{"id":23357,"date":"2021-08-27T08:00:03","date_gmt":"2021-08-27T05:00:03","guid":{"rendered":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/?p=23357"},"modified":"2021-08-26T20:55:17","modified_gmt":"2021-08-26T17:55:17","slug":"kafa-tabani-osteomyelitleri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/2021\/08\/27\/kafa-tabani-osteomyelitleri\/","title":{"rendered":"Kafa Taban\u0131 Osteomyelitleri ve Uzun D\u00f6nem Sonu\u00e7lar\u0131"},"content":{"rendered":"<h2><b>G\u0130R\u0130\u015e<\/b><\/h2>\n<p>Kafa taban\u0131 osteomyeliti (KTO), s\u0131kl\u0131kla ya\u015fl\u0131 ve diyabetik hastalarda ortaya \u00e7\u0131kan, hayat\u0131 tehdit eden ciddi bir infeksiyondur. \u0130nfeksiyonun kayna\u011f\u0131na g\u00f6re farkl\u0131 tan\u0131mlamalar kullan\u0131lmaktad\u0131r. Tipik formu, malign otitis eksternan\u0131n bir komplikasyonu olarak geli\u015fir. Bu formda \u00f6ncelikle temporal, ard\u0131ndan sfenoid ve oksipital kemik etkilenir. Sin\u00fcs kaynakl\u0131 veya kayna\u011f\u0131 belirlenemeyen santral ya da atipik KTO formlar\u0131nda ise \u00f6ncelikle sfenoid ve oksipital kemi\u011fin klivus b\u00f6lgesi etkilenmektedir (1, 2). Tipik formda infeksiyonun d\u0131\u015f kulak yolundan Santorini fiss\u00fcr\u00fc ve timpanomastoid s\u00fct\u00fcr hatt\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla kafa taban\u0131na yay\u0131lmas\u0131 s\u00f6z konusuyken, atipik veya santral formda sin\u00fcslerden kom\u015fuluk yoluyla yay\u0131l\u0131m olabilece\u011fi bilinmektedir; bu atipik formda, kaynak bulunamayan hastalar da olabilmektedir (1, 3). En s\u0131k <i>Pseudomonas aeruginosa<\/i>, ikinci s\u0131rada <i>Staphylococcus aureus<\/i> etken olarak bildirilirken koag\u00fclaz-negatif stafilokoklar, di\u011fer Gram-negatif \u00e7omaklar, <i>Candida <\/i>sp. ve <i>Aspergillus <\/i>sp. de etkenler aras\u0131nda yer almaktad\u0131r (4-7). Etken saptand\u0131\u011f\u0131nda uygun antibiyotik se\u00e7imi yapmak m\u00fcmk\u00fcnken, etkenin saptanamad\u0131\u011f\u0131 olgularda uygun tedaviyi, yan\u0131ts\u0131zl\u0131k ve progresyon g\u00f6steren durumlarda do\u011fru tedavi stratejilerini belirlemek zordur.<\/p>\n<p>Nadir g\u00f6r\u00fclen bir hastal\u0131k olmas\u0131 nedeniyle bilgilerin \u00e7o\u011fu olgu serilerinden elde edilmektedir. Son d\u00f6nemde tan\u0131 ve takipte g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleri hakk\u0131nda \u00e7ok say\u0131da veri payla\u015f\u0131m\u0131 yap\u0131l\u0131rken, tedavi alan\u0131nda elde edilen bilgiler sayesinde uzun s\u00fcreli antibiyotik kullan\u0131m\u0131n\u0131n cerrahiye tercih edilmesi gerekti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc a\u011f\u0131rl\u0131k kazanm\u0131\u015ft\u0131r (8, 9). Bu \u00e7al\u0131\u015fmada hastanemizde yat\u0131r\u0131larak takip edilen komplike olmu\u015f KTO hastalar\u0131n\u0131n tan\u0131s\u0131, tedavisi ve uzun d\u00f6nem sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n irdelenmesi ama\u00e7lanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<h2><b>Y\u00d6NTEMLER<\/b><\/h2>\n<p>2012-2019 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda klini\u011fimizde yat\u0131r\u0131larak tedavi edilen KTO tan\u0131s\u0131 alm\u0131\u015f yeti\u015fkin hastalar retrospektif olarak de\u011ferlendirildi. Hastane otomasyon sisteminden ya\u015f, cinsiyet, e\u015flik eden hastal\u0131klar, ge\u00e7irdi\u011fi ba\u015f-boyun b\u00f6lgesi ameliyatlar\u0131, ba\u015fvuru \u015fikayeti ve tan\u0131ya kadar ge\u00e7en s\u00fcre, yat\u0131\u015f\u0131nda ve taburcu olurken bak\u0131lan total l\u00f6kosit say\u0131s\u0131, C-reaktif protein (CRP), eritrosit sedimantasyon h\u0131z\u0131 (ESR) (tedavi ba\u015flang\u0131c\u0131 ve sonundaki de\u011feri) ve HbA1c de\u011feri, infeksiyonun etkiledi\u011fi kemik, sinir, vask\u00fcler yap\u0131 ve dura tutulumu, tan\u0131 veya tedavi ama\u00e7l\u0131 yap\u0131lan cerrahi giri\u015fim, tan\u0131 ve takipte kullan\u0131lan g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleri, k\u00fclt\u00fcrde de\u011ferlendirilen klinik \u00f6rnek, etkenin t\u00fcr\u00fc, verilen antibiyotik tedavisi ve s\u00fcresi (parenteral\/oral), hastane i\u00e7i mortalite bilgileri kaydedildi. Ayr\u0131ca idame tedavisi ve takipte kullan\u0131lan g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleri ile ilgili bilgiler poliklinik dosyalar\u0131ndan ve hastalar\u0131n son durumlar\u0131 (mortalite\/sekel) ile ilgili bilgiler, telefonla hasta veya hasta yak\u0131nlar\u0131ndan elde edildi. Tedavide kullan\u0131lan antibiyotiklerden en az 2 hafta s\u00fcreyle verilmi\u015f olanlar\u0131 kaydedildi. Hastan\u0131n hastaneye ba\u015fvurusunda olan veya yat\u0131\u015f\u0131nda geli\u015fen \u015fikayetlerinin olmamas\u0131 sekelsiz iyile\u015fme, \u015fikayeti devam eden veya hastal\u0131kla ili\u015fkilendirilebilecek t\u00fcm kal\u0131c\u0131 \u015fikayetler (i\u015fitme kayb\u0131, dengesizlik, ba\u015f a\u011fr\u0131s\u0131, kulak a\u011fr\u0131s\u0131, yutma g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc, ses k\u0131s\u0131kl\u0131\u011f\u0131 gibi) sekel olarak kaydedildi. Komorbiditeler, \u015fikayet s\u00fcresi, \u00f6nceki ve son tedavi s\u0131ras\u0131ndaki cerrahi giri\u015fimler, kafa \u00e7ifti tutulumu, vask\u00fcler tutulum\/tromboz veya dura tutulumu, bilateral tutulum, infeksiyon etkeni, ba\u015flang\u0131\u00e7 ve parenteral tedavi sonu akut faz reaktanlar\u0131 ile tedavi sonu ESR de\u011feri, tedavi s\u00fcreleri ve takipte kalma s\u00fcresinin sekel ile ili\u015fkisi ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>Hastalar\u0131n takip ve \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada hasta mortalite verileri kaydedildi.