<\/h2>\n<h3 class=\"p4\">Demografik Bulgular<\/h3>\n<div id=\"attachment_25658\" style=\"width: 2195px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-25658\" class=\"wp-image-25658 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-1.png\" alt=\"\" width=\"2185\" height=\"4179\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-1.png 2185w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-1-136x260.png 136w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-1-282x540.png 282w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-1-768x1469.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2185px) 100vw, 2185px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-25658\" class=\"wp-caption-text\"><strong> Tablo 1.<\/strong> Pn\u00f6mokokal \u0130nfeksiyonu Olan Hasta Gruplar\u0131n\u0131n Klinik ve Laboratuvar Bulgular\u0131<\/p><\/div>\n<div id=\"attachment_25660\" style=\"width: 2194px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-2.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-25660\" class=\"wp-image-25660 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-2.png\" alt=\"\" width=\"2184\" height=\"848\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-2.png 2184w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-2-390x151.png 390w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-2-810x315.png 810w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-2-768x298.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2184px) 100vw, 2184px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-25660\" class=\"wp-caption-text\"><strong> Tablo 2.<\/strong> Pn\u00f6mokokal Hastal\u0131\u011f\u0131 Olan Hastalarda \u0130nvazif \u0130nfeksiyonu \u00d6ng\u00f6rmede Laboratuvar Parametrelerinin Tan\u0131sal De\u011ferleri<\/p><\/div>\n<div id=\"attachment_25656\" style=\"width: 1076px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_SEKIL-1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-25656\" class=\"wp-image-25656 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_SEKIL-1.png\" alt=\"\" width=\"1066\" height=\"1182\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_SEKIL-1.png 1066w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_SEKIL-1-234x260.png 234w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_SEKIL-1-487x540.png 487w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_SEKIL-1-768x852.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 1066px) 100vw, 1066px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-25656\" class=\"wp-caption-text\"><strong> \u015eekil 1.<\/strong>\u0130nvazif Pn\u00f6mokokal Hastal\u0131\u011f\u0131 \u00d6ng\u00f6rmede C-reaktif Proteinin ROC (\u201cReceiver Operating Characteristics\u201d) E\u011frisi Analizi<\/p><\/div>\n<div id=\"attachment_25662\" style=\"width: 2194px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-3.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-25662\" class=\"wp-image-25662 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-3.png\" alt=\"\" width=\"2184\" height=\"1938\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-3.png 2184w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-3-293x260.png 293w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-3-609x540.png 609w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2022\/09\/KD.C35.S3_3942_TABLO-3-768x681.