Klimik Dergisi
Özgün Araştırma

Sürekli Ayaktan Periton Diyaliziyle İlişkili Peritonit: Klinik Özellikler, Etken Mikroorganizmalar ve Antibiyotik Duyarlılıkları

1.

Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Elazığ, Türkiye

2.

İnönü Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye

3.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği, Elazığ, Türkiye

Klimik Dergisi 2016; 29: 107-111
DOI: 10.5152/kd.2016.26
Okunma: 1691 İndirilme: 506 Online Yayın Tarihi: 23 Temmuz 2019

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, hastanemizde gelişen sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD) ile ilişkili peritonitlerde klinik özelliklerin, etken mikroorganizmaların ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesidir.

 

Yöntemler: Bu prospektif çalışmaya Ocak 2012-Şubat 2013 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi Hastanesi Nefroloji Kliniği, sürekli ayaktan periton diyalizi ünitesinde takip edilen 55 olgudan peritonit atağıyla başvuran 18 yaş ve üstü erişkin 30 hasta alındı. Kültürler Uluslararası Periton Diyalizi Derneği’nin önerdiği şekilde hem katı besiyerine hem de kan kültürü şişelerine ekilerek yapıldı. Antibiyotik duyarlılığı disk difüzyon yöntemiyle araştırıldı.

 

Bulgular: Hastaların 28 (%93.3)’inde batında hassasiyet, 4 (%13.3)’ünde batında defans /“rebound”, 9 (%30)’unda ateş, 13 (%43.3)’ünde bulantı ve kusma, 5 (%16.7)’inde ishal saptandı. Bulanık diyaliz sıvısı ve karın ağrısı bütün hastalarda saptandı. Periton sıvısının direkt Gram boyamasında bir (%3.3) hastada pozitiflik mevcuttu. Periton sıvısı kültüründe 28 (%93.3) hastada üreme oldu. Katı besiyerinde 14 (%46.7), kan kültürü şişesinde 28 (%93.3) hastada üreme saptandı. İki (%6.7) hastada ise periton sıvısı kültürlerinde her iki yöntemle de üreme olmadı. Her iki yöntemle idantifiye edilen mikroorganizmalar ve antibiyogramları birbirinin aynısıydı. Gram-pozitif mikroorganizmalardan 16 (%57.1)’sı koagülaz-negatif stafilokok, 4 (%14.3)’ü Staphylococcus aureus, 4 (%14.3)’ü streptokok, 1 (%3.6)’i enterokok olarak tespit edildi. Gram-negatif mikroorganizmalardan 2’si Escherichia coli, 1’i Yersinia enterocolitica idi. Gram-pozitif mikroorganizmalarda penisilin direnci %46.2 olarak saptandı. Stafilokok türlerinde metisiline direnç oranı ise %9.5 olarak bulundu.

Sonuçlar: Her merkezin kendi etken ve duyarlılık profilini bilmesi, uygun ampirik tedavi seçeneğini belirlemesi açısından gereklidir. Bu strateji sayesinde gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi sağlanmış ve antibiyotiklere karşı direnç gelişmesi ihtimali de azaltılmış olacaktır.

Ekler
ENGLISH
ISSN 1301-143X EISSN 1309-1484