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>Sekelli ve sekelsiz iyile\u015fen hastalar\u0131n klinik ve laboratuvar \u00f6zelliklerinin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda kategorik de\u011fi\u015fkenleri i\u00e7in ki kare veya Fisher\u2019in kesin testi, s\u00fcrekli de\u011fi\u015fkenler i\u00e7in Student\u2019\u0131n t testi veya Mann-Whitney U testinden uygun olanlar kullan\u0131ld\u0131. <span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>\u00c7al\u0131\u015fma i\u00e7in \u0130stanbul \u00dcniversitesi \u0130stanbul T\u0131p Fak\u00fcltesi Etik Kurulu\u2019ndan onay al\u0131nd\u0131 (Karar no: 2021\/97, Tarih: 22\/01\/2021).<\/p>\n<h2><b>BULGULAR<\/b><\/h2>\n<p>Bu \u00e7al\u0131\u015fmaya 2012-2019 y\u0131llar\u0131 aras\u0131nda KTO tan\u0131s\u0131yla toplam 16 hasta dahil edildi. Hastalar\u0131n ya\u015f ortalamas\u0131 66 (56-77) olup 12 (%75)\u2019si erkekti. En s\u0131k e\u015flik eden hastal\u0131k diabetes mellitus (14\/16), hipertansiyon (9\/16), kronik b\u00f6brek yetmezli\u011fi (3\/16) ve koroner arter hastal\u0131\u011f\u0131yd\u0131 (3\/16). Diabetes mellitus tan\u0131s\u0131 olmayan hastalardan birinin daha \u00f6nce ge\u00e7irilmi\u015f kraniyal cerrahi \u00f6yk\u00fcs\u00fc, di\u011ferinin ise hipertansiyon tan\u0131s\u0131 vard\u0131.<\/p>\n<p>Ba\u015fvuru a\u015famas\u0131nda t\u00fcm hastalarda ba\u015f ve\/veya kulak a\u011fr\u0131s\u0131, yar\u0131s\u0131nda (8\/16) ise kulak ak\u0131nt\u0131s\u0131 \u015fikayeti vard\u0131. Di\u011fer en s\u0131k \u015fikayetler i\u015fitmede azalma (7\/16), y\u00fcz felci (4\/16), yutma g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc (4\/16) ve dengesizlikti (3\/16). Daha az g\u00f6r\u00fclen \u015fikayetler ise ba\u015f d\u00f6nmesi (2\/16), ses k\u0131s\u0131kl\u0131\u011f\u0131 (2\/16), kilo kayb\u0131 (2\/16), g\u00f6z kapa\u011f\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmesi (1\/16), konu\u015fma bozuklu\u011fu (1\/16) ve y\u00fczde uyu\u015fmayd\u0131 (1\/16). En uzun \u015fikayet s\u00fcresi 2 ve 6 y\u0131l olan iki hastay\u0131 hari\u00e7 tuttu\u011fumuzda ortalama s\u00fcre 5 ayd\u0131 (1-9 ay).<\/p>\n<p>On \u00fc\u00e7 hasta otojenik, 2 hasta sin\u00fcs (biri sfenoid sin\u00fcs cerrahisi sonras\u0131) kaynakl\u0131 ve 1 hasta oksipital kemik cerrahi zemininde geli\u015fen KTO\u2019ydu. Hastalar\u0131n 8\u2019inde bilateral, 5\u2019inde sol, 3\u2019\u00fcnde ise sa\u011f taraf tutulumu vard\u0131. En \u00e7ok etkilenen kemikler s\u0131ras\u0131yla; temporal (mastoid (14\/16), petr\u00f6z (11\/16), oksipital (klivus (11\/16), sfenoid (ala maj\u00f6r (5\/16), ala min\u00f6r (1\/16), etmoid (2\/16), C1 ve C2 vertebra (1\/16) idi. Vask\u00fcler komplikasyon olan 4 hastan\u0131n 3\u2019\u00fcnde juguler ven inflamasyon\/trombozu\u00b1sigmoid sin\u00fcs trombozu ve 1\u2019inde kavern\u00f6z sin\u00fcs trombozu saptand\u0131. Bir hastan\u0131n internal karotis arteri, bilateral oblitere ve inflameydi. Dura tutulumu, 5 hastada e\u015flik etmekteydi.<\/p>\n<p>On hastada birden fazla, 2 hastada tek kafa \u00e7ifti tutulumu olup, 4 hastada ise tutulum yoktu. En \u00e7ok tutulan VII. (12\/16) ve X. (6\/16) kafa \u00e7iftiydi. Hastane yat\u0131\u015f\u0131 s\u00fcresince fasiyal paralizide gerileme olmazken, uzun d\u00f6nem takipte ise (en az 2 y\u0131l sonra) %75\u2019inin geriledi\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc. \u0130ki hastada, yat\u0131\u015flar\u0131 s\u0131ras\u0131nda var olan ve bir hastan\u0131n servis takibinde geli\u015fen yutma g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc nedeniyle beslenme nazogastrik sonda ile sa\u011fland\u0131. Hastane yat\u0131\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda t\u00fcm\u00fcnde oral beslenmeye ge\u00e7ilebildi. Hastalar\u0131n epidemiyolojik ve klinik verileri Tablo 1\u2019de verildi.<\/p>\n<div id=\"attachment_23422\" style=\"width: 2194px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo1.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-23422\" class=\"wp-image-23422 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo1.png\" alt=\"\" width=\"2184\" height=\"3085\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo1.png 2184w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo1-184x260.png 184w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo1-382x540.png 382w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo1-768x1085.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2184px) 100vw, 2184px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-23422\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 1.<\/strong> Kafa Taban\u0131 Osteomyeliti Olan Hastalar\u0131n Epidemiyolojik ve Klinik Verileri<\/p><\/div>\n<p>Hastalar\u0131n biyokimyasal de\u011ferlerine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda; hastane yat\u0131\u015f\u0131nda kanda ortalama l\u00f6kosit say\u0131s\u0131 9162 \/mm<sup>3<\/sup> (4300-13 600), ortalama CRP 47 mg\/L (8-134), ortalama ESR 87 mm\/saat (46-127) ve verisi olan 12 hastan\u0131n ortalama HbA1c\u2019si %7.8 (5.8-11.7) olarak saptand\u0131. Taburculuk s\u0131ras\u0131nda kanda ortalama l\u00f6kosit say\u0131s\u0131 6056 \/mm<sup>3<\/sup> (3300-10 900), serum CRP 12 mg\/L (0.7-32), ESR 54 mm\/saat (5-109) iken; tedavisi sonland\u0131r\u0131lan 13 hastan\u0131n ortalama ESR\u2019si 26 (2-54) olarak saptand\u0131. Taburculuk sonras\u0131 hastalar\u0131n hepsinde l\u00f6kosit, CRP ve bir hasta d\u0131\u015f\u0131nda ESR de\u011ferinde azalma saptan\u0131rken, ESR de\u011feri y\u00fckselen hastan\u0131n 5 ay i\u00e7inde progresyonla yeniden yat\u0131\u015f\u0131 yap\u0131ld\u0131.