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2184px) 100vw, 2184px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-25662\" class=\"wp-caption-text\"><strong> Tablo 3.<\/strong> \u0130zole Edilen Pn\u00f6mokok Su\u015flar\u0131n\u0131n Antibiyotik Diren\u00e7 Profilleri<\/p><\/div>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fmaya 154 hasta dahil edildi. Hastalar\u0131n 106 (%68.8)\u2019s\u0131 erkek olup ya\u015f ortalamas\u0131 65.3 \u00b1 15.6 y\u0131l (20-94)\u2019d\u0131. \u0130PH\u2019si olan ve olmayan hasta gruplar\u0131 aras\u0131nda ya\u015f ve cinsiyet a\u00e7\u0131s\u0131ndan anlaml\u0131 d\u00fczeyde farkl\u0131l\u0131k bulunmad\u0131 (<i>p<\/i>=0.051 ve <i>p<\/i>=0.832). Mevsimsel da\u011f\u0131l\u0131m incelendi\u011finde; 46 (%29.9) hasta k\u0131\u015f\u0131n, 52 (%33.8) hasta ilkbaharda, 20 (%13) hasta yaz\u0131n ve 36 (%23.4) hasta sonbaharda tan\u0131 ald\u0131 (Tablo 1). Hastaneye ba\u015fvuru \u015fikayetleri; 72 (%46.7) hastada \u00f6ks\u00fcr\u00fck-balgam, 50 (%32.5) hastada genel durum bozuklu\u011fu, 30 (%19.5) hastada ate\u015f, 24 (%15.6) hastada nefes darl\u0131\u011f\u0131, be\u015f (%3.2) hastada yara, be\u015f (%3.2) hastada kar\u0131n a\u011fr\u0131s\u0131, iki (%1.3) hastada idrar yaparken yanma ve bir (%0.6) hastada eklem a\u011fr\u0131s\u0131yd\u0131. Birden fazla bulgusu olan 33 (%21.4) hasta vard\u0131.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p class=\"p3\">Hastalar\u0131n 27 (%17.5)\u2019sinde bilinen bir hastal\u0131k olmay\u0131p 127 (%82.5)\u2019sinde en az bir komorbid durum bulunmaktayd\u0131. En s\u0131k g\u00f6r\u00fclen hastal\u0131k malignite (%28.6) idi. Malignitesi olan 44 hastan\u0131n 36 (%23.4)\u2019s\u0131nda solid organ malignitesi, 8 (%5.2)\u2019inde ise hematolojik malignite vard\u0131. Kronik akci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131 olan 19 hastan\u0131n; 16 (%10.4)\u2019s\u0131nda kronik obstr\u00fcktif akci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131, iki(%1.3)\u2019sinde ast\u0131m ve bir (%0.6)\u2019inde interstisyel akci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131 bulunmaktayd\u0131. Birden fazla komorbiditesi olan hasta say\u0131s\u0131 43 (%27.9)\u2019t\u00fc. \u0130PH\u2019si olanlarda malignite ve kronik b\u00f6brek yetmezli\u011fi daha fazla olmakla birlikte istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde fark bulunmad\u0131 (<i>p<\/i>=0.077 ve <i>p<\/i>=0.348). Benzer \u015fekilde di\u011fer komorbid durumlar ile invazif hastal\u0131k geli\u015fimi aras\u0131nda da anlaml\u0131 bir ili\u015fki bulunmad\u0131 (Tablo 1).<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<h3 class=\"p4\">Klinik Bulgular<\/h3>\n<p class=\"p3\">\u00c7al\u0131\u015fmaya al\u0131nan 31 (%20.1) hastada invazif, 123 (%79.9) hastada invazif olmayan pn\u00f6mokokal hastal\u0131k saptand\u0131. Hastalar\u0131n 32 (%20.8)\u2019sinin poliklinik ba\u015fvurusunda, 80 (%51.9)\u2019inde serviste ve 42 (%27.3)\u2019sinde yo\u011fun bak\u0131mda izlem s\u0131ras\u0131nda al\u0131nan k\u00fclt\u00fcrlerde \u00fcreme oldu. Hastanede yatarak izlenen hastalar\u0131n ortalama yat\u0131\u015f s\u00fcresi 21.9\u00b128.3 g\u00fcnd\u00fc. Hastalar\u0131n; 122(%79.2)\u2019si pn\u00f6moni, 16(%10.4)\u2019s\u0131 sepsis, be\u015f (%3.2)\u2019i yara yeri infeksiyonu, \u00fc\u00e7 (%1.9)\u2019\u00fc peritonit, iki (%1.3)\u2019si genito\u00fcriner sistem infeksiyonu, iki (%1.3)\u2019si menenjit, bir (%0.6)\u2019i beyin apsesi, bir (%0.6)\u2019i artrit, bir (%0.6)\u2019i endokardit ve bir (%0.6)\u2019i perikardit tan\u0131s\u0131 ald\u0131. \u0130PH saptananlar\u0131n tan\u0131lar\u0131; primer bakteriyemi (16, %51.6), bakteriyemik pn\u00f6moni (4, %12.9), peritonit (3, %9.7), menenjit (1, %3.2), beyin apsesi (1, %3.2), artrit (1, %3.2), epididimoor\u015fit (1, %3.2), piyelonefrit (1, %3.2), endokardit (1, %3.2) ve perikardit (1, %3.2) idi.