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>Tan\u0131da, en s\u0131k %87.5 (14\/16) magnetik rezonans (MR) ve %81.2 (13\/16) bilgisayarl\u0131 tomografi (BT) kullan\u0131l\u0131rken, hastalar\u0131n %43.8\u2019inde bunlara ek olarak n\u00fckleer g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleri de (5 hastada i\u015faretli l\u00f6kosit sintigrafisi, 2 hastada PET BT) kullan\u0131ld\u0131. Tedavinin sonland\u0131rma a\u015famas\u0131nda hastalar\u0131n %56.3 (9\/16)\u2019\u00fcnde g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme (6 hastada MR, 3 hastada i\u015faretli l\u00f6kosit sintigrafi) yap\u0131labildi. Tedavi sonras\u0131 kontrol g\u00f6r\u00fcnt\u00fclemesi olan 6 hastan\u0131n 3\u2019\u00fcnde tam regresyon, 3\u2019\u00fcnde ise operasyon sekeli vard\u0131.<\/p>\n<p>Merkezimize ba\u015fvurmadan \u00f6nce t\u00fcm hastalar daha \u00f6nce farkl\u0131 merkezlerde de\u011ferlendirilmi\u015fti. Hastalar\u0131n 13 (%81.3)\u2019\u00fcne topikal, oral ve\/veya parenteral antibiyotik tedavisi (antibiyotik ad\u0131 ve s\u00fcreyle ilgili net bilgi yok) ve 6 (%37.5) hastaya mastoidektomi \u00b1 fasiyal dekompresyon uygulanm\u0131\u015ft\u0131. Yat\u0131\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda 6\/16 (%37.5) hastaya sadece \u00f6rnekleme amac\u0131yla cerrahi i\u015flem yap\u0131l\u0131rken, 4 (%25) hastaya tedavi ama\u00e7l\u0131 radikal mastoidektomi (ikisi daha \u00f6nceki merkezde cerrahi uygulanan) yap\u0131ld\u0131.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>Etkenin saptanabilmesi i\u00e7in 17 atak s\u0131ras\u0131nda; 8 atakta kulak s\u00fcr\u00fcnt\u00fcs\u00fc ve doku \u00f6rne\u011fi, 5 atakta sadece kulak s\u00fcr\u00fcnt\u00fcs\u00fc, 4 atakta ise sadece doku \u00f6rne\u011fi k\u00fclt\u00fcr\u00fc yap\u0131ld\u0131. Kulak s\u00fcr\u00fcnt\u00fcs\u00fc ve doku \u00f6rneklerinin ikisinin de de\u011ferlendirildi\u011fi 7 atakta k\u00fclt\u00fcr sonu\u00e7lar\u0131 uyumsuzdu; bir atakta \u00fcreme olmad\u0131. Kulak s\u00fcr\u00fcnt\u00fcs\u00fc yat\u0131\u015f \u00f6ncesi veya s\u0131ras\u0131nda al\u0131n\u0131rken, doku \u00f6rneklerinin daha ge\u00e7 elde edilmesi nedeniyle \u00f6rnekler aras\u0131 zaman ve antibiyotik kullan\u0131m fark\u0131 vard\u0131. Sadece kulak s\u00fcr\u00fcnt\u00fc k\u00fclt\u00fcr\u00fc olanlar\u0131n t\u00fcm\u00fcnde <i>P. aeruginosa<\/i> \u00fcredi. En s\u0131k \u00fcreyen etken <i>P. aeruginosa <\/i>(7\/17), ikinci s\u0131kl\u0131kta stafilokoklar (5\/17) ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada <i>Candida <\/i>sp. (3\/17) ve <i>Corynebacterium<\/i> sp. (3\/17) yer ald\u0131. <i>P. aeruginosa<\/i> su\u015flar\u0131n\u0131n 4 (%57)\u2019\u00fc t\u00fcm anti-<i>Pseudomonas <\/i>antibiyotiklere duyarl\u0131yken, 2 (%28.6)\u2019si \u00e7o\u011ful diren\u00e7liydi (sadece kolistine 1, sadece kolistin ve seftazidime duyarl\u0131 1 su\u015f). Doku k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde \u00fcreme olmayan ancak patoloji de\u011ferlendirmesinde mantar hifleri olan ve s\u00fcr\u00fcnt\u00fc \u00f6rne\u011finde <i>A. fumigatus<\/i> \u00fcreyen iki hastan\u0131n kan galaktomannan de\u011ferleri pozitifti.<\/p>\n<p>Hastalar\u0131n %81.2 (13\/16)\u2019si anti-<i>Pseudomonas <\/i>(%53.8 k\u00fclt\u00fcre dayal\u0131) ve %43.7\u2019si ilave olarak glikopeptid tedavisi ald\u0131. Kan\u0131tl\u0131 mantar infeksiyonu olan 5 hasta ve anti-<i>Pseudomonas <\/i>ve glikopeptid tedavisine ra\u011fmen klinik yan\u0131t sa\u011flanamayan 4 hasta olmak \u00fczere ampirik antifungal eklenmesi ile hastalar\u0131n %56\u2019s\u0131 antifungal tedavi ald\u0131. Ampirik antifungal tedavi eklenen t\u00fcm hastalarda klinik ve radyolojik cevap sa\u011fland\u0131. Parenteral tedavi s\u00fcresi ortalama 9.7 (6-12) hafta, oral s\u00fcpresyon tedavi s\u00fcresi ise ortalama 12.6 (5-24) ayd\u0131. Takibe gelen hastalar\u0131n ortalama takipte kalma s\u00fcresi 20.5 (2-48) ayd\u0131. Hastalar\u0131n tedavi ve takip verileri Tablo 2\u2019de verildi.<\/p>\n<div id=\"attachment_23424\" style=\"width: 2199px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo2.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-23424\" class=\"wp-image-23424 size-full\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo2.png\" alt=\"\" width=\"2189\" height=\"3938\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo2.png 2189w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo2-145x260.png 145w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo2-300x540.png 300w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo2-768x1382.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2189px) 100vw, 2189px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-23424\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 2.<\/strong> Kronik Osteomyeliti Olan Hastalar\u0131n Etken, Tedavi, Sekel ve Sa\u011fkal\u0131m Verileri<\/p><\/div>\n<p>Yedi hasta, yat\u0131\u015flar\u0131 s\u0131ras\u0131nda antibiyotik tedavisine ek olarak hiperbarik oksijen tedavisi ald\u0131. T\u00fcm hastalar ba\u015f a\u011fr\u0131lar\u0131 nedeniyle algoloji ve psikiyatri uzmanlar\u0131 taraf\u0131ndan de\u011ferlendirildi. T\u00fcm hastalar\u0131n a\u011fr\u0131 kontrol\u00fcnde opioid analjezikler kullan\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Tedavi sonras\u0131 hastalar\u0131n %53.3\u2019\u00fcnde sekelsiz tam iyile\u015fme sa\u011flan\u0131rken di\u011ferlerinde ise i\u015fitme kayb\u0131, dengesizlik, fasiyal paralizi gibi kal\u0131c\u0131 sekellerin varl\u0131\u011f\u0131 saptand\u0131 (\u00f6len bir hastan\u0131n yak\u0131nlar\u0131na ula\u015f\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bilgi edinilemedi). Kal\u0131c\u0131 sekel i\u00e7in risk fakt\u00f6rlerine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda hipertansiyon (p=0.041), \u015fikayet s\u00fcresi (p=0.003), kafa taban\u0131 kemiklerin iki tarafl\u0131 tutulumu (p=0.001), vask\u00fcler tromboz\/inflamasyon veya dura tutulumu (p=0.007), daha \u00f6nce farkl\u0131 merkezde cerrahi m\u00fcdahale yap\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 (p=0.041) ve tedavi sonu sedimantasyon de\u011ferinin y\u00fcksekli\u011fi (p=0.014) anlaml\u0131 olarak saptand\u0131 (Tablo 3).<\/p>\n<div id=\"attachment_23362\" style=\"width: 2195px\" class=\"wp-caption alignright\"><a href=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo3.png\"><img loading=\"lazy\" decoding=\"async\" aria-describedby=\"caption-attachment-23362\" class=\"size-full wp-image-23362\" src=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo3.png\" alt=\"\" width=\"2185\" height=\"2058\" srcset=\"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo3.png 2185w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo3-276x260.png 276w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo3-573x540.png 573w, https:\/\/www.klimikdergisi.org\/wp-content\/uploads\/2021\/08\/KD.C34.S2_3897_Tablo3-768x723.png 768w\" sizes=\"auto, (max-width: 2185px) 100vw, 2185px\" \/><\/a><p id=\"caption-attachment-23362\" class=\"wp-caption-text\"><strong>Tablo 3.<\/strong> Kafa Taban\u0131 Osteomyeliti Hastalar\u0131n\u0131n Sekelli \u0130yile\u015fmesini Etkileyen Fakt\u00f6rler<\/p><\/div>\n<p>Hastanede yatarken hi\u00e7bir hastada mortalite saptanmad\u0131. \u00c7al\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda saptanan 5 \u00f6l\u00fcmden sadece biri 7 y\u0131l sonra hastal\u0131k n\u00fcks\u00fc nedeniyle ger\u00e7ekle\u015fti;<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>di\u011ferleri 6 ay ile 5 y\u0131l i\u00e7inde ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olup hastal\u0131kla ili\u015fkisizdi. Yirmi d\u00f6rt ayl\u0131k takip s\u00fcrecinde, KTO\u2019yla ili\u015fkisiz 3 \u00f6l\u00fcm\u00fcn (hastal\u0131kla ili\u015fkisiz mortalite %18.7) ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi g\u00f6r\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<h2><b>\u0130RDELEME<\/b><\/h2>\n<p>Nadir g\u00f6r\u00fclen g\u00f6r\u00fclen KTO\u2019nin y\u00fcksek morbidite ve mortalite oran\u0131, do\u011fru antibiyotik ve cerrahi tedavi yakla\u015f\u0131mlar\u0131yla de\u011fi\u015ftirilebilir. Daha \u00f6nce yay\u0131mlanm\u0131\u015f olgu serilerinde oldu\u011fu gibi \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda KTO olgular\u0131 s\u0131kl\u0131kla otojenik kaynakl\u0131 (%81) ve ya\u015fl\u0131 erkeklerde olu\u015fmaktayd\u0131; en s\u0131k risk fakt\u00f6r\u00fc hastalar\u0131n % 87.5\u2019inde tan\u0131mlanan diabetes mellitustu (10, 11). Literat\u00fcrde bildirilen otojenik kaynakl\u0131 KTO olgular\u0131nda oldu\u011fu gibi hastalarda en s\u0131k ba\u015f ve\/veya kulak a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra kulak ak\u0131nt\u0131s\u0131 \u015fikayeti vard\u0131 ve en \u00e7ok VII. kafa \u00e7ifti etkilenmi\u015fti (12, 13). Hastalarda hastane yat\u0131\u015f s\u00fcrecinde fasiyal paralizide bir gerileme olmazken, 24 ayl\u0131k takip sonras\u0131 %75\u2019inde gerileme sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131. Oysa Jung ve ark.\u2019n\u0131n 32 hastal\u0131k serisinde ortalama 115 g\u00fcnl\u00fck tedavi ve 11 ayl\u0131k takibin sonunda fasiyal paralizide % 42.9 k\u0131smi veya tam iyile\u015fme bildirilmi\u015ftir (13). Hastalar\u0131m\u0131zda daha y\u00fcksek oranda iyile\u015fme olmas\u0131n\u0131n, antimikrobik tedavinin daha uzun (en az 360 g\u00fcn) s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesinden kaynaklanabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc. Kafa \u00e7ifti tutulumlar\u0131 baz\u0131 olgularda ilk bulgu olarak saptanabilirken s\u0131kl\u0131kla hastal\u0131\u011f\u0131n progresyonuna i\u015faret etmektedir (9, 14). Kafa \u00e7iftlerinin etkilenmesi k\u00f6t\u00fc prognozla ili\u015fkilendiren \u00e7al\u0131\u015fmalar oldu\u011fu gibi, etkisi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterenler de bulunmaktad\u0131r (11, 12, 14). Yedinci sinir en s\u0131k ve ilk tutulan kafa \u00e7ifti olup, ayn\u0131 zamanda en ge\u00e7 d\u00fczelen veya kal\u0131c\u0131 hasar b\u0131rakan kafa \u00e7ifti tutulumudur. Bunun nedenleri olarak, bu sinirin kemikte katetti\u011fi yolun uzun olmas\u0131, daha b\u00fcy\u00fck alan\u0131n\u0131n infeksiyondan etkilenmesi ve infeksiyondan ilk etkilenen olmas\u0131 nedeniyle daha uzun s\u00fcre inflamasyona ve bakteriyel toksinlere maruz kalmas\u0131 olarak g\u00f6sterilmektedir. Bunun yan\u0131 s\u0131ra alt kafa \u00e7iftleri olan IX, X, XI ve XII tutulumunda ise tedaviye daha h\u0131zl\u0131 yan\u0131t al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ve tama yak\u0131n iyile\u015fme sa\u011flanabildi\u011fi bildirilmektedir (14). Bu bilgiyle uyumlu olarak \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131zda da IX. sinir tutulumu sonucu yutma g\u00fc\u00e7l\u00fc\u011f\u00fc geli\u015fen ve nazogastrik t\u00fcple beslenmesi sa\u011flanan 3 hastan\u0131n tedavisinde h\u0131zl\u0131 yan\u0131t al\u0131nd\u0131 ve hepsinde de taburcu olmadan oral beslenmeye ge\u00e7ilebildi. Hastalar\u0131n yar\u0131s\u0131ndan fazlas\u0131 (%56.3) vask\u00fcler veya dura tutulumuyla da komplikeydiler. \u0130lgin\u00e7 olarak dura tutulumu olan hastalar\u0131m\u0131z\u0131n