<\/p>\n<h3 class=\"p4\">Laboratuvar Bulgular\u0131<\/h3>\n<p class=\"p3\">Laboratuvar de\u011ferleri incelendi\u011finde; %66.9 (99\/148) anemi, %54 (80\/148) l\u00f6kositoz, %6.8 (10\/148) l\u00f6kopeni, %64.9 (96\/148) n\u00f6trofili, %6.1 (9\/148) trombositoz, %10.8 (16\/148) trombositopeni, %70 (35\/50) ESH y\u00fcksekli\u011fi, %87.8 (101\/115) CRP y\u00fcksekli\u011fi, %90 (27\/30) prokalsitonin y\u00fcksekli\u011fi saptand\u0131. \u0130ncelenen laboratuvar de\u011ferleri aras\u0131nda, sadece CRP de\u011feri \u0130PH\u2019si olan bireylerde anlaml\u0131 d\u00fczeyde y\u00fcksek bulundu (17\u00b112.6 mg\/dl ve 11.9\u00b110 mg\/dl, <i>p<\/i>=0.039). \u0130PH tan\u0131s\u0131 alan bireylerde CRP i\u00e7in \u201ccut-off\u201d de\u011feri &gt;14.4 mg\/dl olarak hesapland\u0131 (Tablo 2) (\u015eekil 1). S\u00f6z konusu de\u011fer i\u00e7in ROC e\u011frisi alt\u0131nda kalan alan (\u201carea under the ROC-AUROC\u201d) de\u011feri 0.619 [%95 g\u00fcven aral\u0131\u011f\u0131 (GA): 0.524-0.708], duyarl\u0131l\u0131k %62.5 ve \u00f6zg\u00fcll\u00fck %64.8 olarak tespit edildi. \u0130PH\u2019li bireylerde l\u00f6kosit ve ESH d\u00fczeyleri \u0130PH\u2019si olmayan gruba g\u00f6re daha y\u00fcksek olmakla birlikte aradaki fark anlaml\u0131 d\u00fczeyde de\u011fildi (<i>p<\/i>=0.664 ve <i>p<\/i>=0.761) (Tablo 1).<\/p>\n<p class=\"p3\">Hasta \u00f6rneklerinden elde edilen pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131n\u0131n 87 (%56.5)\u2019si balgam, 30 (%19.5)\u2019u trakeal aspirat, 22 (%14.3)\u2019si kan, be\u015f (%3.2)\u2019i apse materyali, \u00fc\u00e7 (%1.9)\u2019\u00fc yara yeri, \u00fc\u00e7 (%1.9)\u2019\u00fc parasentez s\u0131v\u0131s\u0131, iki (%1.3)\u2019si idrar, bir (%0.6)\u2019i beyin-omurilik s\u0131v\u0131s\u0131, bir (%0.6)\u2019i eklem s\u0131v\u0131s\u0131 ve bir (%0.6)\u2019i perikardiyal s\u0131v\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fcnden elde edildi.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p class=\"p3\">\u0130PH tan\u0131l\u0131 bireylerden elde edilen pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131, invazif hastal\u0131k yapmayan pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131na k\u0131yasla penisiline ve siprofloksasine daha duyarl\u0131 bulundu (%96.4 ve<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>%78.8, <i>p<\/i>=0.028; %100 ve %42.9,<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span><i>p<\/i>=0.045) (Tablo 1). \u0130PH\u2019li bireylerde \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak sefalosporin ve sefuroksim duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 daha d\u00fc\u015f\u00fck olsa dahi aradaki fark anlaml\u0131 d\u00fczeyde de\u011fildi (%91.7 ve %98, <i>p<\/i>=0.173; %66.7 ve %70, <i>p<\/i>&gt;0.999). Hastalardan elde edilen su\u015flarda amoksisilin-klavulonik asit, oksasilin, trimetoprim-sulfametoksazol, eritromisin, klindamisin, levofloksasin ve tetrasiklin duyarl\u0131l\u0131k oranlar\u0131 \u0130PH\u2019li olmayan bireylere k\u0131yasla daha y\u00fcksekti; ancak aradaki fark anlaml\u0131 d\u00fczeyde de\u011fildi (Tablo 1). T\u00fcm pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131 rifampine, moksifloksasine, telitromisine, kloramfenikole, gentamisine, vankomisine, teikoplanine ve linezolide duyarl\u0131yd\u0131. \u0130zole edilen t\u00fcm pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131n\u0131n antibiyotik diren\u00e7 profilleri Tablo 3\u2019te g\u00f6sterildi.