tamam\u0131, %60\u2019\u0131 kan\u0131tl\u0131 olmak \u00fczere antifungal tedavisi alm\u0131\u015ft\u0131. Dura tutulumun belirli bir etkenle ili\u015fkili oldu\u011fu s\u00f6ylenemez, ancak hastalar\u0131m\u0131zda antifungal tedavinin ba\u015flanmas\u0131na kadar uzun bir s\u00fcrenin ge\u00e7mesinin hastal\u0131\u011f\u0131n progresyonuna neden olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131 muhtemeldir. Komplike olgulardan pakimenenjiti olan ve 2 y\u0131l sonra farkl\u0131 nedenle \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc saptanan hasta hari\u00e7, klinik ve radyolojik yan\u0131ta g\u00f6re 5-15 ay gibi de\u011fi\u015fen s\u00fcrelerde s\u00fcpresyon tedavisi ile en az 2, en \u00e7ok 5 y\u0131l takip edilmi\u015f olan bu hastalarda \u00f6l\u00fcm g\u00f6zlenmedi. Uzun s\u00fcreli tedavinin bu hastalar\u0131n sa\u011fkal\u0131m\u0131na katk\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>Tan\u0131da, %87.5\u2019inde MR ve %81.3\u2019\u00fcnde BT, %43.8 \u2018inde ise i\u015faretli l\u00f6kosit sintigrafisi ve<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>tek foton emisyon bilgisayarl\u0131 tomografi (SPECT) veya pozitron emisyon tomografi (PET)-BT ek olarak kullan\u0131ld\u0131. KTO tan\u0131s\u0131nda, doku tutulumun yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyi g\u00f6steren MR ve ge\u00e7 d\u00f6nemde kemik defektini g\u00f6steren BT rutin olarak en yayg\u0131n kullan\u0131lan g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleridir. Bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra \u00fc\u00e7 fazl\u0131 kemik Tc99m metilen difosfonat (MDP) sintigrafisi BT\u2019den daha erken d\u00f6nemde kemikteki aktiviteyi g\u00f6sterir, SPECT ile birle\u015ftirildi\u011finde duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 %100\u2019e \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Tan\u0131 an\u0131nda y\u00fcksek sedimantasyon, normal l\u00f6kosit ve CRP de\u011ferleri bildiren \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n aksine hastalar\u0131m\u0131z\u0131n %50\u2019ye yak\u0131n\u0131n\u0131nda l\u00f6kosit say\u0131s\u0131 \u226510 000 \/\u00b5l ve bir hasta hari\u00e7 t\u00fcm\u00fcnde CRP de\u011feri normalin \u00fcst\u00fcndeydi (ortalama 9 kat y\u00fcksek) (10, 15). Hastalar\u0131m\u0131z\u0131n t\u00fcm\u00fcnde, taburcu olurken l\u00f6kosit, CRP ve sedimantasyon de\u011ferlerinde azalma saptan\u0131rken; ESR de\u011ferinde azalma olmayan hastan\u0131n 5 ay sonra progresyonla yeniden yat\u0131\u015f\u0131 olan tek hasta olmas\u0131 manidard\u0131. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta y\u00fcksek de\u011ferler tedaviye yan\u0131t\u0131n de\u011ferlendirilmesinde iyi birer yol g\u00f6sterici olabilir. Verilerimizle uyumlu bir \u015fekilde tedavi progresyonu veya sonland\u0131rma a\u015famas\u0131nda g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemlerinin yan\u0131 s\u0131ra ba\u015flang\u0131\u00e7ta y\u00fcksek olan akut faz reaktanlar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn, tedaviyi sonland\u0131rma a\u015famas\u0131nda normal s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde olmas\u0131n\u0131n morbidite a\u00e7\u0131s\u0131ndan iyi bir g\u00f6sterge olabilece\u011fi belirtilmektedir (9, 16).<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>KTO tan\u0131s\u0131nda ideal olan radyolojik olarak tutulan kemi\u011fin patolojik incelemesinde osteomyelitin g\u00f6sterilmesi (malignitenin d\u0131\u015flanmas\u0131) ve kemik \u00f6rne\u011finden mikroorganizman\u0131n izole edilmesidir. Ancak pratikte radyolojik tutulumun oldu\u011fu hastalarda kulak ak\u0131nt\u0131s\u0131 e\u015flik ediyorsa ak\u0131nt\u0131 k\u00fclt\u00fcr\u00fc ile tedavi y\u00f6nlendirilirken, yan\u0131t al\u0131namamas\u0131 halinde biyopsi yap\u0131lmaktad\u0131r. Ak\u0131nt\u0131n\u0131n e\u015flik etmedi\u011fi hastalarda ise daha erken d\u00f6nemde derin doku biyopsisi al\u0131nmaktad\u0131r. Hastalar\u0131m\u0131zda en s\u0131k izole edilen etken literat\u00fcrle uyumlu olarak <i>P. aeruginosa<\/i> olurken, bunu stafilokoklar ve <i>Candida<\/i> sp. izledi. P\u00fcr\u00fclan kulak ak\u0131nt\u0131s\u0131ndan elde edilen etkenin kemikteki ile ayn\u0131 olma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131 net de\u011filse de, bir\u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmada her iki \u00f6rnek t\u00fcr\u00fc etken olarak kabul edilmi\u015ftir (10, 17, 18). Kulak ak\u0131nt\u0131s\u0131nda, flora \u00fcyesi olmayan <i>P. aeruginosa\u2019<\/i>n\u0131n derin infeksiyonun etkeni olmas\u0131 muhtemel gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrken, koag\u00fclaz-negatif stafilokok gibi deri flora \u00fcyelerine ise \u015f\u00fcpheyle yakla\u015f\u0131lmal\u0131 ve doku \u00f6rne\u011fi i\u00e7in giri\u015fimde bulunulmal\u0131d\u0131r. Bu bilgiyi destekler \u015fekilde <i>P. aeruginosa<\/i>\u2019n\u0131n \u00fcredi\u011fi \u00f6rneklerin %71.4\u2019\u00fc kulak s\u00fcr\u00fcnt\u00fcs\u00fc \u00f6rneklerine ait olup duyarl\u0131l\u0131\u011fa uygun olarak verilen tedaviyle cerrahi gereksinim olmadan tedavi edilebildi. Ancak doku veya s\u00fcr\u00fcnt\u00fc k\u00fclt\u00fcr\u00fcnde koag\u00fclaz-negatif stafilokok \u00fcremesi olan hastalar\u0131n tedavisine eklenen glikopeptid tedavisine ra\u011fmen yan\u0131t sa\u011flanamamas\u0131, bu etkenin etyolojideki yerinin sorgulanmas\u0131 gerekti\u011fine i\u015faret etmektedir. Asl\u0131nda literat\u00fcrde etkenin belirlenemedi\u011fi durumlarda, etken s\u0131kl\u0131\u011f\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda ampirik se\u00e7imde anti-<i>Pseudomonas<\/i> tedaviden sonra, antistafilokoksik antibiyotiklerin eklenmesi \u00f6nerilirken (5), bu uygulama ile hastalar\u0131m\u0131z\u0131n tedavisine katk\u0131 sa\u011flanamam\u0131\u015ft\u0131r. Hastalar\u0131n 9\/16 (%56.3)\u2019s\u0131 antifungal tedavi ald\u0131. Etkene dayal\u0131 olanlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, yar\u0131s\u0131na yak\u0131n\u0131 anti-<i>Pseudomonas <\/i>ve antistafilokoksik antibiyotiklere yan\u0131ts\u0131z olan olgulard\u0131. Son d\u00f6nemde etyolojide, fungal etkenlerin de daha s\u0131k bildirilmesiyle, maya veya k\u00fcflerin de dikkate al\u0131narak ampirik olmasa da, yan\u0131ts\u0131z olgularda antifungal eklenmesi \u00f6nerilmektedir (5). Antifungal eklenen hastalar\u0131n t\u00fcm\u00fcnde klinik yan\u0131t\u0131n al\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131 anti-<i>Pseudomonas<\/i> tedaviden sonra, <i>S. aureus<\/i> saptanmad\u0131\u011f\u0131 durumlarda, antifungal tedavinin eklenmesinin \u00f6ne \u00e7\u0131kan bir tedavi stratejisi olmas\u0131 gerekti\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Antimikrobik tedavinin yan\u0131 s\u0131ra cerrahi uygulamalar da KTO tedavisinde \u00f6nemli bir yere sahiptir, ancak zaman i\u00e7inde cerrahinin yeri gittik\u00e7e de\u011fi\u015fmi\u015ftir. Daha \u00f6nceleri agresif cerrahi debridman ilk basamak tedavi olarak kabul edilirken, kemi\u011fe ge\u00e7i\u015fi iyi olan kinolon grubunun tedavide kullan\u0131lmas\u0131yla cerrahiye gereksinim azalm\u0131\u015ft\u0131r (5). Etkenin saptanamad\u0131\u011f\u0131 hastalarda bile erken d\u00f6nemde, sekel ve sekonder infeksiyonlar\u0131n engellenebilmesi i\u00e7in cerrahi m\u00fcdahaleden ka\u00e7\u0131n\u0131l\u0131p, <i>P. aeruginosa<\/i>\u2019ya etkili ve uzun s\u00fcreli intraven\u00f6z antibiyotik tedavisiyle hastalar\u0131n iyile\u015ftirilebildi\u011fi g\u00f6sterilmi\u015ftir (19). Ancak ne yaz\u0131k ki nadir g\u00f6r\u00fclen KTO g\u00f6zden ka\u00e7abilmekte, topikal ve k\u0131sa s\u00fcreli oral tedaviler ile zaman kaybedilmektedir. Antibiyotik kullan\u0131m\u0131 etkenin izole edilme \u015fans\u0131n\u0131 azalt\u0131rken, maj\u00f6r cerrahi giri\u015fimler doku hasar\u0131na ve yeni etkenlerin eklenmesine yol a\u00e7abilir. \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda da cerrahi uygulanmas\u0131n\u0131n sekellerle ili\u015fkili bulunmas\u0131, cerrahiden m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funca ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 fikrini desteklemektedir. KTO\u2019de cerrahi giri\u015fimin ancak mutlak endikasyonda veya sadece \u00f6rnek al\u0131nmas\u0131 amac\u0131yla uyguland\u0131\u011f\u0131nda tedaviye olumlu katk\u0131 sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 bilinmelidir (1, 5). KTO\u2019de tedavi s\u00fcresiyle ilgili standard bir yakla\u015f\u0131m olmasa da genel olarak en az 6 haftal\u0131k parenteral, ortalama 3-6 ay aras\u0131 s\u00fcpresyon tedavisi \u00f6nerilmekte ve fungal etyolojilerde bir y\u0131l\u0131 a\u015fan tedavi uygulamalar\u0131 bildirilmektedir (1, 5, 17). Ancak nadir g\u00f6r\u00fclen bir hastal\u0131k olmas\u0131 ve tedaviyi y\u00f6nlendirecek kan\u0131tlar\u0131 sa\u011flayacak randomize kontroll\u00fc \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n bulunmamas\u0131 nedeniyle bu olgularda antimikrobik tedavi s\u00fcre\u00e7lerinin ki\u015fiselle\u015ftirilmesi gerekti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130zledi\u011fimiz KTO olgular\u0131nda, infekte kemik sekestrelerinde bakterilerin canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 uzun s\u00fcre s\u00fcrd\u00fcrebilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle ve klinik, radyolojik ve laboratuvar bulgular\u0131yla de\u011ferlendirilen tedavi yan\u0131t\u0131 da g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak, ortalama 2.5 ay kadar uygulanan parenteral tedaviyi takiben, ortalama bir y\u0131l kadar oral s\u00fcpresyon tedavisi verildi. Hastalar\u0131m\u0131z\u0131n biri d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7birinde n\u00fcks olmamas\u0131, s\u00fcpresyon tedavi s\u00fcresinin uzun tutulmas\u0131yla ili\u015fkili olabilir. Ancak bu yakla\u015f\u0131m\u0131n do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in g\u00f6r\u00fcnt\u00fclemelerle k\u0131sa s\u00fcrede kesilen tedavi uygulamas\u0131 ile uzun s\u00fcreli s\u00fcpresyon uygulanan tedavi rejimlerinin prospektif olarak planlanan \u00e7al\u0131\u015fmalar ile irdelenmesi gerekmektedir. Tedavi s\u00fcresini belirlemede, klinik iyile\u015fmeye ra\u011fmen MR ve BT bulgular\u0131n\u0131n aylarca devam etmesi nedeniyle, takipte her 6 haftada bir i\u015faretli l\u00f6kosit sintigrafisi ile aktivite sonlanana kadar tekrar\u0131n\u0131 \u00f6neren uzmanlar olsa da, takipte kullan\u0131lacak g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleme y\u00f6ntemleri hakk\u0131nda hen\u00fcz bir uzla\u015f\u0131 sa\u011flanamam\u0131\u015ft\u0131r (18, 20).