<\/p>\n<h3 class=\"p4\">Takip Bulgular\u0131<\/h3>\n<p class=\"p3\">Taburcu olduktan sonra kay\u0131tlar\u0131na ula\u015f\u0131labilen 109 hastan\u0131n ortalama takip s\u00fcresi 27.8\u00b122.3 ayd\u0131. Hasta grubumuzda genel mortalite oran\u0131 %32.5 (50\/154) olarak tespit edildi; erken d\u00f6nem (ilk 30 g\u00fcn) mortalite oran\u0131 %18.2, uzun d\u00f6nem (ilk 90 g\u00fcn) mortalite oran\u0131 ise %26 idi (Tablo 1). \u0130PH tan\u0131l\u0131 bireylerde genel mortalite, erken d\u00f6nem mortalite ve ge\u00e7 d\u00f6nem mortalite oranlar\u0131 daha y\u00fcksek olmakla birlikte istatistiksel olarak anlaml\u0131 d\u00fczeyde farkl\u0131l\u0131k saptanmad\u0131 (<i>p<\/i>=0.674, <i>p<\/i>=0.448 ve <i>p<\/i>=0.369).<\/p>\n<h2 class=\"p1\">TARTI\u015eMA<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/h2>\n<p class=\"p3\">Bula\u015f\u0131c\u0131 hastal\u0131klar aras\u0131nda yer alan \u0130PH, \u00e7ocuklarda ve yeti\u015fkinlerde morbidite ve mortalitenin \u00f6nde gelen nedenlerinden biridir (6). <i>S. pneumoniae<\/i>, v\u00fccudun hemen her b\u00f6lgesinde s\u00fcp\u00fcratif infeksiyonlara neden olabilir. En s\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc klinik tablolar; otit, sin\u00fczit, bron\u015fit, pn\u00f6moni olmakla birlikte bakteriyemik pn\u00f6moni, primer bakteriyemi, menenjit gibi a\u011f\u0131r klinik tablolara da neden olabilmektedir (3, 4). Organ sistemlerinde apsele\u015fmeye sebep oldu\u011fu gibi literat\u00fcrde peritonit, ileit ve apandisit gibi bat\u0131n infeksiyonlar\u0131 da bildirilmi\u015ftir (9). Peritonit ve ileit, \u00f6zellikle nefrotik sendromlu olgularda g\u00f6r\u00fclmektedir (10). Septik artrit ve perikardit gibi infeksiyonlar nadir g\u00f6r\u00fclen komplikasyonlard\u0131r; s\u0131kl\u0131kla bakteriyemi ile birlikte seyreder (9). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda incelenen hastalarda en s\u0131k olarak pn\u00f6moni ve bakteriyemi saptan\u0131rken; peritonit, beyin apsesi, septik artrit, endokardit, perikardit, epididimoorsit ve piyelonefrit gibi nadir g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc bildirilen klinik durumlar da tespit edildi. Nadir g\u00f6r\u00fclen sistem tutulumlar\u0131 bakteriyemiye sekonder geli\u015fmi\u015f olabilir. \u00d6zellikle bakteriyemik olgularda ek organ tutulumu a\u00e7\u0131s\u0131ndan dikkatli olmak gereklidir. T\u00fcm organ sistemlerini tutabilen ve y\u00fcksek mortalite ile seyreden invazif pn\u00f6mokoksik infeksiyonlar\u0131n oran\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrmede a\u015f\u0131lama olduk\u00e7a \u00f6nemli bir yer tutmaktad\u0131r.