<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>Uzun d\u00f6nem takiplerinde, KTO olgular\u0131n\u0131n %46.7\u2019sinde i\u015fitme kayb\u0131, dengesizlik, fasiyal paralizi gibi kal\u0131c\u0131 sekellerin oldu\u011fu saptand\u0131. Sekel i\u00e7in tan\u0131mlanan risk fakt\u00f6rlerinden biri hipertansiyondu. \u00c7o\u011funlu\u011funda ayn\u0131 zamanda diabetes mellitus olan bu hastalarda, hipertansiyonun bozulmu\u015f olan mikrovask\u00fcler dola\u015f\u0131m\u0131 daha da sorunlu hale getirmesi ve bunun da etkili tedaviyi ve doku iyile\u015fmesini zorla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc. Literat\u00fcrde bu konuda bilgi bulunamad\u0131. Sekel i\u00e7in bulunanan bir di\u011fer risk fakt\u00f6r\u00fc de hastalar\u0131n ba\u015fvuru \u015fikayetlerinin s\u00fcresiydi. Hastal\u0131\u011f\u0131n tedavi edilmedi\u011fi aylarla ifade edilen s\u00fcrelerde infeksiyonun kontrols\u00fcz bir \u015fekilde ilerleyece\u011fi, yayg\u0131nla\u015faca\u011f\u0131 ve daha ciddi doku hasar\u0131 yapaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Jung ve ark. otojenik kafa taban\u0131 osteomyelitlerin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 irdeledikleri \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda ba\u015fvuruda 90 g\u00fcnl\u00fck \u015fikayet s\u00fcresini, 50 g\u00fcnl\u00fck olana k\u0131yasla kontrols\u00fcz infeksiyon i\u00e7in anlaml\u0131 olarak saptam\u0131\u015flar (13). Benzer \u015fekilde \u00e7ift tarafl\u0131, vask\u00fcler veya dura tutulumu varl\u0131\u011f\u0131nda sekel s\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n fazla bulunmas\u0131 da hastal\u0131\u011f\u0131n tedavisinin gecikmesi ve infeksiyonun progresyonuyla ili\u015fkilidir. Sudhoff ve ark. BT ve MR bulgular\u0131n\u0131n yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 prognozla ili\u015fkili olarak saptamasalar da, Lee SK ve ark. juguler foramen ve petr\u00f6z apeks tutulumunun prognozu etkiledi\u011fi, Lee S ve ark. ise petr\u00f6z kemi\u011fin yan\u0131nda bilateral tutulumun olmas\u0131n\u0131n mortaliteyi do\u011frudan etkiledi\u011fini saptam\u0131\u015flar (12, 16, 21). Sekelli iyile\u015fen hastalar\u0131m\u0131zda parenteral antibiyotikler de daha uzun s\u00fcreyle uygulanm\u0131\u015ft\u0131. Asl\u0131nda zaten daha komplike olan bu hastalar\u0131n daha ge\u00e7 klinik yan\u0131tlar\u0131 nedeniyle daha uzun s\u00fcreli parenteral tedavi almalar\u0131 ola\u011fan bir durumdur. \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda tedavinin sonland\u0131r\u0131lma a\u015famas\u0131nda ESR\u2019si normale d\u00f6nmeyen ve ortalama 40 mm\/saat olan hastalar ile normal s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde olanlar aras\u0131nda sekelli iyile\u015fme a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir fark oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcld\u00fc (p=0.014). Bu hastalarda tedavi s\u00fcresinin uzat\u0131lmas\u0131n\u0131n sonucu de\u011fi\u015ftirip de\u011fi\u015ftirmeyece\u011fi bilinmemekle birlikte, asl\u0131nda zaten uzun s\u00fcreli s\u00fcpresyon tedavisi uygulanm\u0131\u015f olan bu hastalarda, \u0131srarla d\u00fc\u015fmeyen ESR de\u011feri varl\u0131\u011f\u0131nda infeksiyonun kontrol alt\u0131na al\u0131n\u0131p al\u0131namad\u0131\u011f\u0131 detayl\u0131 klinik, laboratuvar ve g\u00f6r\u00fcnt\u00fclemelerle de\u011ferlendirilmelidir.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>T\u00fcm hastalar daha \u00f6nce farkl\u0131 merkezlerde KBB uzmanlar\u0131 taraf\u0131ndan de\u011ferlendirilmi\u015f, %81.3\u2019\u00fc topikal ve\/veya sistemik etkili antibiyotik tedavisi alm\u0131\u015f, %37.5 (6\/16)\u2019ine ise \u00f6nceden KTO tan\u0131s\u0131yla mastoidektomi \u00b1 fasiyal dekompresyon yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. T\u00fcm uygulamalara ra\u011fmen hastal\u0131\u011f\u0131n kontrol edilemedi\u011fi bu olgular, sekelli iyile\u015fen hastalar\u0131n %71.4\u2019\u00fcn\u00fc olu\u015fturmaktayd\u0131. Cerrahi uygulaman\u0131n prognoza etkisinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n aksine, takip etti\u011fimiz t\u00fcm hastalarda komplikasyon oranlar\u0131n\u0131n y\u00fcksek olmas\u0131na ra\u011fmen, daha \u00f6nce cerrahi y\u00f6ntemler uygulanm\u0131\u015f hasta grubunun daha \u00e7ok sekelli iyile\u015fmesinin nedeni, uygulanan cerrahi tekni\u011fin yaratt\u0131\u011f\u0131 doku hasar\u0131n\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, i\u015flem sonras\u0131 yeterli ve etkin tedavinin uygulanmam\u0131\u015f olmas\u0131 ve merkeze gelene kadar uzun s\u00fcrenin ge\u00e7mi\u015f olmas\u0131yla ili\u015fkili olabilir (16). \u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda istatiksel olarak anlaml\u0131 olmasa da sadece seftazidim ve siprofloksasinle tedavi edilebilen (kinolona duyarl\u0131 <i>P. aeruginosa<\/i> ile infekte) hastalarda sekel kalma olas\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n daha d\u00fc\u015f\u00fck olarak saptanmas\u0131 ilk tan\u0131 an\u0131nda etkin, uygun dozda, uzun s\u00fcreli ikili antibiyotik tedavisinin uygulanmas\u0131n\u0131n \u00f6nemi bir kez daha ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. \u0130lk tan\u0131 an\u0131nda yeterli ve uygun dozlarda tedavi edilmeyen <i>P. aeruginosa <\/i>infeksiyonlar\u0131nda diren\u00e7 geli\u015fmesi \u00e7ok olas\u0131d\u0131r. Nitekim <i>P. aeruginosa <\/i>tan\u0131mlanm\u0131\u015f hastalar\u0131m\u0131z\u0131n %28.5 (2\/7)\u2019inde kinolon direnci olup birinin sadece kolistine, di\u011ferinin kolistine ve seftazidime duyarl\u0131 olmas\u0131 hastalar\u0131n tedavi edilebilirli\u011fini ciddi olarak tehlikeye sokmu\u015ftur. Le Clerc ve ark.\u2019n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda da KBB uzmanl\u0131k alan\u0131nda kinolonlar\u0131n \u00e7ok kullan\u0131lmas\u0131n\u0131n bir sonucu olarak <i>Pseudomonas<\/i> spp.\u2019de kinolon direncinin %25 oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir (18). <i>Candida<\/i> sp. veya <i>Aspergillus <\/i>sp. ile infekte hastalarda belirgin anlam kazanmasa da daha y\u00fcksek oranda sekelli iyile\u015ftikleri g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Bunun nedeni, daha yava\u015f ilerleyen mantar infeksiyonlar\u0131nda etkenin daha ge\u00e7<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0 <\/span>saptan\u0131yor olmas\u0131nda kaynaklan\u0131yor olabilir (22).<\/p>\n<p>\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131zda hastane i\u00e7i mortalite olmay\u0131p, 24 ayl\u0131k takip s\u00fcrecinde de KTO\u2019ya ba\u011fl\u0131 bir mortalite g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. Mortalite oranlar\u0131n\u0131n son y\u0131llarda d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc ifade edilse de KTO\u2019de hala %30 oran\u0131nda mortalite bildiren \u00e7al\u0131\u015fmalar bulunmaktad\u0131r (14, 23). Soudry ve ark. 57 olguluk ciddi hastadan olu\u015fan seride 5 y\u0131ll\u0131k sa\u011fkal\u0131m oran\u0131n\u0131n %55 olarak bildirirken, cerrahi ge\u00e7irmi\u015f ge\u00e7 olgular\u0131n takip edildi\u011fi Ridder ve ark. \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131nda ise ortalama 5 ayl\u0131k takip s\u00fcresince mortalite saptanmam\u0131\u015f ve bunun nedeni olarak erken radikal cerrahi uygulamas\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir (18, 24). \u00c7o\u011fu komplike olan hastalar\u0131m\u0131zda mortalite g\u00f6r\u00fclmemesine, olgular\u0131m\u0131zda antimikrobik tedavinin uygun ve yeterli \u015fekilde yap\u0131lmas\u0131n\u0131n, etkenin saptanamad\u0131\u011f\u0131 ve ampirik tedaviyle progresyon saptanan olgularda ampirik antifungal tedavinin eklenmesinin ve sadece se\u00e7ili olgularda radikal cerrahi uygulanmas\u0131n\u0131n katk\u0131s\u0131 olabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc. Ancak t\u00fcm \u00e7abalara ra\u011fmen hastalar\u0131n komorbiditeleri ve ileri ya\u015flar\u0131 nedeniyle kardiak ve metabolik sorunlar sa\u011fkal\u0131m oran\u0131n\u0131 etkileyebilmektedir. Komorbidite indeksi y\u00fcksek olan hastalar\u0131n izlendi\u011fi bir \u00e7al\u0131\u015fmada da 3 y\u0131ll\u0131k KTO spesifik sa\u011fkal\u0131m oran\u0131 %76 iken, total sa\u011fkal\u0131m\u0131n %57 olarak saptanmas\u0131 KTO d\u0131\u015f\u0131ndaki fakt\u00f6rlerin hastalar\u0131n sa\u011fkal\u0131m\u0131n\u0131 ciddi olarak etkiledi\u011fini g\u00f6stermektedir (12).<\/p>\n<p>\u00c7al\u0131\u015fmam\u0131z\u0131n baz\u0131 s\u0131n\u0131rl\u0131l\u0131klar\u0131 vard\u0131r. Tek merkezde olmas\u0131 nedeniyle \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131za az say\u0131da hasta dahil edilebilmi\u015f, retrospektif olmas\u0131 nedeniyle de hastalar\u0131n radyolojik g\u00f6r\u00fcnt\u00fcleri ve tedavi sonu verileri ancak bak\u0131labilen hastalar\u0131nkiyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r.<span class=\"Apple-converted-space\">\u00a0<\/span><\/p>\n<p>H\u0131zl\u0131 ve do\u011fru tedavi stratejileri uygulanmad\u0131\u011f\u0131nda KTO ciddi mortalite ve morbiditeyle sonu\u00e7lanabilmektedir. Etkenin saptanamad\u0131\u011f\u0131 ve ampirik tedaviye yan\u0131ts\u0131z KTO olgular\u0131nda anti-<i>Pseudomonas<\/i> tedavilerin yan\u0131na, antistafilokok tedaviden ziyade, antifungal eklenmesinin hastalar\u0131n tedavisine ciddi katk\u0131 sa\u011flayabilmektedir. Sadece, koleksiyon geli\u015fmesi gibi zorunlu olan durumlar ve doku \u00f6rne\u011fi elde edilmesi d\u0131\u015f\u0131nda geni\u015f cerrahi debridman uygulanmas\u0131n\u0131n her hastada katk\u0131 sa\u011flamad\u0131\u011f\u0131 bilinmelidir. KTO olgular\u0131n\u0131n erkenden tan\u0131narak etkili, uygun dozda, yeterli doku konsantrasyonuna ula\u015fan antibiyotiklerle ve yan\u0131ts\u0131z durumlarda eklenen antifungallerle yap\u0131lan, y\u0131llar\u0131 bulabilen uzun s\u00fcreli antimikrobik tedavisi y\u00fcz g\u00fcld\u00fcr\u00fcc\u00fc sonu\u00e7lar verebilmektedir. KTO olgular\u0131n\u0131n takip ve tedavisinin konusunda deneyimli cerrahlar\u0131n deste\u011fiyle \u0130HKM uzmanlar\u0131 taraf\u0131ndan yap\u0131lmas\u0131, klinik sonu\u00e7lar\u0131n olumlu sonu\u00e7lanmas\u0131na katk\u0131 sa\u011flayabilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u0130R\u0130\u015e Kafa taban\u0131 osteomyeliti (KTO), s\u0131kl\u0131kla ya\u015fl\u0131 ve diyabetik hastalarda ortaya \u00e7\u0131kan, hayat\u0131 tehdit eden ciddi bir infeksiyondur. \u0130nfeksiyonun kayna\u011f\u0131na g\u00f6re farkl\u0131 tan\u0131mlamalar kullan\u0131lmaktad\u0131r. Tipik formu, malign otitis eksternan\u0131n bir komplikasyonu olarak geli\u015fir. Bu formda \u00f6ncelikle temporal, ard\u0131ndan sfenoid ve oksipital kemik etkilenir. Sin\u00fcs kaynakl\u0131 veya kayna\u011f\u0131 belirlenemeyen santral ya da atipik KTO formlar\u0131nda ise [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":3,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"_acf_changed":false,"footnotes":""},"categories":[5129],"tags":[5264,5263,5182],"class_list":["post-23357","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-ozgun-arastirma","tag-antifungal-tedavi","tag-kafa-tabani-osteomyeliti","tag-pseudomonas-aeruginosa-2"],"acf":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/23357","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/3"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=23357"}],"version-history":[{"count":3,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/23357\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":23524,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/23357\/revisions\/23524"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=23357"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=23357"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.klimikdergisi.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=23357"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}