<\/p>\n<p class=\"p3\">Pn\u00f6mokokal hastal\u0131k y\u00fck\u00fc, ya\u015flanan n\u00fcfusa paralel kronik hastal\u0131klar\u0131n ve ayr\u0131ca HIV infeksiyonunun artmas\u0131 ile art\u0131\u015f g\u00f6stermektedir (11). Kronik akci\u011fer hastal\u0131\u011f\u0131, orak h\u00fccreli anemi ve asplenik hastalar gibi kronik hastal\u0131\u011f\u0131 olanlarda veya ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi bask\u0131lanm\u0131\u015f ki\u015filerde pn\u00f6mokokal hastal\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n artt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir (12). Altta yatan kronik hastal\u0131\u011f\u0131 olan ki\u015filerde, hem \u0130PH\u2019nin g\u00f6r\u00fclme hem de \u0130PH\u2019ye ba\u011fl\u0131 mortalite oranlar\u0131nda art\u0131\u015f oldu\u011fu bilinmektedir (13). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, hastalar\u0131n %82.5\u2019inde en az bir komorbid durum, \u00fc\u00e7te birine yak\u0131n\u0131nda ise birden fazla komorbid durum bulunmaktayd\u0131. En s\u0131k g\u00f6r\u00fclen komorbidite malignite idi. \u0130PH tan\u0131l\u0131 bireylerde malignite ve kronik b\u00f6brek yetmezli\u011fi daha fazla g\u00f6r\u00fcld\u00fc. \u00d6zellikle imm\u00fcn sistemi bask\u0131lanan ya da organ yetmezli\u011fi olan hasta gruplar\u0131nda invazif infeksiyonun daha s\u0131k g\u00f6r\u00fclmesi, s\u00f6z konusu hasta pop\u00fclasyonunda hem \u0130PH geli\u015fiminin \u00f6nlenmesi hem de \u0130PH\u2019ye ba\u011fl\u0131 mortalite oranlar\u0131n\u0131n azalt\u0131lmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u011f\u0131\u015f\u0131klaman\u0131n \u00f6nemini bir kez daha ortaya koydu.<\/p>\n<p class=\"p3\">Pn\u00f6mokokal hastal\u0131klar a\u015f\u0131 ile \u00f6nlenebilir hastal\u0131klardand\u0131r. A\u015f\u0131lama, <i>S. pneumoniae<\/i> ili\u015fkili infeksiyonlardan korunmak i\u00e7in hastal\u0131k y\u00fck\u00fcn\u00fc azaltma a\u00e7\u0131s\u0131ndan etkili bir y\u00f6ntemdir (6). Pn\u00f6mokok a\u015f\u0131lar\u0131n\u0131n etkin koruma sa\u011flamas\u0131 i\u00e7in a\u015f\u0131 su\u015flar\u0131n\u0131n en yayg\u0131n g\u00f6r\u00fclen, ayn\u0131 zamanda invazif hastal\u0131kla ve antibiyotik direnciyle ili\u015fkili serotipleri kapsamas\u0131 gerekir (14). Antibiyotik direnci, infeksiyonlar\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 tedavisi i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir tehdit olu\u015fturmaya devam etmektedir (11). <i>S. pneumoniae <\/i>su\u015flar\u0131n\u0131n serotipleri ve antibiyotik direnci, b\u00f6lgeler aras\u0131nda de\u011fi\u015fiklik g\u00f6sterdi\u011finden her \u00fclke kendi pn\u00f6mokokal serotip \u00e7e\u015fitlili\u011fini ve antibiyotik diren\u00e7 profilini belirlemelidir (6). Al\u0131\u015fkan ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n (15) yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmada, solunum yolu \u00f6rneklerinden izole edilen pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131nda oral penisiline diren\u00e7 oran\u0131 %24.6 iken, parenteral penisilin (menenjit d\u0131\u015f\u0131) diren\u00e7 oran\u0131 %2.5 olarak bulunmu\u015ftur. Ayr\u0131ca eritromisine %40, sefotaksime %3.8, ofloksasine %6.4, levofloksasine %11.5 ve trimetopim-sulfametoksazole %54.5 oranlar\u0131nda diren\u00e7 g\u00f6zlendi\u011fi bildirilmi\u015ftir (15). \u00dclkemizde \u0130PH\u2019ye sebep olan pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131na ait antibiyotik duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir \u00e7al\u0131\u015fmada, penisilin, sefotaksim ve eritromisin diren\u00e7 paternleri incelenmi\u015f olup izole edilen toplam 100 <i>S. pneumonia<\/i> su\u015fundan penisilin duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 incelenen 98 su\u015fun ikisi orta duyarl\u0131 bulunmu\u015f ve diren\u00e7li su\u015f saptanmam\u0131\u015ft\u0131r. S\u00f6z konusu \u00e7al\u0131\u015fmada, benzer \u015fekilde sefotaksim duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 incelenen 96 su\u015fun hi\u00e7birinde diren\u00e7li su\u015f saptanmazken \u00fc\u00e7 su\u015f orta duyarl\u0131 olarak tespit edilmi\u015ftir. Eritromisin direnci ise daha y\u00fcksek oranda bulunmu\u015f olup incelenen 67 su\u015fun 33\u2019\u00fcnde diren\u00e7 saptanm\u0131\u015ft\u0131r (6). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda, invazif \u00f6rneklerden izole edilen su\u015flarda; penisilin ve sefotaksim diren\u00e7 oranlar\u0131 invazif olmayan su\u015flara g\u00f6re daha y\u00fcksek oranda bulunmu\u015fken, eritromisin direnci invazif \u00f6rneklerden izole edilen su\u015flarda daha d\u00fc\u015f\u00fckt\u00fcr. \u0130zole etti\u011fimiz invazif infeksiyona neden olan pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131nda; penisiline diren\u00e7li su\u015f saptanmazken, orta duyarl\u0131 su\u015f oran\u0131 %3.6 olarak tespit edildi. \u0130nvazif olmayan hastal\u0131\u011fa neden olan pn\u00f6mokoklarda penisilin direnci oran\u0131 ise<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>%18.6 olarak saptand\u0131. Benzer \u015fekilde siprofloksasine diren\u00e7li invazif hastal\u0131ktan sorumlu pn\u00f6mokok su\u015fu saptanmazken, invazif hastal\u0131\u011fa neden olmayan pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131nda siprofloksasin direnci %50 olarak bulundu. \u0130PH\u2019li bireylerde, \u0130PH\u2019si olmayanlara k\u0131yasla \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak sefalosporin ve sefuroksim duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 daha d\u00fc\u015f\u00fck; amoksisilin-klavulonik asit, oksasilin, trimetoprim-sulfametoksazol, eritromisin, klindamisin, levofloksasin ve tetrasiklin duyarl\u0131l\u0131k oranlar\u0131 daha y\u00fcksek olsa da anlaml\u0131 d\u00fczeyde farkl\u0131l\u0131k bulunmad\u0131. \u0130nvazif hastal\u0131\u011f\u0131 olan olgularda etken olarak saptanan pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131nda antimikrobiyal direncin daha d\u00fc\u015f\u00fck bulunmas\u0131, bu hasta grubunun duyarl\u0131 su\u015flarla infekte olabilecek hassasiyete sahip olmalar\u0131ndan kaynaklanm\u0131\u015f olabilir. Ayr\u0131ca \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda incelenen \u0130PH etkeni pn\u00f6mokoklarda \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak sefalosporin direncinin olduk\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fck olmas\u0131 ve kinolon direncinin olmamas\u0131 \u00e7ok \u00f6nemli bir bulgudur. Bu bulgumuz, \u00f6zellikle pn\u00f6monili ve menenjitli hastalarda ampirik tedavide yol g\u00f6sterici olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nem arz etmektedir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak sefalosporinlerden seftriaksona kar\u015f\u0131 diren\u00e7 saptanmamas\u0131, pn\u00f6mokokal menenjitli hastalarda ampirik tedavide \u00f6nerilen seftriakson ve vankomisinin birlikte kullan\u0131m\u0131ndan ziyade tek ba\u015f\u0131na seftriakson kullan\u0131m\u0131n\u0131n yeterli olabilece\u011fini g\u00f6stermektedir. Benzer \u015fekilde pn\u00f6monili hastalar\u0131n ampirik tedavisinde d\u00fc\u015f\u00fck diren\u00e7 oranlar\u0131 sebebiyle amoksisilin klavulonik asit, kinolon ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ku\u015fak sefalosporinler \u00f6n planda se\u00e7ilebilecek antibiyotikler aras\u0131ndayken g\u00f6rece y\u00fcksek diren\u00e7 oran\u0131 sebebiyle makrolidlerin tercih edilmemesi tedavi ba\u015far\u0131s\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan yararl\u0131 olacakt\u0131r.<\/p>\n<p class=\"p3\"><span class=\"s1\">Tek merkezli ve geriye d\u00f6n\u00fck olarak yap\u0131lmas\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z\u0131n en \u00f6nemli k\u0131s\u0131tl\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Hasta verilerinin geriye d\u00f6n\u00fck olarak irdelenmesi nedeniyle; sigara kullan\u0131m\u0131, \u00f6nceden pn\u00f6mokokal infeksiyon ge\u00e7irme \u00f6yk\u00fcs\u00fc, yak\u0131n d\u00f6nemde antibiyotik kullan\u0131m \u00f6yk\u00fcs\u00fc, pn\u00f6mokok a\u015f\u0131lanmalar\u0131, nazofarenks s\u00fcr\u00fcnt\u00fc \u00f6rne\u011fi al\u0131nma durumlar\u0131 ve izole edilen pn\u00f6mokok su\u015flar\u0131n\u0131n serotipleri de\u011ferlendirilemedi.<\/span><\/p>\n<p class=\"p3\"><span class=\"s1\">Pn\u00f6mokokal infeksiyonlar, neden olduklar\u0131 hastal\u0131klar\u0131n yan\u0131nda yaratt\u0131klar\u0131 komplikasyonlar nedeniyle t\u0131bbi ve ekonomik y\u00fck\u00fc art\u0131rmaktad\u0131r. Ba\u011f\u0131\u015f\u0131kl\u0131k sistemi bask\u0131lanm\u0131\u015f ya da e\u015flik eden komorbiditesi olan hastalar, invazif hastal\u0131k geli\u015fimi a\u00e7\u0131s\u0131ndan y\u00fcksek risk alt\u0131ndad\u0131r. \u0130nvazif pn\u00f6mokokal hastal\u0131k ve komplikasyonlar\u0131n\u0131n oran\u0131n\u0131 azaltmak i\u00e7in etkin ba\u011f\u0131\u015f\u0131klama programlar\u0131 geli\u015ftirilmeli, ulusal s\u00fcrveyans verileri d\u00fczenli kaydedilmelidir.<\/span><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u0130R\u0130\u015e Streptococcus pneumoniae; sin\u00fczit, otitis media, bakteriyel pn\u00f6moni, menenjit ve sepsisin en \u00f6nemli nedeni olup t\u00fcm d\u00fcnyada \u00f6nemli bir morbidite ve mortalite nedenidir (1). S\u0131kl\u0131kla insan nazofarenksinde kolonize olur ve esas olarak damlac\u0131k yoluyla bula\u015f\u0131r. Pn\u00f6mokoklar i\u00e7in nazofarengeal ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131l\u0131k oran\u0131 %27-85 aras\u0131nda de\u011fi\u015fmektedir (2). D\u00fc\u015f\u00fck ve orta gelirli \u00fclkelerin yan\u0131 s\u0131ra y\u00fcksek gelirli \u00fclkelerde de [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":25654,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[5129],"tags":[5515,3317,3474,5516],"class_list":["post-25471","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-ozgun-arastirma","tag-invazif","tag-pnomokok","tag-risk-faktorleri","tag-streptococcus-pneumonia"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/25471","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=25471"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/25471\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":25776,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/25471\/revisions\/25776"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/25654"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=25471"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=25471"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=25471"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}